• İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat
  • Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  • Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
  • İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  • Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf.
  • Bilim.
 

"Bilgi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Doğa bilgisi."
  • "Babası önce ona Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti." - H. E. Adıvar

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

İnsan usunun kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad.

İnsan anlığının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünsel ürün. 3-Genel olarak ve ilksezi biçiminde zihnin kavradığı temel düşünceler. 4- Bir yargılamada bulunabilmek için bilinmesi gereken öğelerin her birine verilen ad. 5- Bir şeyi bilme hali.

Felsefi anlamı:

Bilme edimi. 2-Bilinen şey; bilme edimi sonunda ulaşılan şey. II. (Felsefede) Bir şeyin bir şey olarak kavranması. Burada tasarımlamadan ayrı olarak bilme eğilimi vardır. // Bilgi çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir:

Bilgimizin ve bilgi imgemizin nesnenin tüm içeriğine yaklaşma eğilimi olarak (= bilgi süreci, bilgi ilerlemesi).

Kavrama edimi, asalt bilinç edimi, yönelme (eğilim, intention) olarak.

I. (Genellikle)

İnsandaki ruhsal bir olay olarak.

Nesnenin öznedeki imgesi, tasarımı, izdüşümü olarak (= bilgi oluşumu). 5~ Tasarım imgesinin nesneyle uyuşması olarak.

Bilginin başkasına ulaştırılabilir, aktarılabilir sonucu olarak; bilgi ürünü, bilgi sonucu.

Özne (bilen) ve nesne (bilinen) arasındaki ilişki olarak (= bilgi bağlantısı).

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

(information) Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.

(knowledge) Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni.

Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.

Sosyoloji'deki anlamı:

İnsanların toplumsal iş ve düşünme etkinliklerinin bir ürünü olan; değişen nesnel çevredeki nesnel yasal ilişkilerin dil biçimi altında düşüncel düzeyde yeniden üretilmesine dayanan olgu.

Diğer sözlük anlamları:

Bilici, kâhin.

Bilgi isminin anlamı, Bilgi ne demek:

Erkek ismi olarak; Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. Kız ismi olarak; Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek.

Bilimsel terim anlamı:

Halkın doğal ve toplumsal çevresiyle ilgili geleneksel, kültürel edintisi, bk. halk, çevre. zıt anlamlısı gelenek, görenek.

(Bilgi kuramı) Tümü ya da bir parçası sınıflandırmaya elverişli olan nesneler topluluğunun, niceliği ile ilgili yönü.

(Davranış ruhbilimi) Bir uyaran durumunun ipucu ya da açar görevini yapan yönü.

Öğrenme, araştırma ya da gözlem yolu ile edinilen gerçekler.

bilişim: Öğeleri genellikle özdevimsel yollardan işlenmeye elverişli olan yazılı bölge.

güdümbilim: Bir dizgenin durumunu, buna bağlı olarak bu dizgenin başka bir dizgeye ilettiği durumu anlatan nitel etken.

Bilme, öğrenme süreci ve işleminin konusu ya da nesne ve olaylara yüklemler vererek varılan yargı.

İngilizce'de Bilgi ne demek? Bilgi ingilizcesi nedir?:

information, info, knowledge, congnition, data

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Van ili, Çatak ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bilgi hakkında bilgiler

Bilgi, suje ile obje arasındaki ilişkiden doğan her türlü üründür. Felsefede; bilginin doğası, kökenleri ve boyutları ile ilgilenen dala epistemoloji adı verilir.

Varlık; çok boyutlu, çok yönlüdür. Bilgi de varlığa ilişkindir. Bu nedenle bilgi, ait olduğu alan, elde edilişi, özne nesne ilişkisi ve bilgi aktı açısından çeşitli türlere ayrılır.

Sadece duyu organları aracılığıyla dış dünyanın açıklanma biçimidir. Bu bilginin oluşumunda denemelerin, tecrübelerin ve gözlemlerin etkisi büyüktür. Belirli bir yönteme dayanılarak kazanılmış bir bilgi değildir, genel geçerliliği de yoktur. Örnek: birkaç yeşil elmanın ekşi olduğunu görünce; "elmalar ekşidir" genellemesine ulaşılabilir.

Bilgi ile ilgili Cümleler

  • Burak karısı Tuğba'nın ölümcül derecede hasta olduğu konusunda bilgilendirildi.
  • O, bilgisayarları nasıl onaracağını biliyor.
  • Ne yazık ki, polis seri katil hakkında daha fazla bilgi bulmaya çalışmak için başka bir mağdur buluncaya kadar beklemek zorunda kaldı.
  • Bilgi çoğunlukla yanlıştır.
  • O, bilgisayarları nasıl tamir edeceğini bilir.
  • Bilgi bilgisayara yüklendi.
  • Yana bir bilgisayar programcısı mı?
  • Bilgi ana bilgisayardan sizinkine aktarılabilir, ve tam tersi.
  • Bilgi aldığımız insanların doğruyu söylediğini nasıl anlarız?
  • O, Fransa'nın modern tarihi hakkında bilgi sahibidir.
  • Onlar bilgisayarları nasıl tamir edeceğini biliyor.
  • Bilgi güçtür.
  • Bilgi için nereye gideceğini ya da kime soracağını biliyor musun?
  • Bilgi değiş tokuş ediyordu.

Bilgi anlamı, kısaca tanımı:

Gözlem : Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi. Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Eser. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Bilgi edinmek : Bir durumu öğrenmek, bilgi almak.

Bilgi tazelemek : Önceden sahip olduğu bilgiyi yenilemek, güncelleştirmek.

Bilgi çarpıtma : Kişiyi veya kurumu herhangi bir konuda bilinçli olarak gerçeği saptırarak yanlış bilgilendirme, dezenformasyon.

Bilgi işlem : Özellikle bilgisayar vb. makinelerle yapılmış olan işlemlerin düzenli bir biçimde yürütülmesi, veri işlem. Kurum ve kuruluşlarda bu işlemlerin yürütüldüğü yer.

Bilgi kuramı : Bilginin temelini, bilim alanında uygulanan yöntemleri, sınır ve güvenilirlik bakımından inceleyip araştıran felsefe dalı, epistemoloji.

Bilgisayar : Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.

Bilgi şöleni : Belli bir konuda çeşitli konuşmacıların katılımıyla düzenlenen bilimsel toplantı, sempozyum.

Bilgi teknolojileri : Bilginin toplanmasını, işlenmesini ve saklanmasını, herhangi bir yere iletilmesini, herhangi bir yerden bu bilgiye erişilmesini, elektronik vb. yollarla sağlayan teknolojiler bütünü.

Bilgi toplumu : Bilgiyi araştırmaya ve incelemeye önem veren, bilgi teknolojilerini kullanmayı öne çıkaran toplum.

Bilgiyazar : Elektronik sistemle dizgi yapan alet.

Ansiklopedik bilgi : Ansiklopedide yer alacak nitelikte olan ayrıntılı bilgi.

Kesin bilgi : Doğruluğundan kuşkulanılmayan bilgi.

Ön bilgi : Herhangi bir konuda derinlemesine bir araştırma yapmadan sağlanan birtakım bilgi.

Yaklaşık bilgi : Bilimsel bakımdan geçerli sayılabilecek kadar açık ve nesnel olan fakat bilim geliştikçe yeniden gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerekecek olan bilgi.

Sosyal bilgiler : Sosyal konuları içeren bilgiler.

Betimlemeli dil bilgisi : Betimsel dil bilgisi.

Betimsel dil bilgisi : Bir dilin belirli çağını inceleyen dil bilgisi, betimlemeli dil bilgisi, tasvirî dil bilgisi.

Cümle bilgisi : Söz dizimi.

Davranış bilgisi : Görgü kuralları.

Dil bilgisi : Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim, gramer.

Doğa bilgisi : Tabiat bilgisi.

Halk bilgisi : Halk biliminin, çevreyi oluşturan canlı, cansız doğal nesnelerle ilgili inanç ve uygulamaları konu alan dalı.

Hava bilgisi : Meteoroloji.

Karşılaştırmalı dil bilgisi : Akraba dilleri ve lehçeleri karşılaştırarak inceleyen dil bilgisi.

Kök bilgisi : Köken bilimi.

Köken bilgisi : Kelimenin kökeniyle ilgili açıklamalar.

Öğretim bilgisi : Öğretim ilke, yöntem ve yollarına ilişkin genel sorunları inceleyen bilgi dalı, didaktik.

Sağlık bilgisi : Sağlığın, hastalanmadan önce korunması ile ilgili bilimsel incelemelerle uğraşan tıp dalı, hijyen.

Ses bilgisi : Bir dilin seslerini boğumlanma noktaları, boğumlanma özellikleri vb. bakımlardan inceleyen dil bilimi kolu, fonetik.

Sözlük bilgisi : Sözlükçülük.

Su bilgisi : Bir bölgedeki bütün yer altı ve yer üstü sularına ait bilgi, hidrografi.

Şekil bilgisi : Yapı bilgisi.

Tabiat bilgisi : Bu dersin konularını içeren kitap. Okullarda doğa ile ilgili bilgileri içine alan dersin adı.

Tasviri dil bilgisi : Betimsel dil bilgisi.

Tümce bilgisi : Söz dizimi.

Türklük bilgisi : Türklük bilimi.

Yapı bilgisi : Kelimelerin yapısını, türeme yollarını ve çekim biçimlerini içeren bilgi, şekil bilgisi, yapı bilimi, morfoloji.

Yazı bilgisi : El yazısından, yazanın karakter ve duygularını anlamayı amaç edinen inceleme yöntemi, grafoloji.

Yöntem bilgisi : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul ve sistemlere ilişkin bilgi. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yola ilişkin bilgi.

Yurt bilgisi : Yurttaşlık bilgisi.

Yurttaşlık bilgisi : Devlet ve hükûmet kuruluşlarını, yurttaşlık ödev ve haklarını kapsayan bilgi, yurt bilgisi.

Bilgiç : Bilgili (kimse). Bilgisiz olmasına rağmen bilgili görünmek isteyen, bilgili geçinen (kimse).

Bilgici : Sofizmden yana olan (kimse, düşünce vb.), sofist.

Bilgicilik : Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.

Bilgiçlik : Bilgiç olma durumu.

Bilgiçlik satmak : Bilmediği hâlde bilir görünmek, bilgin geçinmek.

Bilgilendirme : Alt makamın üst makama bir konuda özet olarak verdiği bilgi veya açıklama, brifing. Bilgilendirmek işi.

Bilgilendirmek : Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek.

Bilgilenme : Bilgilenmek işi.

Bilgilenmek : Bilgi sahibi olmak, öğrenmek.

Bilgili : Bilgiye dayalı bir biçimde. Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli.

Bilgilik : Ansiklopedi.

Bilgin : Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim.

Bilgince : Bilgine yakışır bir biçimde, bilgin gibi.

Bilginlik : Bilgin olma durumu.

Bilgisayar ağı : Kaynaklarını paylaşmak üzere birbirine bağlanmış iki veya daha fazla bilgisayarın oluşturduğu yapı.

Bilgisayar korsanı : Bilgisayar ve haberleşme teknolojileri konusundaki bilgisini gizli verilere ulaşmak, ağlar üzerinde yasal olmayan zarar verici işler yapmak için kullanan kimse.

Bilgisayar masası : Bilgisayar ve eklentilerinin yer aldığı masa.

Bilgisayarcı : Bilgisayar programcısı, yapımcısı veya mühendisi. Bilgisayar alım satımcısı.

Bilgisayarcılık : Bilgisayarcının yaptığı iş.

Bilgisayarlaşmak : Bilgisayar düzeniyle donatılmak.

Bilgisiz : Aymaz. Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil.

Bilgisizlik : Bilgisiz olma veya bilgi yokluğu durumu, bilisizlik, cahillik, cahiliyet, cehalet.

Dizüstü bilgisayar : Dizüstü.

Ruh bilgini : Ruh bilimi uzmanı.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Olgu : Varlığı deneyle kanıtlanmış şey. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa.

Gerçek : Yalan olmayan. Yapay olmayan. Gerçeklik. Doğruluk. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Temel, başlıca, asıl. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici.

İlkel : Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad. Basit, karmaşık olmayan.

Malumat : Bilgi.

Öğrenme : Öğrenmek işi.

Araştırma : Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı. Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik.

Obje : Nesne.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Bilgi akışı : Piyasaya ilişkin her türlü bilginin karar birimleri arasındaki dolaşımı.

Bilgi ayırıcı damga : Belli bir bilginin bulunduğu, genellikle değişken boyda bir veri alanının başladığını ya da bittiğini belirtmek üzere kullanılan herhangi bir. özel damga.

Bilgi bankası : Bakınız: veri bankası Bilginin depolandığı ve gerektiğinde kolayca ulaşılmak üzere düzenli olarak saklandığı yer.

Bilgi belgesi : Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge.

Bilgi değişimi için amerikan standart kodları : (BDASK)

Bilgi edinme bölümü : Öğrencilerin kendilerini tanımaları, çevrelerine başarılı biçimde uyabilmeleri, gerçekçi öğrenim ve meslek planları yapabilmeleri için gerekli bilgileri sağlamak ve istendiğinde vermekle görevli kılavuzluk bölümü.

Bilgi erişim : ( Bir bilgi erişim dizgesini kullanarak, içerik bakımından araştırılan konu ve kavramlarla ilgili olabilecek, genellikle varlığı bile bilinmeyen belgelerin izini bulmayı amaçlayan araştırma. (II) Bellekte saklı verilerden belli bir konuda bilgi alma yöntem ve yordamları. Bu anlamda bilgiye erişme deyimi de kullanılır.

Bilgi erişim dizgesi : Belli bir kapsam içine giren belgeler sürekli biçimde taranarak bunlara ilişkin bilgilerin bilgisayar ortamında derlenmesi sonucunda, özel gereksemelerini karşılamak isteyen kullanıcıya doğal dille ya da özel olarak tasarlanmış bir dizinleme diliyle tanımladığı konu ve kavramlara ilişkin belgelerin derlem'de bulunup bulunmadığını araştırma olanağı sağlayan, araştırılan konu ve kavramlarla ilişkili belgelerin tanıtım bilgilerini, genellikle bir özetini ve nerede bulunabileceğini bildiren bir bilişim dizgesi, bk. derlem.

Bilgi görgü alışverişi : Yapım alanındaki bilgi ve ustalığın karşılıkla ya da karşılıksız olarak el değiştirmesi.

Bilgi işlem dizgesi : Belirli birtakım bilgi işlem görevlerini sağlamak üzere örgütlenmiş ve donanım, yöntem, yordam ve giderek kişileri kapsayan topluluk. Bir bilgi işlem dizgesi, kendi başlarına birer bilgi işlem dizgesi olan altdizgeleri içerebilir.

Diğer dillerde Bilgi anlamı nedir?

İngilizce'de Bilgi ne demek? : [Bilgi] n. knowledge, learning, cognizance, information, info, data, know how, acquaintance, conveyance, dope, inside dope, gen, gleanings, griff, griffin, intelligence, line, lore, notice, report, savvy, word, instructions

Fransızca'da Bilgi : connaissance [la], notion [la], savoir [le], science [la], lumière [la], renseignement [le]

Almanca'da Bilgi : n. Aufschluss, Aussage, Benachrichtigung, Bescheid, Bildung, Erfahrung, Erkenntnis, Hinweis, Kenntnis, Weisheit, Wissen

Rusça'da Bilgi : n. информация (F), данные (PL), св`едение: св`едения (PL), св`едение (N), справка (F), наука (F)

 

Bilgi ile ilgili Resimler

Bilgi ile ilgili resimler
Bilgi ile ilgili resimler
Bilgi ile ilgili resimler
Bilgi ile ilgili resimler
Bilgi ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Bilgi nedir? Bilgi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bilgi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bilgi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...
  • Çavşırı: Çavşır bitkisi ile ilgili detaylı bilgi (nerelerde yetişir vs...) alabilir miyim?...