Yerel Türkçe anlamı:

Kahve

 

Kafe hakkında bilgiler

Kafe veya Fransızca orijinal yazımıyla café, müşterilere yiyecek ve içecek servisi yapılmış olan küçük işletme. Genellikle kısıtlı bir menüye sahiptir. Aslen kahve servisi yapılmış olan mekanlar olan kafeler zamanla basit yiyeceklerin ve her türlü sıcak-soğuk içeceğin sunulduğu yerler hâlini almıştır.

Kahve sözcüğünden gelen ve Türkçeye Fransızcadan geçen kafe sözcüğü Batılı dillere de Türkçeden geçmiştir. Kahve sözcüğü ise aslen Arapça kökenlidir ve Etiyopya'daki Kaffa bölgesinden geldiği düşünülür.

Türkçeye İngilizceden geçen kafeterya sözcüğü de bazen kafe anlamında, bazen de kantin anlamında kullanılır.

Avrupa'da kahvenin tüketilmeye başlaması, alkol almayan insanlara, sosyal faaliyetleri için, barlara alternatif olacak bir mekan sağladı. İlk kafenin (kahvehane olarak) 1550'lerde İstanbul'da ortaya çıkmasından sonra 1600'lerde İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere'de kafeler açılmaya başlandı. Sonraki 200 yıl boyunca Avrupa'nın en ünlü kafeleri coffeehouse (kahvehane) adıyla Londra'da açıldı ve haber, tartışma ve siyasi grupların buluşma yeri hâline geldi. Kafe sahipleri Whig ve Tory gazetelerini halka ulaştırmak için birbiriyle yarışıyor; kafelerde sigorta, gemi, mal ve hatta nadiren de köleler alınıp satılıyordu. Entelektüeller, aktörler ve sanatçılar müdavimi oldukları kafelerde görüş ve eserlerini arkadaşlarına sunuyordu. Kafeler mektup ve parsellerin alınıp verildiği gayriresmi postaneler hâline gelmişti. 19. yüzyılda günlük gazetelerin basılması ve posta idaresinin kurulması ile kafeler bu özelliklerini zamanla kaybetti.

Kafe ile ilgili Cümleler

  • Bu kafes köpekbalığına dayanıklı mı?
  • Kafede bir fincan kahve içtim.
  • Kafe nerede?
  • Kafe öğrenciler tarafından işletilir.
  • Muhtemelen papağan kafesten kaçtı.
  • Kafeine ihtiyacım var.
  • Ali kuşu kafese geri koydu.
  • Kafeinsiz kahvenin tadı yok.
  • Bir restoranda yemek yemek bir okul kafeteryasında yemek yemekten daha pahalıdır.
  • Bülbüller bir kafeste ötmezler.
  • Maymun kafesinden kaçtı.
  • Ali aslanın kafesini açtı.
  • Kafein bağımlılık yapar.
  • Kafein en yaygın tüketilen psikoaktif ilaçtır.

Kafe kısaca anlamı, tanımı:

İçecek : İçilen her şey, meşrubat.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Kafein : Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde.

Kafes : Hapishane. Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Şimşirlik. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper.

Kafes gibi : Zayıf, kuru veya delik deşik.

Kafes teli : Tel çitlerde kullanılan veya bir makine aracılığıyla kafes yapımında gerekli olan ince, galvanizli tel.

Kafeşantan : İçkili, çalgılı kahvehane.

Kafesçi : Kafes yapan veya satan kimse. Birini aldatarak çıkar sağlayan kimse.

Kafesçilik : Kafesçinin yaptığı iş. Kafesçi olma durumu.

Kafese girmek : Hapse girmek. aldatılıp kendisinden çıkar sağlanmak.

Kafese koymak : Aldatıp çıkar sağlamak.

Kafesleme : Kafeslemek işi.

Kafeslemek : Çıkar sağlamak için birini aldatmak.

Kafesli : Kafesi olan veya kafes biçiminde olan.

Kafeterya : Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.

Göğüs kafesi : Vücutta omurganın, kaburgaların ve göğüs kemiğiyle bunları saran kasların oluşturduğu kalp ve akciğerleri koruyan boşluk.

Kaporta kafesi : Kaportadaki camları kırılmadan korumak için cam üzerine tutturulan metal çubuklar.

Kuş kafesi : Kuşun içinde barındırıldığı yuva.

Kuş kafesi gibi : Ufak ve güzel (yapı).

Kuşa kafes lazım boruya nefes : "bir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç, onun niteliğine uygun olmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Tel kafes : Tellerle örülmüş kafes.

Hafif : Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Önemli olmayan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz.

Kapı : Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Gidere yol açan gereksinim. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Devlet dairesi. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Ev gezmesi için gidilen yer. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.

Oturacak : Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.

Ayak : Bacak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Göl ayağı. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Halk edebiyatında uyak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Basamak. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

Fransızca : Bu dille yazılmış olan. Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil.

Orijinal : Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan. Otantik.

Yazım : Yazma işi. Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesi, imla.

Kafeinli : İçinde kafein bulunan.

Kafeinsiz : İçinde kafein bulunmayan.

Kafes balıkçılığı : Denizlerde ve iç sularda yetiştiricilik için uygun olan yerlerde ağ kafesler içinde yapılan ticari amaçlı balıkçılık.

Kafes devresi : (fizik)

Kafes geçit : Hayvanların kafeslerinden gösteri alanına geldikleri yanları ve üstü kafesli tünel ya da yol.

Kafes hayatı : Babaları ölen Osmanlı şehzadelerinin kafeste sürdürdükleri bir çeşit tutukluluk yaşamı.

Kafes : Ortaoyunu'nda kadın seyirciler için ayrılan kafesli yere verilen ad.

Kafes osteoporozisi : Kafes yorgunluğu.

Kafes oyma : (Süsleme) Mermer ve tahta gibi çeşitli gereçlerin kafes biçiminde oyulmasıyle yapılan süsleme.

Kafes yorgunluğu : Kafeste yetiştirilen yumurtacı tavuklarda egzersiz yetersizliği sonucu kemiklerden kalsiyum fosfatın çekilmesi, sonucu kemik ve omur kırıklarından kaynaklanan felçlerle belirgin bir hastalık, kafes osteoporozisi, yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu.

Diğer dillerde Kafe anlamı nedir?

İngilizce'de Kafe ne demek? : [KAFE] n. cafe

Fransızca'da Kafe : café [le]

 

Kafe ile ilgili Resimler

Kafe ile ilgili resimler
Kafe ile ilgili resimler
Kafe ile ilgili resimler
Kafe ile ilgili resimler
Kafe ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Kafe nedir? Kafe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kafe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kafe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Çavşırı: Çavşır bitkisi ile ilgili detaylı bilgi (nerelerde yetişir vs...) alabilir miyim?...
  • Referandum: herhangi ciddi bir sistem değişikliğinde, hükümetlerin son bir kez de direkt olarak halka sordukları oylama biçimi olan referandum, a...
  • Semirsek: Kilis yöresinde kısaca SEMSEK denilen yufka arasına iç pilav (soğanlı,kıymalı pilav) konularak 10x10 olarak hazırlanıp zeytinyağında ...
  • Sorgulama: Vatan Ülke ve Millet olarak en büyük eksiğimiz olarak algıladığım değerlendirdiğim genel manada Ticaret de Siyaset de ve Genel yaşa...
  • Kafeterya: Bana acil bir şekilde İçecek işletmelerinin çeşitleri , tanımları ve çalışanların görevleri lazım yardımcı olabilirmisiniz yarın bir ...