Çözücü nedir, Çözücü ne demek

Çözücü; bir kimya terimidir.

  • Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey.
  • Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder

"Çözücü" ile ilgili cümle

  • "Altın suyu altının çözücüsüdür."

Bir fizik terimi olarak tanımı:

[Bakınız: çözgen]

Kimya'daki anlamı:

Bir maddeyi kendi kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Maddeleri çözebilen sıvı, solvent.

Bilimsel terim anlamı:

Tektürel bir karışımda nicelikçe daha çok olan.

Asitlerin kimi metalleri çözmesi gibi, bir özdeği kimyasal tepkimeyle çözen sıvı.

Genellikle katı bir özdeği, kendi .kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı.

fizik, kimya, metalbilim: Başka bir özdeği içinde çözen, erimiş duruma getiren (özdek, nesne ya da ortam).

İngilizce'de Çözücü ne demek? Çözücü ingilizcesi nedir?:

solvent

Çözücü anlamı, kısaca tanımı:

Çözücülük : Çözücü olma durumu.

Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.

 

Çözme : Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.

Elektronik : Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili. Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı.

Alıcı : Almaç. Kamera. Satın almak isteyen kimse, müşteri. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse.

Şifre : Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam. Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Bilim.

Dekoder : Çözücü.

Çözücü özütlemesi : Bir karışımın bileşenlerinden birinin seçimli olarak bir çözücüde çözülerek ayrılması. Karışımı oluşturan bileşenlerden birini uygun bir çözücüde çözerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi.

Çözücü ile ilgili Cümleler

 
  • Ben bir sorun çözücü değilim.
  • Annem kireç çözücü kullanmamaya başladı.
  • Geçenlerde detarjanların kireç çözücü içerdiğini teyzemden öğrenmiştim.
  • Bu çözücüler uçuculukları nedeniyle kullanıldıklarında atmosfere buharlaşırlar.

Diğer dillerde Çözücü anlamı nedir?

İngilizce'de Çözücü ne demek? : adj. solvent, dissolvent, resolvent

Almanca'da Çözücü : n. Lösungsmittel