Çadır nedir, Çadır ne demek

Çadır; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ.
  • Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye

"Çadır" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kılıcını çekip tek başına atını, düşman başkumandanının çadırına saldırarak ölüm arayan Türk kumandanları görülmüştür." - Atatürk

Yerel Türkçe anlamı:

Şemsiye.

Patiska.

Kaputbezi.

Yorgan çarşafı.

Mısır demeti.

Kadınların örtündükleri alacalı veya düz renkli çarşaf. 5.bk. çadırbezi-2.

[Bakınız: çadır bezi]

Kefen.

Buğday (Çiçekdağı)

Coğrafya'daki terim anlamı:

Yaşamlarını hayvanlarıyla birlikte yer değiştirerek sürdüren göçebelerin kurulup sökülerek taşınabilen ve bir tür ev sayılan barınağı.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Kalın bezden, keçeden, deriden ya da kıl dokumadan yapılıp direklerle tutturularak kurulan barınak.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Üstü ve yanları bez ya da kıl keçeden yapılmış barınak.

Tiyatro'daki terim anlamı:

[Bakınız: skene]

Diğer sözlük anlamları:

Kadınların başlarına örttükleri büyük beyaz bez, çarşaf

Çadır isminin anlamı, Çadır ne demek:

Erkek ismi olarak; Çadır. Kadınların baş örtüsü.

 

İngilizce'de Çadır ne demek? Çadır ingilizcesi nedir?:

tent

Fransızca'da Çadır ne demek?:

tente

Çadır hakkında bilgiler

Çadır. Doğal hayatta sığınak olarak kullanılan kamp malzemesi.

Çadırlar üretildikleri malzemeye ve tasarımlarına göre farklı hava şartlarında kullanılmaya elverişli şekilleri vardır.

Şekillerine göre çadırlar üç şekilde gruplanır. Ayrıca her grupta çadırdan yararlanacak kişi sayısına, çadır kurulacak bölgenin iklimine ve etkinliğin süresine göre farklı tasarım ve malzemelerle üretilen modeller vardır.

Rüzgara karşı dayanıksız ve kurulumu zahmetli çadırlardır, çadırın ayakta durabilmesi için 8 noktadan sabitlenmesi gerekir. Genellikle bahar ya da yaz aylarında kullanılırlar. Her ne kadar rüzgara dayanıksız olarak kabul edilseler de, girişin rüzgarın ters yönüne bakacak şekilde kurulması, kazıkların uygun şekilde çakılması ve gergi iplerinin yeterince gerilmesiyle oldukça sert rüzgarlara da dayanabilirler.

Çadır ile ilgili Cümleler

  • Çadırda sürekli konuştuk.
  • Bu, çadır kurmak için iyi bir yer gibi gözüküyor.
  • Çadırda konuştukça konuştuk.
  • Bu, çadır kurmak için iyi bir yer değil.
  • Onlar çadırlarını sahilde kurdu.
  • Onlar çadırını sahilde kurdu.
  • Benim dışımda bir çadırda yaşamayı tercih eden tanıdığım tek kişisin.
  • Çadır kurmak için bunun iyi bir yer olduğunu düşünüyor musun?
  • Çadırda yatmaya alışkınım.
  • Ben çadırımı kurmak için bir yer seçtim.
  • Çadırda kamp yapmaktan nefret ediyorum.
  • Çadırda yaşamayı severim.
  • Çadırı buraya kurmak kimin fikriydi?
  • Jale ateş yakarken Mustafa çadırı kurdu.
 

Çadır kısaca anlamı, tanımı:

Çadır ağırşağı : Çadırın direk başlığı.

Çadır bezi : Pamuk veya ketenden dokunmuş kalın, sık bir bez türü.

Çadır çanağı : Çadır direğinin ucunda, çadır bezini tutmaya yarayan oyuk ağaç.

Çadır çatı : Orta noktadan başlayarak dört tarafa bakan yüzeyi bulunan ve kare piramit biçimindeki çatı.

Çadır çiçeği : Nilüfergillerden, Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen, büyük yapraklı, pembe ve beyaz çiçekli bir bitki (Euryaleferox).

Çadır devlet : Göçebe boy ve aşiretlerden oluşan devlet.

Çadır direği : Çadırın düzgün ve gergin kurularak çökmemesini sağlayan orta direk.

Çadır kent : Olağanüstü durumlarda afet bölgelerinde kurulan çadırlardan oluşan geçici yerleşim yeri.

Çadır tiyatrosu : Oyunlarını ve diğer gösterilerini çok büyük bir çadır içinde halka sunan gezici tiyatro veya gösteri grubu.

Çadıruşağı : Maydanozgillerden, öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki (Dorema ammoniacum).

Kıl çadır : Keçi kılından dokunmuş parçalarla kurulan çadır.

Oksijen çadırı : Hava geçirmeyen bir dokumadan veya plastikten yapılan, bir kimseyi normal havadan ayırıp saf oksijen veya karbojen etkisi altında bulundurmaya yarayan alet.

Paşaçadırı : Begonyagillerden, kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi (Begonia feasti).

Yörük çadırı : Yörüklerin iyi korunmuş, kıldan yapılmış, büyük ve geniş çadırı, çatma.

Çadırcı : Çadır diken veya satan kimse.

Çadırlı : Çadırı olan. Çadıra yerleşmiş olan.

Çadırlı ordugah : Çadırlarda barındırılan askerî güç.

Keçe : Bu kumaştan yapılan. Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

Deri : İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Bu tabakadan yapılmış.

Dokuma : Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Yapı, oluşum. Dokumak işi, tekstil.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Enli ve gür (kaş). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Etli, dolgun. Pes (ses).

Plastik : Bu maddeden yapılan. Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Molekül. Duyularla algılanabilen nesne. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Bir cismi oluşturan öge, öz.

Direk : Değerli, saygın, önde gelen kimse. Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun.

Doğal : Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Doğada olan, doğada bulunan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Katıksız, saf. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Çadır çamağı : Çadır direğinin çadıra dayanması için konulmuş, oyulmuş ağaç.

Çadır dikmek : Çadır kurmak

Çadır dutmak : Çadır, perde germek; çadır kurmak

Çadır göbeği : Çadırın tepesinde direğin geçmesine yarayan yuvarlak delikli tahta

Çadır halatı : Çadırı direklere bağlamada ve çadırı germede kullanılan halat.

Çadır hayal : Eskiden ipli kuklaya verilen ad.

Çadır kelebekleri : Ağ örücü tırtılları deri ve göz yangılarına yol açan, ayrıca bitki sağlığı yönünden de birçok önemli türü içine alan kısa bacaklı, gececi kelebekler familyası.

Çadır mandalı : Çadır bezlerinin, birbirine tuturulmasında kullanılan özel mandal.

Çadır sirk : Oyun alanını ve seyir yerini kapsayan büyük bir çadır altında çalışan sirk.

Çadır yarmak : Hırsızlık niyetiyle çadıra girmek

Diğer dillerde Çadır anlamı nedir?

İngilizce'de Çadır ne demek? : n. tent, tabernacle

Fransızca'da Çadır : tente [la], pavillon [le]

Almanca'da Çadır : n. Jurte, Zelt

Rusça'da Çadır : n. шатер (M), палатка (F)

adj. палаточный