Çakar nedir, Çakar ne demek

Çakar; bir denizcilik terimidir.

  • Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener.
  • Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı

"Çakar" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kolyoz çakarı. Uskumru çakarı."

Yerel Türkçe anlamı:

Kıvılcım.

Şimşek.

Uskumru avlamağa yarayan bir çeşit ağ.

Sakar, eli işe yakışmayan (kimse).

Çakar isminin anlamı, Çakar ne demek:

Erkek ismi olarak; Kıvılcım. Şimşek. Yaman, görmüş geçirmiş kimse.

Bilimsel terim anlamı:

Başka araçları uyarmak için çakar ışıtaçlarını kısa aralıklarla yakıp söndüren elektrik dizgesi.

İngilizce'de Çakar ne demek? Çakar ingilizcesi nedir?:

blinker

Çakar anlamı, tanımı:

Çakaralmaz : Kalitesiz. Basit, ilkel tabanca. Basit, ilkel çakmak. İşe yaramayacak durumda olan, bozuk.

Deniz : Geniş alan. Çokluk, yoğunluk. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.

Kıyı : Kara ile suyun birleştiği yer. Kenar, periferi. Issız, tenha yer. Sahil.

Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

Aralık : Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Yarı açık, tam kapanmamış. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Ara. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Uygun, elverişli durum, fırsat. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Tuvalet.

 

Sürek : Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden. Süren, devam eden zaman.

Küçük : Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.

Fener : Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. Askı. Gemilere yol gösteren ışık kulesi.

Çakar çevirgeci : Çakar elektrik çevrimini yöneten , çevirgeç.

Çakar ışıtacı : Yardım taşıtlarının üst bölümlerinde bulunan, başka araçları uyarmak için kısa aralıklarla yanıp sönen ışıtaç.

Çakar : Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (Fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır).

 

Çakar lamba : Fotoğrafı çekilecek bir nesnenin aydınlatılmasına yarayan ve, bir ampul içinde yanma ile, çok kısa süreli ve yoğun bir ışık yayımlayan lamba.

Çakar-söner ışıldak : Ayarlanabilen ve belli aralıklarla yanıp sönen ışıldak. Özellikle, sahne etmenlerinde kullanılır.

Çakarmak : Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.

Çakartaş : Diyarbakır şehri, Ergani ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çakar ile ilgili Cümleler

  • Ayakkabılarını kapıda çakarmalısın.
  • Yıldırım bazen aynı yere iki kez çakar.
  • Kibriti çakar çakmaz bomba patladı.

Diğer dillerde Çakar anlamı nedir?

İngilizce'de Çakar ne demek? : [çakmak] v. carry, drive in, drive, hammer, stick, understand, be aware of, beetle, cotton on to, flash, flunk, ground, land, pitch, ram, root, rumble, strike, tack, tack down, twig