Çalışma nedir, Çalışma ne demek

"Çalışma" ile ilgili cümle

  • "Sonradan kapının kaldırılıp yerine takılması için yetmiş kişinin çalışması icap etti." - N. F. Kısakürek
  • "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."
  • "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."

Hukuki terim anlamı:

mesâî.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Emekçinin düşünsel veya bedensel gücünü bir mal veya hizmet üretim sürecinde kullanması. zıt anlamlısı emek

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Çalışmanın yapısı, yapılmış olan ölçümlerin seçimi ve onların sıklıkları dâhil verilerin toplanması olarak özetlenebilen bir çalışma tasarımının istatistiksel yönü.

Bilimsel terim anlamı:

Bünyesindeki suyun azalması ya da çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.

 

Oyuncuların ayaktopu oyununda gerekli olan kıvamı elde etmek ve korumak için gövdeleriyle ya da topla yaptıkları devinimler.

İngilizce'de Çalışma ne demek? Çalışma ingilizcesi nedir?:

training, working, productive work, drive, motion, movement, study

Osmanlıca Çalışma ne demek? Çalışma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

çalışma

Çalışma anlamı, tanımı:

Çalışma barışı : İş huzuru.

Çalışma belgesi : Bir iş yerinde veya alanında çalışılabileceğini gösteren belge.

Çalışma dolabı : Üst yüzeyinde çalışma tablası bulunan, ön yüzeyinde kapak ve çekmeceleri olan mobilya.

Çalışma gezisi : İş gezisi.

Çalışma günü : İş günü.

Çalışma hayatı : Düşünsel veya bedensel gücün emekçi tarafından bir mal veya hizmet üretmek için kullanıldığı süreç.

Çalışma izni : Bir konuda iş yapmak için resmî kuruluşlardan alınan izin, çalışma ruhsatı.

Çalışma kampı : Herhangi bir suçtan tutuklu bulunan kimselerin, ceza süresi boyunca değişik amaçlı işlerde, toplu olarak çalıştırıldıkları yer.

Çalışma karnesi : Çalışma hayatına başlayan işçiye işveren tarafından verilen, onun işçilik durumunu gösteren belge.

Çalışma odası : Konutlarda çalışmak için özel olarak ayrılmış ve döşenmiş oda.

 

Çalışma ruhsatı : Çalışma izni.

Çalışma saati : Belirlenmiş, planlanmış çalışma zamanı, iş saati.

Çalışma yöntemi : Bir çalışma veya iş süresinde izlenen bilimsel ve metodik yöntem.

Ön çalışma : Bir çalışmaya başlayabilmek için yapılması gereken hazırlık.

Toplu çalışma : Bir konu, bir iş için gerçekleştirilen birlikte çalışma, toplu çalışım.

Hazırlık çalışması : Alıştırma.

Kulis çalışması : Kulis faaliyeti.

Küme çalışması : Öğrencilerin, aralarında seçtikleri bir başkanın kılavuzluğu altında iş birliği yaparak ortak amaçlar doğrultusunda çalışmalarına imkân sağlayan eğitim yöntemi.

Çalış : Çalma işi.

Çalışmacı : Sağlık, yönetim bilimi gibi konularda çalışma yapan kimse.

Çalışmak : İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Herhangi bir iş üzerinde olmak.

Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir : "çalışmak insanı tembellikten kurtarır" anlamında kullanılan bir söz.

Ders çalışmak : Derste verilen bilgileri iyice öğrenmek için tekrarlamak. belli bir konuyu öğrenmek üzere kaynakları kullanarak çalışmak.

Hıfza çalışmak : Kur'an'ı ezberlemeye çalışmak.

Irgat gibi çalışmak : Bir işte çok çalışmak.

İt gibi çalışmak : Çok çalışmak.

Kendi hesabana çalışmak : Uğraştığı işi sadece kendisi için yapmak.

Serbest çalışmak : Bir işverene bağlı olmadan kendi adına kazanç sağlamak.

Emek : İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet.

Eleman : Kümeye ait varlıklardan her biri. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Öge.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Zorlanma : Zorlanmak işi.

Bünye : Yapılış, kuruluş. Vücut yapısı. Bir kurum, kuruluş veya iş yerinin iç yapısı.

Say : Çalışma, emek. Düz, ince, yassı taş. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme.

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Sanatsal : Sanata ilişkin, sanatla ilgili.

Amaçlı : Bir amaca yönelik. Amacı olan, gayeli.

Ürün : Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Eser.

Çalışma akımı : Bir işlem için gerekli olan elektrik akımı.

Çalışma alanı : Bir işlem sırasında, veri öğelerinin, üzerinde çalışılmak üzere geçici olarak saklandığı bellek alanı.

Çalışma alışkanlığı : Gerekli olanaklar sağlandığında öğrencinin her zaman çalışmaya hazır ve istekli olma durumu. Öğrencinin düzenli, düzensiz ya da verimli, verimsiz benimsediği çalışma biçimi.

Çalışma ataşesi : Yabancı ülkelerde bulunan Türk işçilerinin her tür gereksemelerini karşılamak amacı ile kurulan ve o yerin konsolosluğuna bağlı olan kişi.

Çalışma çizelgesi : Bir filmin çevrilişiyle ilgili belli başlı hazırlıkları, çalışmaların yürüyüşünü bir bakışta gösterecek biçimde düzenlenmiş çizelge. TV. Sinemadaki çalışma çizelgesinin televizyon çalışmalarına göre düzenlenmiş olanı. Oyuncuların hangi gün, hangi saat ve hangi bölümcük için çalışmaya geleceklerini gösteren çizelge.

Çalışma dışı gelir : İşletmenin doğal çalışmaları dışında kalan ve geçici işlemlerden doğan gelir ve kârlar.

Çalışma dışı gider ve yitirceler : İşletmenin temel kuruluş amacı dışında kalan geçici işlemlerinden doğan gider ve yitirceler.

Çalışma dizelgesi : Bir oyunun sahne üstündeki çalışmasının oyun gününe dek tasarlanmış izlencesini gösteren dizelge.

Çalışma dosyası :

Çalışma dökümü : Bir televizyon oyunluğunun, yapımı gerçekleştirmek amacıyla, çalışma sırasına göre, görüntü ve ses için gerekli uygulayımsal açıklamaları kapsayacak biçimde hazırlanması.

Çalışma ile ilgili Cümleler

  • Eğer çalışmayacaksan okula gitmenin bir faydası yok.
  • Çalışma ABD'de hayatın çok önemli bir parçasıdır.
  • Tom'un annesi Tom'u çalışması için sürekli teşvik etti.
  • Çalışma avareliğe tercih edilir.
  • Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.
  • Zaten sen hiç çalışmak istemedin.
  • Çok çalışmak zorunda olmaman iyi.
  • Çalışma.
  • Çalışma arkadaşlarınız içerideyken siz dışardasınız ne garip değil mi?
  • Yaptığım her şeyi telafi etmek için bir gönüllü olarak çalışmak istiyorum.
  • Tom'dan biraz yardım almaya çalışmalıyız.
  • Çalışma arkadaşlarımın hepsi benden nefret etse bile ben onları içten içe seviyorum.
  • Ortak çalışmaya dayalı bir çabaydı.
  • Çalışma arkadaşlarımın çoğu benden büyük fakat bana laf sokmayı çok seviyorlar.

Diğer dillerde Çalışma anlamı nedir?

İngilizce'de Çalışma ne demek? : adj. working

n. work, study, job of work, labor, labour [Brit.], working, action, practice, workout, exercise, training, gear, praxis, priming, running, starting

Fransızca'da Çalışma : travail [le], étude [la], fonctionnement [le], activité [la], besogne [la], démarrage [le]

Almanca'da Çalışma : n. Anstrengung, Arbeit, Beschäftigung, Betätigung, Operation, Schaffen, Trachten, Treiben, Wirksamkeit

Rusça'da Çalışma : n. работа (F), труд (M), творчество (N), тренировка (F)

adj. рабочий, трудовой