Çekilme nedir, Çekilme ne demek

  • Çekilmek işi.
  • Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı.
  • Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması.
  • Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat
  • Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

"Çekilme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Neticede işgal kuvvetleri buralardan çekilmeye mecbur edildiler." - Atatürk
  • "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı." - R. N. Güntekin
  • "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi." - M. Ş. Esendal

Coğrafya'daki terim anlamı:

Gelgitte kabarma olayının karşıtı, bk. kabarma, çekilme akıntısı.

Hukuki terim anlamı:

isti'fâ (bk. bozacağını bildirme).

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: denizçekilmesi]

[Bakınız: çekik durum]

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Akarsuların en çekik durumu.

Bilimsel terim anlamı:

Isıl işlemler sonucunda oluşan soğumayla beliren boyca küçülme olayı.

Bir yumrukoyuncusunun herhangi bir nedenle karşılaşmayı bırakması, ya da köşesinde bulunan yardımcısının yumruklaşma alanına sünger, havlu atarak oyuncusu adına yenilgiyi kabul etmesi.

İngilizce'de Çekilme ne demek? Çekilme ingilizcesi nedir?:

 

withdrawal, ebb, shrinkage, low water, abandon

Fransızca'da Çekilme ne demek?:

retrait

Çekilme anlamı, kısaca tanımı:

Çekilmek : Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak. Çekme işi yapılmak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Geri gitmek, ricat etmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Katılmamak, vazgeçmek. Yok olmak. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek.

Aradan çekilmek : Herhangi bir iş yapılırken işi başkalarına bırakmak, ilişiğini kesmek. ara bulucu olmaktan vazgeçmek.

Bir köşeye çekilmek : Hiçbir işe karışmayarak yaşamak.

Canı çekilmek : Vücudun herhangi bir organının canlılığı azalır gibi olmak. içi ezilmek.

El ayak çekilmek : Ortalıkta hiç kimse kalmamak, ıssızlaşıp sessizleşmek.

Fil dişi kuleye çekilmek : Herkesi küçümseyip kendisine özgü dünyasına çekilmek.

Geri çekilme : Vazgeçme. Savaşı daha elverişli şartlarda sürdürmek amacıyla bir askerî birliğin başka bir mevzi veya bölgeye hareket etmesi, ricat.

Geri çekilmek : Karıştığı bir işi sürdürmekten veya sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.

Geri geri çekilmek : Arka arka gitmek.

 

İçine çekilmek : Dış dünyaya karşı ilgi ve ilişkisini kesmek. çevresindeki kişilerle ilgi kurmamak, duygularını kimseye açmamak.

İnzivaya çekilmek : Toplumdan kaçıp hiçbir şeyle ilgilenmeyerek tek başına yaşamak.

Kabine çekilmek : Bakanlar Kurulu görevini bırakmak.

Kabuğuna çekilmek : Dışarısı ile olan ilişkilerini kesmek, kimse ile görüşmemek.

Kenara çekilmek : Artık hiçbir şeye karışmamak.

Kendi içine çekilmek : Başkasıyla ilişki kurmamak, yalnız başına kalmak, inzivaya çekilmek.

Kendi kabuğuna çekilmek : Kabuğuna çekilmek.

Kozasına çekilmek : Çevreyle ilişkisini kesmek, hiçbir şeye karışmamak.

Sınava çekilmek : Birinin bilgisi ölçülmek.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. İşlev. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Resmî iş, vazife. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

Ayrılma : Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi. Ayrılmak işi.

İstif : Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın. Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Ordu : Çok sayıda insan, kalabalık. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As.

Düşman : Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı.

Çekilme akıntısı : Gelgit olayının düzenli biçimde görüldüğü kıyılarda, suların günde iki kez karadan denize doğru çekilmesiyle oluşan akıntı; kabarma akıntısının karşıtı, bk. gelgit, kabarma, liman gecikmesi.

Çekilme davranışı : Sürekli engellemeler karşısında kişinin dilek ve isteklerinden vazgeçmesi ya da düşleme, içki ve uyuşturucu ilâçlar yoluyla doygunluk sağlaması.

Çekilmezlik : tahammül edilmezlik.

Çekilme ile ilgili Cümleler

  • Cefa çekilmeden sefa sürülmez.
  • Biz geri çekilmemeliyiz.
  • Çocuğunuzun kulağının çekilmesi lazım.
  • Ali çekilmez hale geliyor.
  • Sanırım şimdi herkes geri çekilmeli.
  • Senin davranışın çekilmez.
  • Geri çekilme, Tom.

Diğer dillerde Çekilme anlamı nedir?

İngilizce'de Çekilme ne demek? : n. pull out, withdrawal, walkout, retirement, abdication, low water, breakaway, cession, contraction, defection, reflux, resignation

Fransızca'da Çekilme : désistement [le], étiage [le], récession [la], tiraillement [le]

Almanca'da Çekilme : n. Regression

Rusça'da Çekilme : n. регрессия (F), отступление (N), отход (M), отступ (M), отставка (F), втягивание (N), поднимание (N), поднятие (N), рисовка (F)