Çekmece nedir, Çekmece ne demek

  • Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
  • İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık.
  • Gemilerin barınabilecekleri koy.

"Çekmece" ile ilgili cümleler

  • "Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı." - T. Buğra
  • "Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim." - Y. K. Beyatlı

Çekmece hakkında bilgiler

Çekmece, başlı başına bir mobilya çeşidi olmaktan çok mobilyaya ait bir parça, tamamlayıcı bir unsur durumundadır. Ev ve ofis mobilyalarının tamamlayıcı öğesi olarak, küçük çaplı eşyaların muhafazası için tasarlanmıştır ve kutu biçiminde bir yapıya sahiptir. Kelimenin kökündeki "Çek-mek"' fiilinden de anlaşılacağı gibi, bir kol yardımıyla mobilyanın ana gövdesinden dışarı doğru çekilip geri içeri itilmesi şeklinde çalışmaktadır. Çoğu zaman sürgülü olup, eski tip ahşap çekmecelerin yapısında tahta kızaklar göze çarpmaktadır. Oysa günümüzde modern tasarım modelleri ile çok çeşitli formatlarda çekmece türleri mevcuttur.

Çekmece ile ilgili Cümleler

  • Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.
  • Çekmece açılmaz.
  • Çekmecede başka bir şey var.
  • Masada gizli bir çekmece var.
  • Çekmecede anahtarı aradı.
  • Çekmecede bundan daha fazlası var.
  • Ali iş yerindeki masasının çekmecesinde fazladan bir kravat tutuyor.
  • Çekmece boş.
  • Ali çekmeceyi tekrar açtı ve bir not defteri çıkardı.
  • Sanırım istediğin şey çekmecede.
  • Çekmecede 30 avro bulursan, çok faturam oluğundandır ve onları sana bıraktım.
  • Ali makası masa çekmecesine koydu.
  • Onu çorap çekmecemde sakladım.
  • Çekmecede başka bir şey yok.
 

Çekmece kısaca anlamı, tanımı:

Çekme : Düzgün biçimli. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Çekmek işi. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan. Çekmece.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan.

Hırsız çekmecesi : Çalışma masasının gizli bölmesi.

Çekmeceli : Çekmecesi olan.

Dolap : İstanbul bedesteninde dükkân. Dönme dolap. Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor. Düzen. Su dolabı.

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir.

 

Mücevher : Değerli süs eşyası.

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Süslü : Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş. Süslenmeye, süse çok düşkün olan.

Sandık : Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu. İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Başlı : Başı olan.

Koy : Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü.

Diğer dillerde Çekmece anlamı nedir?

İngilizce'de Çekmece ne demek? : drawer

Fransızca'da Çekmece : tiroir [le], cassette [la], coffret [le]

Almanca'da Çekmece : n. Fach, Schatulle, Schrein, Schubfach, Schubkasten, Schublade

Rusça'da Çekmece : n. ящик (M), шкатулка (F), ларчик (M), бухта (F)

adj. выдвижной