Çevirme nedir, Çevirme ne demek

  • Çevirmek işi, tedvir.
  • Çevrilmiş, tercüme edilmiş
  • Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara.
  • Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi.
  • Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar.
  • Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

"Çevirme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar." - H. E. Adıvar
  • "Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma" - Halk türküsü
  • "Fransızcadan çevirme bir eser."
  • "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Etrafı duvarla veya çitle çevrilmiş küçük bahçe.

Ekin desteleri yığın yapılırken konan birinci sıra: Bir çevirme yaptım.

Taştan yapılmış olan bir kapta pişirilen ekmek.

Izgara et: Koyun çevirmesine bayılırım.

Kozayı tozundan ayırmak için kullanılan dolap.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: tercüme]

Güreş terimi olarak anlamı:

Yüz üstü yere yapışmış bir güreşçiyi oyun ve güç yolu ile sırt üstü getirme.

 

Hukuki terim anlamı:

tahvîl (bk. kaplam).

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bağlı ortaklık hisselerinin ana şirket ortaklarına verilmesiyle gerçekleştirilen şirket ayırma ve/veya satma biçimi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yavrunun doğum için uygun gelişe çevrilmesi işlemi, versiyon.

Diğer sözlük anlamları:

Şişe saplanarak kızartılmış kuzu, tavuk ve benzeri

Bilimsel terim anlamı:

Vücudun türlü bölümlerinde, eklemlerin verdiği olanak oranında bileşik eksende yapılmış olan devinim türü.

Çekirdek tepkime kabında, bir gereci bölünebilir özdek durumuna getirme süreci. Örn. Th232'nin U233'e çevrilmesi. *

Tamçevirme ya da yarıçevirmenin ortak adı.

[Bakınız: çeviri]

İngilizce'de Çevirme ne demek? Çevirme ingilizcesi nedir?:

assembly, circling, spin-off, conversion, inversion, version

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sivas ilinde, Konakpınar bucağına bağlı bir yer. Kırşehir şehri, Boztepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl ilinde, Genç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Erzurum şehri, Tekman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya kenti, Kürecik nahiyesine bağlı bir yer.

Çevirme anlamı, tanımı:

Çevirme ağı : Balık sürülerinin önce çevrelerinin sarılması, sonra ağın altının kapatılması yoluyla kaçmalarını önleyerek avlamayı sağlayan bir ağ türü.

Çevirmek : Geri göndermek. İşlemek, yapmak. Çeviri yapmak. Döndürerek hareket ettirmek. Çevrilemek, tevil etmek. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Yönetmek, idare etmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Durdurmak. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir şeyin yönünü değiştirmek. Kâğıt oyunu oynamak.

 

Çevirmen : Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim. Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman.

Çevirmenlik : Çevirmenin yaptığı iş, çeviricilik, dilmaçlık, tercümanlık, mütercimlik.

Ağzını burnunu çarşamba pazarına çevirmek : Aşırı bir biçimde döverek perişan duruma getirmek.

Ahıra çevirmek : Bir yeri pis, bakımsız, dağınık, harap, gürültülü duruma getirmek.

Arka çevirmek : Sırt çevirmek.

Ayakkabılarını çevirmek : Konuk ayakkabılarını gidiş yönüne doğru düzgün bir biçimde sıralamak. bazı davranışlarla konuğu gitmeye zorlamak.

Çark çevirmek : Aynı yol üzerinde dönerek gitmek.

Çarşamba pazarına çevirmek : Özellikle yüze vurarak çok dayak atmak.

Cehenneme çevirmek : Yaşanılmaz bir duruma getirmek.

Çekip çevirmek : Hâle yola koymak, yönetmek.

Cennete çevirmek : Temiz, bakımlı, güzel bir yer durumuna getirmek.

Curcunaya çevirmek : Ortalığı karışık, gürültülü duruma sokmak.

Dalavere çevirmek : Yalan dolanla gizlice kötü iş görmek.

Deneme tahtasına çevirmek : Bir şey üzerinde bilgisizce tedavi, onarım vb. işler yapmak.

Dirsek çevirmek : Daha önce iş birliği yaptığı kişiyi uzaklaştıracak davranışlarda bulunmak.

Dolap çevirmek : Hile ve dalavere ile iş yapmak.

Dümen çevirmek : Hileye, düzene başvurmak.

Entrika çevirmek : Entrika ile amacına ermeye çalışmak, dolap çevirmek.

Evirip çevirmek : İyice, istediği gibi, adamakıllı gözden geçirmek.

Fent çevirmek : Düzen, hile yapmak.

Film çevirmek : Beyaz perdede oynatılacak bir eseri filme almak veya bu eserin çekilişi sırasında rol yapmak. eğlenmek, hoş vakit geçirmek.

Fırıldak çevirmek : İsteğini elde etmek için hileli yollara başvurmak.

Geri çevirmek : Kabul etmemek, reddetmek. geri vermek, geldiği yere göndermek, iade etmek.

Harman çevirmek : Harmanlamak.

Hurdaya çevirmek : İşe yaramaz duruma getirmek.

Iğrıp çevirmek : Yalan dolanla bir şeyden yararlanmak.

İş çevirmek : Gizli, dolambaçlı bir iş yapmak.

Kalbura çevirmek : Delik deşik etmek.

Kapıdan çevirmek : Geri döndürmek, kabul etmemek.

Komşu kapısına çevirmek : Yakın olmadığı ve sık sık uğranılması gerekmediği hâlde bir yere çok sık gitmek.

Kuyruğunu tava sapına çevirmek : Haddini bildirmek, gereken dersi vermek.

Kuzu çevirmek : Kuzunun gövdesini şişe geçirip ateş korunun üzerinde çevirerek pişirmek.

Lafı çevirmek : Konuşmanın sakıncalı bir biçim aldığını anlaşıldığında başka bir konuya yönelmek, lafı veya konuyu değiştirmek.

Lodosa çevirmek : Hava soğukken lodosla ısınmak.

Maskaraya çevirmek : Gülünç bir duruma sokmak.

Numara çevirmek : Hile yapmak, dalavereyle iş bitirmek.

Pabuçlarını çevirmek : Dolaylı olarak kovmak.

Paçavraya çevirmek : Çok hırpalamak, dağınık, bozuk veya berbat bir duruma getirmek.

Paraya çevirmek : Herhangi bir şeyi para ile değiştirmek.

Parmağının ucuyla çevirmek : Bir işi kolayca ve ustalıkla yapabilmek.

Parti çevirmek : Kâğıt oyunları, tavla vb.nde bir parti oynamak.

Pestile çevirmek : Çok yormak.

Poker çevirmek : Poker oynamak.

Şaşkına çevirmek : Şaşırtmak.

Serseme çevirmek : Sersem etmek.

Sinir küpüne çevirmek : Aşırı derecede sinirlendirmek.

Sırt çevirmek : Birine darılmak. bir şeyden veya bir kimseden desteğini, ilgisini kesmek. bir şeye veya birine önem vermemek.

Soyup soğana çevirmek : Hiçbir şey bırakmamacasına soymak. hırsız bir yeri veya bir kişiyi adamakıllı soymak.

Sözü çevirmek : Lafı çevirmek.

Taksi çevirmek : Hareket hâlindeki taksiyi bir yere gitmek için durdurmak.

Tecrübe tahtasına çevirmek : Üst üste başarısız denemelere konu etmek.

Tepesinde değirmen çevirmek : Tepesinde havan dövmek.

Ters yüz çevirmek : Ters yüzüne çevirmek.

Ters yüzüne çevirmek : Geri döndürmek.

Tersine çevirmek : İçini dışına çevirmek.

Viraneye çevirmek : Yıkıntı durumuna getirmek.

Voli çevirmek : Voli ile balık avlamak. tuzağa düşürmek.

Yer çevirmek : Kullanım hakkı devlet veya özel kişide olan araziyi kendi kullanımına almak.

Yoldan çevirmek : Gideni durdurmak, gitmesine engel olmak.

Yüz çevirmek : Gösterdiği ilgiyi kesmek.

Yüzüğü geriye çevirmek : Evlenme sözünü geri almak, nişanı bozmak.

Tedvir : Yönetme, çekip çevirme. Çevirme.

Kuzu : Deneyimsiz, toy kimse. Koyun yavrusu. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.

Oğlak : Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi. Keçi yavrusu.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.

Tercüme : Çeviri.

Diken : Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. Bu çıkıntıları çok olan bitki.

Ağaç : Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Engel. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

Çevirme adlar : Bazı kavramların adlandırılmasında başka dillerden çevirme yoluna başvurularak karşılanan ve anlamca o dillerdeki karşılıklarına paralel olan sözler. Türkçede banyo yapmak, yıkanmak, yerine banyo almak (İng. to take bath), gam yemek (Fr. gam Vorden); Almanca Vergismeinnicht, İng. forget-me-not’ın Türkçede unutma beni; ve İt. bella donna, Fr. belle dame’ın Türkçede güzelavrat otu ile karşılanması (D. Aksan, Anlam Bilimi, s. 9 not 11 kendine iyi bak (İng. take care of you) gibi.

Çevirme ağları : Balıkların etrafını çevirmek ve bunları ağ içerisinde hapsetmek suretiyle yakalanmalarını sağlayan, balıkların etrafını çevirmek ve bunları ağ içerisinde hapsetmek suretiyle yakalanmalarını sağlayan istihsal vasıtasını, pelajik balık sürülerinin önce çevrelerinin sarılması, sonra da ağın altının kapatılması suretiyle kaçmalarını önleyerek avlanmayı gerçekleştiren ağlar.

Çevirme kösüre : Çarklı bileği taşı

Çevirme melezlemesi : Düşük verimli bir ırkın üstün verim özellikleri olan diğer bir ırka dönüştürülmesi amacıyla yapılan melezleme yöntemi.

Çevirme yazı : Bir yazı sistemine göre yazılmış bir kelimenin veya bir metnin, o yazıdaki işaret değerlerini koruyarak başka bir yazıya aktarılması. Bu aktarma alfabetik yazı sisteminde her harfin, hece yazı sisteminde her hecenin, ideografik yazı sisteminde her ideografinin, bunlara karşılık olan eden özel birer harf veya işaretle karşılanması şeklindedir. Söz gelişi Arap harfleri ile yazılmış olan || mısraının çevirme yazı ile karşılanışı döker gözüm yaşın şeylâb her dem biçimindedir.

Çevirmehan : Sivas ili, Şerefiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Çevirme ile ilgili Cümleler

  • Çevirmem için bana bir mektup getirdi.
  • Motomot -kelime kelime çevirmek, çevirideki en yaygın hatalardan biridir.
  • Çevirmek için kaç tane belgen var?
  • Çevirmek ihanet etmektir.
  • Birinin bu sözleşmeyi Fransızcaya çevirmesi gerek.
  • O, düşüncelerini sözlere çevirmede iyi değil.
  • Çevirmemi istediğin her şeyi çevirmeyi bitirdim.
  • Tatoeba başka çevirmen, meslektaş ve dil öğrencilerine tavsiye ettiğim web sitesidir.
  • Cümleleri çevirmek eğlenceli.
  • O onun aşkını geri çevirmedi.
  • Bir sözlük olmadan bu cümleyi çevirmek imkansız.
  • Çevirmek istediğin mesajı bana gönder.
  • Çevirmek her zaman kolay değil.
  • Çevirmek istediğin şeyi bize gönder.

Diğer dillerde Çevirme anlamı nedir?

İngilizce'de Çevirme ne demek? : n. turning, rotation, spin, twirl, surround, enclosure, inclosure, conversion, translation

Fransızca'da Çevirme : viande rôtie à la broche, braquage [le], cession [la], encerclement [le], encerclement [le], traduction [la], grillade [la]

Almanca'da Çevirme : n. Übertragung, Umkehrung, Umschaltung, Umschließung, Umwandelung, Umwandlung

Rusça'da Çevirme : n. поворот (M), коммутация (F), коммутирование (N), обход (M), окружение (N), перевод (M), обращение (N)

adj. переводный