Çevrelemek nedir, Çevrelemek ne demek

  • İçine almak.
  • Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek.
  • Kuşatmak, sarmak, ihata etmek

"Çevrelemek" ile ilgili cümle

  • "Açık başımı çevreleyen beyaz saçlarım." - R. N. Güntekin

Çevrelemek kısaca anlamı, tanımı:

Çevreleme : Çevrelemek işi.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Yağlık. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

Kuşatmak : Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. Çevrelemek, çokça bulunmak. Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. Kaplamak.

Sarmak : Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Örtmek. Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Saldırmak, hücum etmek. Yumak yapmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak. Kucaklamak. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Dolayında yer almak.

 

İhata : Kavrayış, anlayış. Kuşatma.

Sınır : Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.

Çizmek : Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi biçiminde yaralamak. Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak. Çizgi çekmek.

Tahdit : Sınırlama, çevreleme, çevresini daraltma.

İçine almak : Kapsamak.

Almak : Göreve, işe başlatmak. İçecek veya sigara içmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yutmak, kullanmak. Gidermek, yok etmek. Yolmak, koparmak. Kabul etmek. Yer değiştirmek. Kısaltmak, eksiltmek. Kazanmak, elde etmek. Başlamak. Kazanç sağlamak. Sürükleyip götürmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Örtmek, koymak. Temizlemek. Satın almak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Birlikte götürmek. İçine sığmak. Soldurmak. Tat veya koku duymak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Çalmak. İçeri girmesini sağlamak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Ele geçirmek, fethetmek. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Görevden, işten çekmek. Erkek, kadınla evlenmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak.

 

Etmek : Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Eşit değer kazanmak. Kötülükte bulunmak. Bir işi yapmak. Demek, söylemek. Herhangi bir değerde olmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.

Diğer dillerde Çevrelemek anlamı nedir?

İngilizce'de Çevrelemek ne demek? : v. surround, encircle, enclose, inclose, circle, ring in, ring, begird, cincture, environ, girdle, orb, swathe, twine about, twine around, wreathe

Fransızca'da Çevrelemek : encadrer, enclaver, entourer

Almanca'da Çevrelemek : v. umfassen

Rusça'da Çevrelemek : v. окружать, обкладывать, облагать, окружить, обложить, обложить