Çifte şans nedir, Çifte şans ne demek

Çifte şans kısaca anlamı, tanımı:

Çifte : İkisi bir arada bulunan veya ikili. At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık).

Çift : Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Küçük maşa veya cımbız.

Şans : Bir olayın olabilirliği. Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek.

Toto : Kıç, popo. Spor toto.

İddia : Sav. Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme.

Oyun : Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Kumar. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Hile, düzen, desise, entrika.

 

Takım : Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Sigara ağızlığı. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Takım elbise.

İkili : İki kişiden oluşmuş topluluk. İki taraf arasında yapılmış. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet. İkili bahis. İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan.

Tahmin : Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey. Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama.

Bulunma : Bulunmak işi.