Çizmek nedir, Çizmek ne demek
- Çizgi çekmek.
- Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek.
- Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak.
- Çizgi biçiminde yaralamak.
- Resmini yapmak, resmetmek

- Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak.
"Çizmek" ile ilgili cümle
- "Ben sizi yazar olarak değil, insan olarak çizmek istiyorum." - H. E. Adıvar
- "Şu iki kelime gereksizdir, çiziniz."
- "İğne elimi çizdi."
- "Bir gün yine onlara görünmeden krokiler çiziyordum." - B. R. Eyuboğlu
Yerel Türkçe anlamı:
Çözgü ipliklerini istenilen boyda ve sayıda sıra sıra uzatıp tezgâha geçirmek.
Çizmek, bk. çizmek
Çapalanacak mısır sıralarının arasını sabanla çizmek.
Çözmek.
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
Bir çizge ya da eğriyi çizme eylemi.
Diğer sözlük anlamları:
Dönmek, etrafını dolaşmak
[Bakınız: çezmek]
Çözmek
İngilizce'de Çizmek ne demek? Çizmek ingilizcesi nedir?:
draw, plot
Fransızca'da Çizmek ne demek?:
tracer, construire
Çizmek anlamı, kısaca tanımı:
Depremçizer : Depremyazar.
Giyimçizer : Giyim eşyası alanında uzmanlaşmış moda desinatörü, stilist. Bir modaevinde yeni ürünlerin oluşumunu ve yaratılmasını sağlayan kimse, stilist.
Yayçizer : Pergel.
Yazarçizer : Yazarlıkla uğraşan (kimse).
Çizme : Çizmek işi. Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü.
Altını çizmek : Bir sözün önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.
Kavis çizmek : Yay biçiminde yol izlemek.
Robot resmini çizmek : Adli olaylarda tanığın tarifiyle şüphelinin görünümünü yansıtan resmini çizmek.
Yan çizmek : Bir işten kaçmak.
Yazıp çizmek : Yazmak.
Yol çizmek : Bir konuda plan yapmak.
Çizgi : Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Temel.
Çekmek : Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Döşemek. Atmak, vurmak. İçki içmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Öğütmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Örtmek, giymek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Tartıda ağırlığı olmak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Yol, ay sürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. İçine almak, emmek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Hoşa gitmek, sarmak. Herhangi bir engel kurmak. Asmak. Yollamak. Boya, badana vb. sürmek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Çizgi durumunda uzatmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Kaçan ilmeği örmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Taşıma gücü olmak. Herhangi bir anlama almak. Germek. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Yürütmek, sürmek.
Yapmak : Düzenli bir duruma getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Dışkı çıkarmak. Bir durum yaratmak. Üretmek. Salgılamak, çıkarmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Evlendirmek. Olmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Yol almak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek.
Resmetmek : İz yapmak, işlemek, nakşetmek. Bir şeyin resmini çizmek.
Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.
Desen : Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Desen yapma sanatı. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.
Çizgi çekmek : Bir noktayı hat biçiminde çeşitli yönde uzatmak. bitirmek, sona erdirmek.
Yaralamak : Silah, bıçak vb. bir araçla yara açmak. Gücendirmek, incitmek, kırmak.
Kesmek : Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Geçişi önlemek. Son vermek, gidermek. Vahşice öldürmek. Ucunu almak. Birini yermek, kötülemek. Düzgün parçalara ayırmak. Azaltmak, güçleştirmek. Bölmek, ayırmak. Akımı durdurmak. Para basmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Susmak. Uydurmak, yalan söylemek. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Dibinden ayırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Ara vermek. Hasta organı ameliyatla almak. Kesici bir araçla yaralamak.
Koparmak : Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak. Zor kullanarak almak. Güçlükle elde etmek. Daldan, ağaçtan alıp toplamak.
Çizmek ile ilgili Cümleler
- Japon bayrağını çizmek çok kolaydır.
- Ben resim çizmek istiyorum.
- Çocuk bir resim çizmekten zevk aldı.
- Resim çizmekten hoşlanırım.
- Resim çizmek zor.
- Ali resim çizmekten hoşlanır.
Diğer dillerde Çizmek anlamı nedir?
İngilizce'de Çizmek ne demek? : v. draw, write off, mark up, construct, scratch, line, mark, rule, describe, cross out, depict, groove, limn, picture, plough, plow, scar, score, set, trace
Fransızca'da Çizmek : tirer, effacer, décrire, ébaucher, lever, rayer, tracer
Almanca'da Çizmek : v. ausstreichen, beschreiben, einkratzen, einritzen, ritzen, streichen, zeichnen
Rusça'da Çizmek : v. чертить, проводить, вычерчивать, очерчивать, графить, намечать, вписывать, царапать, вычеркивать, зачеркивать, рисовать, строить, начертить, провести, вычертить, очертить, наметить, вписать, поцарапать, оцарапать, нацарапать, царапнуть, вычеркнуть, зачеркнуть, нарисовать, построить

Bu kısımda Çizmek nedir? Çizmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çizmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çizmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.