Çocuk oyuncağı nedir, Çocuk oyuncağı ne demek

  • Çocukların oynayıp eğlenmesi için yapılmış oyuncak.
  • Kolay iş.
  • Önem verilecek değerde olmayan şey

"Çocuk oyuncağı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onlar için telefon dinlemek çocuk oyuncağıydı." - A. Ümit

Çocuk oyuncağı kısaca anlamı, tanımı:

Çocuk oyuncağı haline getirmek : Yeteneksiz kimselerin karışmasıyla bir işi değerinden düşürmek.

Çocuk : Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Küçük yaştaki erkek veya kız. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Genç erkek. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse.

Oyun : Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Hile, düzen, desise, entrika. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü.

 

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Eğlenme : Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme. Oyalanma. Eğlenmek işi.

Oyuncak : Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse. Önemsiz ve kolay iş. Oyun aracı.

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek.

Değer : Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.

 

Kolay : Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. Kolaylık. Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı.

İş : Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke.

Önem : Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Çocuk oyuncağı ile ilgili Cümleler

  • Yüzmeyi öğrenmek bir çocuk oyuncağı.
  • Bu bir çocuk oyuncağı.
  • Bu çocuk oyuncağı.
  • Çocuk oyuncağı nasıl sökeceğini biliyor.
  • Çocuk, oyuncağı küçük kızkardeşinden aldı.
  • Bu iş, çocuk oyuncağı değil.
  • Onun için çocuk oyuncağı.

Diğer dillerde Çocuk oyuncağı anlamı nedir?

İngilizce'de Çocuk oyuncağı ne demek? : n. toy, child's play, picnic, breeze, cinch, jam, pushover

Fransızca'da Çocuk oyuncağı : c'est un jeu d'enfant, babiole [la]

Almanca'da Çocuk oyuncağı : n. Kinderspielzeug