Çubuk nedir, Çubuk ne demek
Çubuk; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.
- Körpe dal.
- Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık.
- Ankara iline bağlı ilçelerden biri

- Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey.
- Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası.
- Kumaşta düz çizgi.
"Çubuk" ile ilgili cümle örnekleri
- "Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme." - C. Uçuk
- "Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun?" - H. C. Yalçın
Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:
[Bakınız: ince şerit]
Bilimsel terim anlamı:
Yuvarlak ya da köşeli arakesitte, boyu, birkaç cm'lik yüksekliğinin çok fazla katında olan, haddelenmiş ya da çekilmiş metal parça.
İngilizce'de Çubuk ne demek? Çubuk ingilizcesi nedir?:
bar
Fransızca'da Çubuk ne demek?:
tringle
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Gaziantep şehri, İslâhiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya ilinde, Kadınhanı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, İnebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Direkli bucağına bağlı bir yer.
Çubuk anlamı, tanımı:
Çubuğunu tüttürmek : Üzüntüsüz, kaygısız yaşamak.
Çubuk ağacı : Sütleğengillerden, içi delik olan, dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık (Mabea).
Çubuk demir : İnşaatlarda kullanılan, üzerinde yiv bulunmayan demir.
Çubuk makarna : İnce, uzun, çubuk biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna.
Çubuk odası : Çubukluk.
Çift çubuk : Mal mülk, para edebilecek bütün varlıklar. Çiftçilik yapabilmek için gereken her türlü araç.
Bağ çubuğu : Asma fidesi.
Balina çubuğu : Balinanın ağzına aldığı suyu dışarıya süzüp içindeki deniz hayvanlarını tutmasına yarayan ve üst çenesinin iki yanında tarak dişleri gibi sıralanmış, boynuz dokusunda, esnek kemiksi bölümlerin adı.
Mutluluk çubuğu : İktidarsızlık sorunu bulunan erkeklere sağlıklı cinsel yaşantı için özel olarak takılan yapay organ.
Ökse çubuğu : Üzerine ökse sürülmüş değnek.
Yağ çubuğu : Motorlu araçlarda motorun yağ seviyesini kontrol etmeye yarayan ve özel göstergesi bulunan ince çubuk.
Çubukçu : Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse. Çubuk yapıp satan kimse.
Çubukçuluk : Çubukçunun yaptığı iş.
Çubuklama : Çubuklamak işi.
Çubuklamak : Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
Çubuklu : Çubuğu olan. Uzunlamasına çizgili (kumaş).
Çubukluk : Çubukların saklandığı yer, çubuk odası.
Çubuksuz : Çubuğu olmayan.
Körpe : Henüz bozulmamış, yıpranmamış. Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı. Çok genç (kimse). Yavruluktan henüz çıkmış (hayvan).
Değnek : Değnekle atılan dayak. Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri.
İnce : Hafif, gücü az. Zayıf. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
Sert : Titizlikle uygulanan, sıkı. Güçlü kuvvetli. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
Tütün : Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum). Duman. Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı.
İçmek : İçki kullanmak. Bir sıvıyı ağza alıp yutmak. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek.
Dal : Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Kol. Boyun, ense. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Omuz. Branş.
Düz : Yalın, sade, süssüz. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Düz rakı. Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Yayvan, altı derin olmayan. Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç).
Çizgi : Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Temel. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril.
Ankara : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı.
Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.
Çubuk askı : Sahne yukarısından makaralarla indirilip çıkartılabilen genellikle iki parmak çapında çelik çubuk. bk. askı.
Çubuk çizenek : Büyüklüklerin ya da sıklıkların dikdörtgen çubuklar biçimindeki çizgesel gösterimi. Bu çubukların uzunlukları büyüklük ya da sıklıklarla orantılıdır. Bir veriyi göstermek amacıyla, uzunlukları söz konusu verideki sayılarla orantılı olan birbirlerine koşut dikdörtgensel çubuklardan oluşan çizenek. Bir veriyi göstermek amacıyla, uzunlukları sözkonusu verideki sayılarla orantılı olan birbirine paralel dikdörtgensel çubuklardan oluşan çizenek.
Çubuk grafiği : Yatay çubuklu ve dikey çubuklu olmak üzere iki ana türe ayrılan ve nitel veriler için kullanılan, çizilmesi kolay ve verileri açık göstermesi bakımından en çok kullanılan bir grafik türü.
Çubuk grafik : Her bir veri aralığının bir sütunla ifade edildiği bir istatistiksel grafik biçimi.
Çubuk ısıtma fırını : Çelik çubukların, sıcak haddelenmeden önce, içinde ısıtıldıkları fırın.
Çubuk mıknatıs : Çubuk biçimli süreğen mıknatıs.
Çubuk sebedi : Çubuktan yapılmış sepet.
Çubukaltı : Kahvaltı: Cigarayı yakmazdan evvel çubukaltı yerim.
Çubukbeli : Bartın şehri, Ulus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Çubukböceği : (sopa çekirgesi) (zooloji)
Çubuk ile ilgili Cümleler
- Selfie çubukları, birçok müze ve galeride yasaklandı.
- Çubuklarla yiyebilir misin?
- Ali yemek çubuklarıyla nasıl yemek yiyeceğini bilmiyor.
- Ali pilav yemek için bir kaşık kullanır ancak Mary yemek çubukları kullanmayı tercih ediyor.
- Çubuk makarnayı çatalına dolayıp da mı yiyorsun?
- Affedersiniz, yemek çubuklarımı düşürdüm.
- Jale Tom'un gözüne bir çubuk soktu.
- En eski Çin yemek çubuklarından bazıları Milattan Önce 1200 yılına kadar uzanmaktadır.
- Hiç çubukla yemedim.
Diğer dillerde Çubuk anlamı nedir?
İngilizce'de Çubuk ne demek? : [Çubuk] n. stick, rod, wand, stripe, strip, tobacco pipe, baton, rib, stave, switch, chopstick
Fransızca'da Çubuk : baguette [la], barre [la], bâton [le], pipe [la], verge [la], (balina) fanon [le]
Almanca'da Çubuk : n. Gerte, Rute, Tabakspfeife
Rusça'da Çubuk : n. прут (M), шест (M), стержень (M), штанга (F), палочка (F), шток (M)

Bu kısımda Çubuk nedir? Çubuk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çubuk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çubuk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.