Öğrenim nedir, Öğrenim ne demek

"Öğrenim" ile ilgili cümle

  • "Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş." - M. C. Anday

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Herhangi bir iş, sanat ya da meslek için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılmış olan çalışma.

İngilizce'de Öğrenim ne demek? Öğrenim ingilizcesi nedir?:

study

Öğrenim hakkında bilgiler

[Bakınız: eğitim]

Öğrenim ile ilgili Cümleler

  • Nerede öğrenim göreceksin?
  • Ben tıp öğrenimi için Almanya'ya gitmeyi düşünüyorum.
  • Öğrenim yapmak gerçekten kolay bir şey değildir.
  • Öğrenim yapmak için Amerika'ya gittim.
  • Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.
  • O tıp öğrenimi için Amerika'ya gitti.
  • Öğrenim ücretlerindeki bir artışı duyurdular.
  • Öğrenim görmek için İngilizce konuşan bir ülkeye gidemiyorsanız, belki İngilizce öğrenmenize yardım edebilecek yakında yaşayan ana dili İngilizce olan birini bulabilirsiniz.
  • O ülke yüksek öğrenim görmüş bir topluma dönüşüyor.
  • Öğrenim için Berlin'e geldiğinde henüz çok gençti.
  • Evde öğrenim yapacağını düşündüm.
  • Ali deniz biyoloğu olmak için öğrenim görüyor.
  • Öğrenimden vazgeçti.
  • Yunanca ve Latince dilleri yararlı, bu yüzden onların öğrenimini yapıyorum.
 

Öğrenim tanımı, anlamı:

Öğrenim belgesi : Bir kimsenin herhangi bir öğretim kurumunda kayıtlı bulunduğunu gösteren belge.

Öğrenim düzeyi : Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla başarılan öğrenim aşaması.

İlköğrenim : İlköğretim.

Ortaöğrenim : İlköğrenim ile yükseköğrenim arasında görülen öğrenim dönemi.

Öz öğrenim : Kendi kendini yetiştirme işi, otodidaktik.

Yükseköğrenim : Ortaöğrenim düzeyi üstündeki öğrenim, yüksek tahsil.

Zorunlu öğrenim : İlköğretim.

Dil öğrenimi : Bir dili öğrenme işi.

Öğrenimli : Öğrenim görmüş, okumuş, tahsilli.

Öz öğrenimli : Bir okula gitmeden kendi kendini yetiştiren, otodidakt.

Meslek : Dizge. Uğraş. Çığır, okul, ekol. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Öğreti.

Sanat : Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Bilgi : Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim.

 

Beceri : Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet.

Alışkanlık : Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet. Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış.

Edilme : Edilmek işi.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Öğrenim anıklığı : Bireyin soyutlama ve dil yolu ile öğrenmeyi gerektiren konularda başarı ile çalışmasını kolaylaştıran gizil anlıksal güç.

Öğrenim değeri : Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenilen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak, bir yarı-yıl ya da bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini niceliksel olarak gösteren birim.

Öğrenim ödencesi : Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para.

Öğrenim ücreti : Bir eğitim kurumunca ders araç ve gereçleri, ders kitapları ve deney odası giderleri dışında sadece öğretim giderlerini karşılamak üzere öğrenciden ya da velisinden alınan ücret. bk. okul ücreti.

Öğrenim yeteneği : Dil ve sayı ilişkileri gibi yeteneklerle okul çalışmalarında gerekli olan öteki genel ve özel yetenekler.

Öğrenimde gecikme : Okulu bitirme yaşı ile yönetmelikçe saptanan en küçük yaş arasındaki ayırıma verilen ad.

Diğer dillerde Öğrenim anlamı nedir?

İngilizce'de Öğrenim ne demek? : n. education, instruction, study, scholarship

Fransızca'da Öğrenim : études, éducation [la], instruction [la], cours [le]

Almanca'da Öğrenim : n. Lehre, Schulbildung, Werdegang

Rusça'da Öğrenim : n. образование (N), обучение (N), учеба (F), изучение (N)