Ölçer nedir, Ölçer ne demek

  • Ateşi karıştıracak demir kol

Yerel Türkçe anlamı:

Ölçek : Haritanın çiçeği.

Arabozucu, fitne.

Ateş karıştırmaya yarayan demir çubuk, gelberi.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Ölçü yapan aygıt.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: Minkowski işlevseli]

Sosyoloji'deki anlamı:

Kişilerin türlü konulardaki yetenek, bilgi ve becerilerini ölçmek amacıyla oluşturulan bir araç ya da yöntem.

Bilimsel terim anlamı:

Başarı ve yetenekleri nesnel olarak değerlendirmeye yarayan araç.

Tutum, yeti, yetenek ve becerileri ölçmek üzere başvurulan ve ölçünlenmiş edimli ya da sözlü sınarlardan oluşan ölçme aracı.

İngilizce'de Ölçer ne demek? Ölçer ingilizcesi nedir?:

meter, test

Ölçer anlamı, kısaca tanımı:

Ölçerme : Ölçermek işi.

Ölçermek : Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak.

Ateş : Patlayıcı silahların atılması. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Tehlike, felaket. Büyük üzüntü, acı. Öfke, hırs, hınç. Coşkunluk.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

 

Demir : Bu elementten yapılmış. Çıpa. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Bu elementten yapılmış parça. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).

Kol : Dizi, düzen. İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. Karakol. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Kanat. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. İş takımı, ekip, grup. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri.

Ölçer dizisi : Ölçülmek istenen davranış örüntüsünün değişik yönlerini ölçmek amacıyla geliştirilmiş, birden çok ölçerin oluşturduğu dizi. (Aynı kişiye uygulanan bu ölçerlerin sonuçları ayrı ayrı belirtilebildiği gibi, kaynaştırılmış tek bir değer olarak da gösterilebilir.)

Ölçer kesit görünümü : Etken çözümlemesiyle ayrıştırılan etkenler için tanısal nitelik taşıyan çeşitli ölçerlerde bir bireyin gösterdiği başarının toplam görünümü.

Ölçer ölçünleme : Bir ölçerin değişik ekinlerde ve toplum kesimlerinde uygulanabilecek ve geçerli sonuçlar verebilecek biçimde uyarlanması.

 

Ölçer tümgesi : Bileşik bir ölçüm boyutunun alt bileşenlerini ayrı ayrı ölçüye vurmak üzere birden çok ölçekten oluşmuş bileşik ölçer kümesi.

Ölçeralan : Ölçer aracılığıyla yapılan bir ölçmede ölçüye vurulan birim ya da kişi.

Ölçere vurma : Kişilik özellikleri, yeti, yetenek, beceri, başarı ve tutumlarını ölçmek üzere bireylere ölçer uygulama.

Ölçerlemek : Toplamak, düzeltmek.

Diğer dillerde Ölçer anlamı nedir?

İngilizce'de Ölçer ne demek? : [ölçmek] v. measure, survey, clock, evaluate, gage, gauge, mete, meter, take

Almanca'da Ölçer : Schüreisen, Schürhaken

Rusça'da Ölçer : n. кочерга (F), измеритель (M), датчик (M)