Öncü nedir, Öncü ne demek
Öncü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Önden gelen, önde olan, artçı karşıtı.
- Önde gidip haber ulaştıran kimse.
- Önder, kılavuz

- Yürüyüşte kolun ilerisinden giden kıta, pişdar, artçı karşıtı.
- Bir sanat ve düşünce akımını, çağına göre yeni bir görüşü başlatan kimse veya eser, müjdeci, avangart.
Yerel Türkçe anlamı:
İlk önce, daha önce.
Önder.
Kılavuz, önder.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
(Köy oyunu): Anadolu'da oyun düzenleyenlere verilen adlardan biri.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
(Geniş anlamda) Bu akımın özelliklerine uygun olarak sinema alanındaki her çeşit yenilik ve denemeleri içine alan yolda filmler gerçekleştiren sinema okullarının niteliği.
(Dar anlamda) 1920 yıllarına doğru Fransa'da beliren, kısa zamanda öbür ülkelere de yayılan sinema akımı. Yazın ve yoğrumsal sanatlarda ortaya çıkan gerçeküstücülük, gelecekçilik, küpçülük, dadacılık akımlarının sinemaya yansımasıyla oluştu. Yazarlar, ozanlar, ressamlar kendi alanlarındaki tasarılarını sinemanın olanaklarıyla bu akım içinde gerçekleştirdiler. Bu akım, sinemanın çok geniş bir deneme alanı olduğunu ortaya çıkardı; sinemaya şiir yönünden zenginlik kattı; görüntü yoğrumsallığının, tartımının, kurgunun daha iyi değerlendirilmesini sağladı.
Edebi terim anlamı:
Sanatta mevcutların önüne geçerek yeni bir çığır açan (hareket, sanatçı...).
Tiyatro'daki terim anlamı:
(T.K.O.):Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad.
Öncü isminin anlamı, Öncü ne demek:
Erkek ismi olarak; Kılavuz, rehber. Önder. Yeni bir görüş ve akım başlatan kimse.
Bilimsel terim anlamı:
Çağına göre yeni olan (sanat akımı).
[Fr. précurseur]: Bir akımın, bir anlayışın ilk belirtilerini vermiş olan (sanatçı ya da yapıt).
İngilizce'de Öncü ne demek? Öncü ingilizcesi nedir?:
leader, "avant-garde"
Fransızca'da Öncü ne demek?:
précurseur, avant-garde
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Malatya şehrinde, Yeşilyurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Öncü hakkında bilgiler
Öncü köyü, Malatya ilini Yeşilyurt ilçesine bağlı bir köydür.
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
Malatya iline 46, Yeşilyurt ilçesine 38 km mesafede bulunan köy, yeni bir köyüdür. Mezraları; Güven, Mahmutlar, Akçörek, Davutlar, Mağara'dır.
Gelenek ve görenekleri hakkında bilgi yoktur.
Öncü ile ilgili Cümleler
- Öncülük edebilirsin.
- Paracelsus tıpta kimyasal ve mineral kullanımının öncülüğünü yaptı.
- Tartışmanın öncülü ile aynı fikirde değilim.
- Onlar kanser araştırmalarının öncüleriydiler.
- Hanginiz demokrasinin, özgürlüğün ve yeni keşiflerin öncüsü olacak?
- Öncüler birçok tehlike ile karşılaştılar.
- Biri öncülük etmeli.
- Allah'ım, bugün bizi koru ve bize öncülük et!
- Öncüler bir dizi engelin üstesinden geldiler.
- Öncül yanlıştı.
- Uzay seferlerinin öncüleriydiler.
Öncü kısaca anlamı, tanımı:
Öncü oyun : Geleneksel tiyatrodan ayrılan, kuruluş ve anlatım yönünden yenilikler getirmek isteyen oyun.
Öncü tiyatro : Herhangi bir akımda veya dönemde birtakım yenilikler getiren tiyatro.
Öncül : Kılavuz, öncü. Bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme. Önde giden, önde olan, artçıl karşıtı. Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri, mukaddem. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri, mukaddem.
Öncül olmak : Kılavuzluk, öncülük etmek.
Öncüller kümesi : Bir tasımda sonuçtan önce gelen önermelerin tümü.
Öncülük : Önderlik. Öncü olma durumu.
Öncülük etmek : Bir işi başlatmak, bir işin başlamasına önayak olmak.
Artçı : Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı. Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Haber : İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Bilgi. Yüklem. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Sanat : Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Zanaat. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.
Düşünce : Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı.
Akım : Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Akma işi. Debi.
Malatya : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Önder : Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar.
Kılavuz : Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Kılavuz kaptan. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Kılavuz gemisi. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse.
Öncü : Küçükköpek'in a. yıldızı.
Öncü damga :
Öncü film : Öncü akımının ürünü olan film; deneysel film.
Öncü mrna : Özellikle ökaryot hücrelerde, intronların çıkarılması ve diğer olaylardan önce, kaydı yapılmış olan ilk mRNA.
Öncü sineması : Öncü film gerçekleştirmekle uğraşan sinema kolu. .
Öncübay : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Öncü olan kimse.
Öncüer : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Öncü olan kimse.
Öncül olmak : kılavuzluk, öncülük etmek. İlgili cümle: "Top top olmuş güzellerin sürüsü / Öncül olmuş çeker gider birisi" Halk türküsü.
Öncül önermesi : p -> q gibi bir koşullu önermedeki p önermesi, ön koşul.
Öncüler : Bartın şehri, Kumluca nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehri, Karkamış ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van kenti, Başkale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Diğer dillerde Öncü anlamı nedir?
İngilizce'de Öncü ne demek? : adj. pioneer, avant garde, advanced
n. vanguard, advance guard, pioneer, advance, apostle, bannerbearer, high priest, initiator, pilot, precursor, spearhead, trailblazer, van
Fransızca'da Öncü : avant-coureur adj
Almanca'da Öncü : n. Apostel, Bahnbrecher, Pionier, Vorhut, Vorkämpfer, Vorläufer, Wegbereiter
Rusça'da Öncü : n. пионер (M), первопроходец (M), передовик (M), авангард (M)
adj. передовой, головной, авангардный

Bu kısımda Öncü nedir? Öncü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Öncü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Öncü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.