Öyle nedir, Öyle ne demek

Öyle; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Onun gibi olan, ona benzer.
  • O yolda, o biçimde, o tarzda
  • İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz.
  • (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.

"Öyle" ile ilgili cümle

  • "Bize öyle öğrettiler. İyi olduğunu sandık." - A. Ağaoğlu
  • "Ben öyle bir şey demedim." - R. H. Karay
  • "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de kasavetlenmeyesin öyle." - O. C. Kaygılı
  • "O ne biçim iş öyle! O nasıl hayvan öyle!"

Yerel Türkçe anlamı:

Öğle, bk. ölen, övle

Öyle (bk. üle)

Parasız.

Öyle anlamı, kısaca tanımı:

Öyle gelmek : Sanmak, zannetmek.

Öyle olsun : Peki, pekâlâ.

Öyle veya böyle : Ne olursa olsun, her hâlde, bu durumda.

Öyle ya : Kuşkusuz, tabii, elbette.

Öyle yok : "öyle bir şey olmaz, öyle bir şey yapılmamalı" anlamında kullanılan bir söz.

Öyle öyle : Böylece. Yavaş yavaş.

Öylece : Öylelikle. O biçimde, tam öyle.

Öylelikle : Bu biçimde, en sonunda.

Öylesi : O kadar. Ona benzer, onun gibi.

Kazın ayağı öyle değil : "bir sorun, bir durum sanıldığı gibi değildir" anlamında kullanılan bir söz.

Kedinin kabahatini önüne koyarlar öyle döverler : "cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin" anlamında kullanılan bir söz.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Tarz : Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi. Biçim, yol.

Denli : Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse). "Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Sıcaklıkölçer. Denli, kadar. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Başarı gösterme. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri.

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

Cümle : Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce.

 

Gibi : İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e benzer. -e yakışır biçimde.

Ona : O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.

Öyle denmez : Hacivat ile Karagöz arasında geçen atışmalı söyleşme. Hacivat, Karagöz'ün söylediklerini «öyle denmez» diyerek düzeltmek ister, ama Karagöz bunlara da bir söz uydurur.

Öyle olsun : peki, pekâlâ.

Öyle veya böyle : ne olursa olsun, her hâlde, bu durumda. İlgili cümle: "“Öyle veya böyle, bir amatör, bir heveskâr işte.”" T. Buğra.

Öyle ya : kuşkusuz, tabii, elbette. İlgili cümle: "“Öyle ya içgüdü, ilgili bilim adamlarına göre, insandan çok hayvan türlerinde varsaydığımız bir özellik.”" N. Uygur.

Öyle yok : “öyle bir şey olmaz, öyle bir şey yapılmamalı” anlamında kullanılan bir söz.

Öyledence : Öğleye kadar.

Öylek : Bakır kap. Evlek.

Öylelemek : Öyleye, öyle vaktına erişmek.

Öyleleyin : Öylece

Öylelik : Yarım günlük. Öylesine, öyle bir, öylece.

Öyle ile ilgili Cümleler

  • O öyle davranmak için çıldırmış olmalı.
  • Öyle ağırım ki kendimi taşımakta zorlanıyorum.
  • Ali öyle sersemledi ki zorlukla konuşabiliyor.
  • Eğer sen mutluysan, öyleyse ben senin için mutluyum.
  • Öyle aptalca bir şeyi sana ne söyletti?
  • Öyle aptalca şeyler yapmaz.
  • "Fransızca öğrenmeye biraz ilgim var ama o zor değil mi?" "Hiç değil. İngilizce'den 100 kat daha kolay!" "Gerçekten mi?" "Eh, en azından benim için öyle." "Bunun nedeni senin ana dilin olması gerçi"
  • Yanlış değil ama nadiren öyle yazılır.
  • Öyle aceleyle gitmene gerek yok.
  • Öyle adamlarla işbirliği yapmamalısın.
  • Öyle adamlarla iş birliği yapmasan iyi olur.
  • Zafer imkansız gibi görülebilir ama aslında öyle değil.
  • Öyle açım ki bir at bile yiyebilirim.
  • Yeşil düğmeye bas. Öyle yaparsan ışık yanacak.

Diğer dillerde Öyle anlamı nedir?

İngilizce'de Öyle ne demek? : adj. such

adv. so

n. vote, ballot vote, plumper, suffrage

Fransızca'da Öyle : ainsi, itou, si, tel/telle, tellement

Almanca'da Öyle : adv. derart, dermaßen, genauso, ja, so, wie

PROn. solch

Rusça'da Öyle : adj. такой, подобный

adv. так

pron. такой