Özü nedir, Özü ne demek
Özü; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sulak, verimli yer, otlak.
Sevinç, şenlik.
Arkadaş.
Cana yakın kişi.
Tanılan bir kimsenin adı yerine kullanılır.
Kendi.
Özü isminin anlamı, Özü ne demek:
Duru, katıksız olan. Özü ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.
Özü ile ilgili Cümleler
- Adamın yüzü değil özü güzel olsun
- Hürriyetin özü matematiktir.
- Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.
- Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir.
- Bu kelimenin özü Yunancadır.
- Kıskanmayın, dışlamayın ve kibirli olup kimseyi küçük görmeyin işin özü bu.
- Özgürlüğün özü matematiktir.
Özü ile ilgili Atasözü veya Deyim
özü sözü bir (olmak) : söylediği söz ile yaptığı iş veya davranışları örtüşen, tutarlı olan.
Özü anlamı, tanımı
Mısır özü küspesi : Mısır nişastası, mısır şurubu veya diğer mısır ürünleri fabrikasyonunun yaş öğütme işleminde suda çözülebilenlerin çoğu ayrıldıktan sonra ele geçen embriyonun (mısır özünün) yağının hidrolik, ekspeller veya özütleme işlemiyle alındıktan sonra elde edilen öğütülmüş bir ürünü.
Öz özü : Kendisi, kendi kendisi.
Özü alınmış tane : Embriyosuz tane.
Özü bay vermemek : Acıya dayanamamak, yapmaya ya da bakmaya cesaret edememek, kıyamamak.
Özü bay virmemek : Acıya dayanamamak, yapmaya ya da bakmaya cesaret edememek, kıyamamak.
Özü baydı : Gözü pek, katı yürekli.
Özü baymak : Acımak : Şu fakiri görünce özüm baydı.
Özü baymamak : Acıya dayanamamak, yapmaya ya da bakmaya cesaret edememek, kıyamamak.
Özü bozuk : Kötü yaradılışlı kişi. Kötü yürekli.
Özü doğru : Güvenilir, iyi yaradılışlı kişi.
Özü döğmemek : Acıya dayanamamak, yapmaya ya da bakmaya cesaret edememek, kıyamamak.
Özü dönmek : Acımak.
Özü dövmemek : Acıya dayanamamak, yapmaya ya da bakmaya cesaret edememek, kıyamamak.
Özü döymemek : Acıya dayanamamak, yapmaya ya da bakmaya cesaret edememek, kıyamamak.
Özü geçmek : Bir şeye, birisine karşı güveni azalmak : Aliden özüm geçti. Güçsüz, dirençsiz kalmak. Yaşlılık, hastalık nedeniyle zayıflamak. Uyuyuvermek, uyuklamak. Çürümek. Acıkmak. Açlıktan uyuyuvermek.
Özü göyünmek : Ciğeri, içi yanmak, çok acı duymak, dilhun olmak.
Özü güymek : İçi almamak: Tavuğu kesmeye özüm güymedi.
Özü kara : Sütü bozuk, kötü soydan gelen kişi. Kötü yürekli.
Özü kuru olmak : Tütün yaprağı poyraz nedeniyle olgunlaşmadan kurumak.
Özü yanmak : İçi acımak, yüreği yanmak.
Özü yufka : Acıma duygusu çok olan, yumuşak yürekli.
Özü yuha : Acıma duygusu çok olan, yumuşak yürekli.
Un özü : Nişasta.
Bal özü : Bazı çiçeklerin içinde bulunan, arıların bal yapmak için emdikleri tatlı sıvı, nektar.
Bal özü bezi : Bitkilerin yaprak, yumurtalık ve erkek organlarının dibinde bulunan ve bal özü çıkaran bez.
Budak özü : Taze sürgün.
Diş özü : Dişlerin, katılgan doku, damar ve sinirlerden oluşmuş iç bölümü.
Mantar özü : Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan bazı bitki hücrelerinin çeperlerini kaplayarak sıvı ve gazların geçmesini önleyen, bu sebeple hücrenin ölümüne veya mantar oluşumuna yol açan madde.
Mısır özü : Mısırdan elde edilen öz madde.
Odun özü : Bitkiye destek olan, besi suyunu taşıyan, odunda bulunan katı maddelerden her biri.
Diğer dillerde Özuyumlu izlence anlamı nedir?
İngilizce'de Özuyumlu izlence ne demek ? : self-adapting program


Bu kısımda Özü nedir? Özü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Özü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Özü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.