Özel ders nedir, Özel ders ne demek

Özel ders; Eğitim alanında kullanılan bir sözcüktür.

Eğitim alanındaki anlamı:

Bir öğretim kurumunda bir ya da birkaç öğrenciye belli ders ya da konulardaki eksikliklerini tamamlamak amacıyla yetkili öğretmenlerce normal programın dışında verilen ders.

Bir öğrenciye, belli bir daldaki eksikliğini tamamlamak ya da onu sınava hazırlamak için herhangi bir kimse tarafından para ile verilen ders.

Özel ders ile ilgili Cümleler

  • Özel dersime bir gece gelmedim hatırlıyor musun?
  • Sana özel ders verebilirim.

Özel ders tanımı, anlamı

Ders : Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Özel derslik : Okullarda işlik, resim salonu, müzik odası ve benzerleri yerlere verilen ad. Her yaştan öğrencilerin belli dal ve konularda yetişmelerini, bilgi ve beceri bakımından eksikliklerinin giderilmesini sağlamak amacıyla gerçek ya da tüzel kişilerce açılan bir tür özel eğitim kurumu.

 

Hazırlamak : Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek. Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek. Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek. Alıştırmak. Bir maddeyi elde etmek. Sebep olmak, yol açmak. Önceden düzenlemek. Önlem almak, sağlamak.

Tamamlamak : Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek. Bitirmek.

Tamamlama : Tamamlamak işi, tamlama, itmam.

Hazırlama : Hazırlamak işi, anıklama.

Eksiklik : Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.

Öğretmen : Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.

Öğrenci : Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.

Program : İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

Öğretme : Öğretmek işi.

Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

 

Eksikli : Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Öğreti : Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

Daldak : Uzun boylu kimse.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Sınav : Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılmış olan yoklama, imtihan, test. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum.

Diğer dillerde Özel ders anlamı nedir?

İngilizce'de Özel ders ne demek ? : private lesson