Özen nedir, Özen ne demek

"Özen" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi." - Ç. Altan

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: öz]

Tepeler arasındaki çukur, düzlük yer, koyak.

Birbirine yakın iki dağın arasındaki uzaklık, ara.

Sulak, verimli yer, otlak.

[Bakınız: öz]

Dere, çay, ırmak.

Kör.

Hukuki terim anlamı:

ihtimâm, i’tinâ.

Özen isminin anlamı, Özen ne demek:

Kız ismi olarak; Bir işin elden geldiğince iyi olması için gösterilen çaba. İçerlek, en içeride olan. İlk söz. Birbirine yakın iki dağın arasındaki uzaklık, ara. Dere, ırmak. Erkek ismi olarak; Bir işin elden geldiğince iyi olması için gösterilen çaba. İçerlek, tam orta, en içeride olan. İlk söz. Birbirine yakın iki dağın arasındaki uzaklık, ara. Dere, ırmak.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şırnak ilinde, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane ili, Kelkit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Hafik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Özen anlamı, tanımı:

Özen göstermek : Bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak, itina etmek.

Özenç : İstek. İmrenme.

 

Özendirme : Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılmış olan çalışmalar, promosyon. Özendirmek durumu, işi, teşvik.

Özendirmek : Özenmesini sağlamak, teşvik etmek.

Özene bezene : Özenli bir biçimde, itina ile.

Özengen : Amatör.

Özengenlik : Özengen olma durumu, amatörlük.

Özeni : Özenme işi.

Özenilme : Özenilmek işi.

Özenilmek : Bir şeye özenti duyulmak.

Özenip bezenmek : Bir işi ayrıntılarına varıncaya değin büyük bir özenle ve titizlikle yapmak.

Özeniş : Özenme işi.

Özenli : Özenle çalışan (kimse). Özen gösterilerek yapılmış olan (iş), itinalı.

Özenme : Özenmek işi.

Özenmek : Birini veya bir şeyi taklit etmeye çalışmak. Bir şeyi yaparken elden geldiğince iyi yapmaya çabalamak, bir şeye büyük dikkat ve ilgi göstermek, itina etmek. Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, yapmaya kalkışmak.

Özensiz : Özen gösterilmeyen, itinasız. Özenmeden, isteksizce iş yapan (kimse).

Özensizlik : Özensiz olma durumu, itinasızlık.

Özenti : Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası.

Özentici : Birine veya bir şeye benzemeye çalışan.

Özenticilik : Özentici olma durumu.

Özentili : Özenti ile yapılan.

Özentisiz : Özenti olmadan, özenti gösterilmeden, özenmeden yapılan.

 

Çabalama : Çabalamak işi.

İtina : Özen.

İhtimam : Özenli bakım. Özen.

Özen göstermek : bir şeyi özenerek elden geldiğince iyi olmasına gayret ederek yapmak, itina etmek. İlgili cümle: "“Çay bitmesin diye yudum yudum içmeye büyük özen gösterirler.”" S. Birsel.

Özenay : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Özen gösteren kimse.

Özence : Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. Piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para.

Özenci : Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Hevesli, amatör (bk. amatör.)

Özenci alıcısı : Dar filmleri kullanan, ufak, hafif, kolayca çalıştırılabilen alıcı çeşidi.

Özenci filmi : Özencilerce çevrilmiş, dar filmlerden biri üzerine saptanmış film. Özenci niteliği taşıyan film.

Özenci göstericisi : Dar filmlerin gösteriminde, özellikle evlerde kullanılan gösterici çeşidi.

Özenci oyuncu : Eğitim görmemiş, salt yeteneği ve özeni ile oynayan ve kazanç düşünmeyen oyuncu. Meslekten olmayan, oyunculuk eğitiminden geçmemiş oyuncu. Alıcı önüne ilk kez çıkan oyuncu. Meslekten olmayan, çoğu kez para karşılığında olmadan, sırf hevesinden ötürü oynayan kimse. Kişisel beğenisi için oynayan. Acemi, toy kişi. (bk. amatör oyuncu)

Özenci sinemacı : Özenci sinemasıyla uğraşan kimse.

Özenci sineması : Kazanç amacı gütmeyen, kişisel beğeni için film çevirmekle uğraşan ve dar filmlerle çalışan sinemacılık dalı.

Özen ile ilgili Cümleler

  • Ben özenliyim.
  • O, işinde çok özenlidir.
  • Cildinize özen göstermeniz önemlidir.
  • Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.
  • Ali çok özenliydi.
  • Tom, Maria' nın ona yazmış olduğu bütün aşk mektuplarını özenle sakladı.
  • Özenli miydin?
  • Özensiz görünmeye çalışmıyorum asla, ama itiraf etmeliyim ki, istemeden yaptığım yazım hatalarıyla adım çıkmıştır.
  • Özenle açıklamasını yaptı.
  • Sırtına özen göster.
  • Özensiz oluyoruz.
  • Sen özenlisin.

Diğer dillerde Özen anlamı nedir?

İngilizce'de Özen ne demek? : n. care, attention, painstaking, application, assiduity, elaboration, jealousy, solicitude, thought, pains

v. take pains, try hard, elaborate on smth., emulate, take an example by

Fransızca'da Özen : soin [le], application [la], assiduité [la], diligence [la], recherche [la]

Almanca'da Özen : n. Schonung

adj. pfleglich

Rusça'da Özen : n. старание (N), усердие (N), добросовестность (F), прилежание (N), аккуратность (F), тщательность (F), забота (F), заботливость (F)