Özgü nedir, Özgü ne demek

Özgü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus.
  • Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus
  • Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

"Özgü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu, içinde doğduğu, geliştiği, biçim kazandığı topluma özgü dildir." - N. Uygur

Yerel Türkçe anlamı:

Ezgi, türkü.

Kutsal.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Bir özdek ya da işlemin özelliklerine ilişkin.

Özgü isminin anlamı, Özgü ne demek:

Erkek ismi olarak; Kutsal. Özellikle birine veya bir şeye ait olan. Kız ismi olarak; Kutsal. Özellikle birine veya bir şeye ait olan.

İngilizce'de Özgü ne demek? Özgü ingilizcesi nedir?:

characteristic

Fransızca'da Özgü ne demek?:

spécifique

Özgü kısaca anlamı, tanımı:

Özgü olmak : Birine, bir şeye ait olmak. aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmamak. belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunmak.

Kendine özgü : Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.

Özgül : Bir türle ilgili, bir türe ilişkin.

Özgül ağırlık : Bir cismin 1 santimetreküp hacmindeki parçasının ağırlığı, dansite.

Özgüleme : Özgülemek işi.

Özgülemek : Bir şey veya bir yeri birine, bir şeye ayırmak, vermek, hasretmek, tahsis etmek.

 

Özgüllük : Özgül olma durumu.

Özgülük : Özgü olma durumu, mahsusluk.

Özgün : Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan, orijinal, ibdai. Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. Çeviri olmayan, asıl olan (metin), orijinal.

Özgünleşme : Özgünleşmek işi.

Özgünleşmek : Özgün duruma gelmek.

Özgünleştirme : Özgünleştirmek işi.

Özgünleştirmek : Özgün duruma getirmek.

Özgünlük : Özgün olma durumu, orijinalite, orijinallik.

Özgür : Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar. Başkasının kölesi olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Tutuklu olmayan, hür.

Özgürce : Özgür bir biçimde, özgürcesine.

Özgürleşme : Özgürleşmek durumu.

Özgürleşmek : Özgür duruma gelmek.

Özgürleştirme : Özgürleştirmek durumu.

Özgürleştirmek : Özgür olmasını sağlamak.

Özgürlük : Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî.

 

Özgürlükçü : Özgürlük yanlısı olan.

Özgürlükçü demokrasi : Bireylerin her türlü düşüncesine saygı gösteren, yasak koymayan demokrasi biçimi.

Özgürlükçülük : Özgürlükçü olma durumu.

Basın özgürlüğü : Görüş ve düşünceleri basın ve yayın yoluyla açıklayabilme ve yayabilme hakkı.

Düşünce özgürlüğü : Düşüncenin dış baskı ve yasaklarla sınırlandırılmaması, fikir hürriyeti.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Aynı : Aralarında ayrım olmayan. Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o.

Cins : Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Garip, tuhaf.

Birey : Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

Özgü değeri : Birim ipliğin doğrusal yoğunluğunun gerilme direnci.

Özgü olmak : birine, bir şeye ait olmak; belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunmak; aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmamak.

Özgücü : Törel değerlerin bireyde içkinleşmiş iç yaptırımı

Özgüç : Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Bireyin eylemde bulunma ve iş başarmasında yardımcı olan iç gücü. 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Özü güçlü, kuvvetli kimse.

Özgüç oranı : Gerçek üretim niceliğinin en çok üretim niceliğine oranı.

Özgüç tümdeğeri : Tam güçle çalışıldığında bir işletmenin üretim biriminin tümdeğeri.

Özgüdil : Belli toplum kesimlerinde, özellikle belli uğraşlarda bulunanlar arasında kullanılan dil.

Özgüdüm : mekanik: Devinen nesnenin, verilen göreve bağlı olarak kendi kendine yönetilmesine olanak veren yöntem. Güdümlü araçlarda, kendi kendine yol alma yöntemi.

Özgül anamnestik reaksiyon : Geçirilmekte olan bir enfeksiyonun etkeniyle daha önce geçirilmiş enfeksiyonun etkeni arasında çapraz reaksiyon olmasından dolayı yüksek düzeyde antikor cevabın meydana gelmesi.

Özgül bağışıklık : Kazanılmış bağışıklık.

Özgü ile ilgili Cümleler

  • Özgür bireyler yetiştirmekle ahlaksızlığı birbirine karıştırmamalısınız.
  • Mahkumlar tekrar özgür olmaktan memnundular.
  • Özgünüm bunu yapamam.
  • Özgün cümlelerim tartışmaya açık değil.
  • Özgün düşüncelere sahip değil miyim?
  • Almanya özgür bir ülkedir.
  • Özgün cümlelerim tartışılmaz.
  • Özgür bir hayatım hiç olmadı ne kadar acı.
  • Özgür birisin ve burada kimsenin senin hareketlerini kontrol etmeye hakkı yok.
  • Çalışmak özgür kılar.
  • Bu gece özgür olacağım.
  • O, kadınların özgürlük hareketinde aktif bir rol aldı.
  • Tom'un özgüveni yok.
  • Değişiklik olsun diye özgün ol.

Diğer dillerde Özgü anlamı nedir?

İngilizce'de Özgü ne demek? : adj. peculiar to, particular, special to, appropriate, endemic, incidental, indigenous

Fransızca'da Özgü : propre, particulier/ière, spécial/e

Almanca'da Özgü : eigen, eigentümlich, für, besondere

Rusça'da Özgü : adj. свойственный, характерный, присущий, специфический, предназначенный