Ünlü nedir, Ünlü ne demek

Ünlü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Ünlü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kimsenin üzerinde durmadığı birkaç ünlü kişiden birisi de kesinlikle o idi." - T. Buğra

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme., sesli, vokal) Ağız boşluğunda bir engele çarpmadan çıkan ses: o, e, ı, i, o, ö, u, ü. (bk. kısa ünlü ve uzun ünlü) .

Gramer anlamı:

Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

Ünlü isminin anlamı, Ünlü ne demek:

Kız ismi olarak; Tanınmış, adı duyulmuş, şöhretli, şanlı. Erkek ismi olarak; Tanınmış, adı duyulmuş, şöhretli, şanlı.

İngilizce'de Ünlü ne demek? Ünlü ingilizcesi nedir?:

vowel

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ünlü anlamı, kısaca tanımı:

Ünlü benzeşmesi : Ünlü uyumu.

Ünlü çatışması : Eklemelerde veya birleştirmelerde iki ünlünün yan yana gelmesi: Ne ise neyse, ne asıl nasıl vb.

 

Ünlü kaynaşması : Birleşik kelimelerde yan yana gelen iki ünlünün kaynaşması: Sütlü aş sütlaç.

Ünlü kısalması : Aslında uzun olan bir ünlünün zamanla kısalması: Cân can, hâzır hazır, beyâz beyaz.

Ünlü türemesi : Ses özelliklerine veya birbirleriyle birleşme şartlarına uygun olarak kelimenin önüne, içine veya sonuna ünlü getirilmesi: scarpina iskarpin, ruza oruç, limon ilimon vb.

Ünlü uyumu : Türkçede, kelimelerdeki ünlülerin incelik, kalınlık veya düzlük, yuvarlaklık bakımlarından birbirine benzemesi, ünlü benzeşmesi, vokal uyumu, ahenk kaidesi.

Ağızsıl ünlü : Ağız ünlüsü.

Bağlayıcı ünlü : Ünsüzle biten kelime kök ve gövdelerine ünsüz ile başlayan ek getirildiğinde kök ile eki birbirine bağlayan ünlü, bağlantı ünlüsü: al-ı-r, aç-ı-l-mak, gec-i-k-mek vb.

Dar ünlü : Alt çenenin az açılmasıyla oluşan ünlü: u, ü.

Düz ünlü : Dudakların gerilip düzleşmesiyle oluşan ünlü: a, e, ı, i.

Geniş ünlü : Alt çenenin açılmasıyla oluşan ünlü.

İkili ünlü : İkiz ünlü.

İkiz ünlü : Çeşitli ses olayları sonunda söyleyişte yan yana gelen iki ünlü, ikili ünlü, diftong.

İnce ünlü : Dilin ileriye sürülmesiyle ön damakta oluşan ünlü: e, i, ö, ü.

 

Kalın ünlü : Dilin geri çekilmesiyle art damakta oluşan ünlü: a, ı, o, u.

Kısa ünlü : Boğumlanma süresi uzun olmayan ünlü: At, al, kır gibi kelimelerindeki ünlüler.

Türeme ünlü : Kelimenin aslında bulunmayan, iç veya ön seste beliren ünlü: azm azim, Rum Urum, gepgenç gepegenç gibi.

Uzun ünlü : Ses süresi uzun olan ünlü, uzun sesli, uzun vokal: Âlem, âdet gibi.

Üçüz ünlü : Bazı dillerde bir hecede yan yana gelen üç ünlü, triftong.

Yuvarlak ünlü : Dudakların toplanıp yuvarlaklaşması ile oluşan ünlü, yuvarlak vokal: o, ö, u, ü.

Ağız ünlüsü : Boğumlanma yeri ağız olan ve ciğerlerden gelen havanın geniz yoluna kaymadan ağız boşluğundan geçmesi ile oluşan ünlü, ağızsıl ünlü.

Bağlantı ünlüsü : Bağlayıcı ünlü.

Geniz ünlüsü : Genizde oluşan ve n sesiyle birlikte kullanılan ünlü: Tanrı, sonra, deniz kelimelerindeki a, o, e ünlüleri gibi.

Pekiştirme ünlüsü : Pekiştirmeli kelimelerde kavramı güçlendirmek için türeyen ünlü: Yap-a-yalnız, çep-e-çevre, güp-e-gündüz gibi.

Ünlü düşmesi : Çeşitli sebeplerle kelimenin iç veya son ünlüsünden birinin düşmesi: oyun oyunamak, oynamak vb.

Büyük ünlü uyumu : Türkçe bir kelimenin ilk hecesinde kalın bir ünlü "a, ı, o, u" varsa ondan sonra gelen bütün hecelerin kalın ünlülerle, ince bir ünlü "e, i, ö, ü" varsa sonraki hecelerin de ince ünlülerle sürüp gitmesi kuralı, büyük sesli uyumu: Çocuklaşmak, denizcilik gibi.

Kısa ünlülü : Kısa ünlüsü olan.

Küçük ünlü uyumu : Türkçe bir kelimede düz ünlülerden (a, e, ı, i) sonra düz ünlülerin, yuvarlak ünlülerden (o, ö, u, ü) sonra dar yuvarlak (u, ü) veya düz geniş (a, e) ünlülerin gelmesi, küçük sesli uyumu: Evler. Etek. Salkımlar. Ördek, Okul, Sucuların gibi.

Şöhretli : Ünlü.

Meşhur : Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse).

Namlı : Samanından ayrılmış arpa, buğday yığını. Ünlü.

Namdar : Ünlü.

Engel : Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap.

Çarpma : Çarpmak işi. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi.

Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

Ünlü atlaması : Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. Ayrıca bk. ünlü uyumu

Ünlü boşluğu : (Derleme.. çatışma, ses gediği, vokal çarpışımı, gedik) Ünlü ile biten bir sözcük, ünlü ile başlayan bir başka sözcükle birleşik tek bir sözcük kurarken veya ünlü ile başlayan bir ek alınca, karşılaşan iki ünlü arasındaki boşluk. Türkçede bu boşluk ya koruma ünsüzü ile kapatılır veya ünlülerden biri düşürülerek boşluk kaldırılır: Ne+ede-yim> (nidem) , (ne+asıl) > nasıl, (gide-im) gideyim veya (gidem) vb.

Ünlü çarpışması : Ünlü ile biten bir kelimenin son sesi ile ünlü ile başlayan bir kelimenin ön sesinin yanyana gelmesi veya türetme ve ekleme durumlarında ve dilimize girmiş yabancı kelimelerde iki ünlünün karşılaşması olayı. Türkçe yanyana çift ünlülere elverişli bir dil olmadığından ünlü çarpışmasını önlemek için ya araya bağlama görevi yüklenen bir koruyucu y ünsüzü getirilir, yahut da ünlülerden biri düşer: ne asıl > nasıl? ne edeyim? > nideyim? ne ise > ne-y-i-se > neyse, faide > fāide > fayda, physiologic > fizyoloji, gece idi > gece-y-idi > geceydi, yürü-y-üş > yürüyüş, oyna-y-an > oynayan, oku-y-acak > okuyacak vb.

Ünlü daralması : Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. Bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında Anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb.

Ünlü değişimi : Ünlülerin ünlülere veya ünsüzlerin ünlülere yaptığı etki sonucunda bir ünlünün nitelik değiştirmesi olayı. Ünlülerin birbirine etkisine veya daha başka nedenlere bağlanan ünlü değişimi, ünlü uyumu; ünsüzlerin ünlülere etkisinden doğan ünlü değişimi, ünlü incelmesi, ünlü kalınlaşması, ünlü daralması, ünlü genişlemesi, ünlü yuvarlaklaşması veya ünlü düzleşmesi biçiminde (bunlara bk.) kendini gösterir. Genellikle ağızlarda görülür: kayış > geyiş, çocuk > çöcük, buz > büz, bıldır > bildir, «geçen yıl», beğen-> ban-,köle > kole; az > ız, ağaç / ıgaç, çağır-> çığır-, alınca > alıncı, koy-> guy-, ova > uva, cep > cöp, bebek > böbek, çekirge > çökürge, fırsat > fursat, müddet > middet vb. Türkçedeki ünlü değişimlerinin Almanca Bruder «erkek kardeş», Brüder «erkek kardeşler», İng. man «adam», men «adamlar» örneklerinde görüldüğü gibi anlama etkisi yoktur. Azerbaycan Türkçesi: säs däyişmäsi; Türkmen Türkçesi: çekimlinin üytgemegi (başgaçekimlää övrülmegi; Gagauz Türkçesi: vokal dönmesi ~ vokal diişimi ~ vokal düşmesi;Özbek Türkçesi: unliniň ozgarişi; Uygur Türkçesi: sozuq tavuşnin özgirişi; Tatar Türkçesi: suzıqlarnıňüzgärüwe; Başkurt Türkçesi: huzınqınıň üzgäreşe; Kmk: sozuk awaznı almaşınıwu;Krç.-Malk.: açık tawuşnu türleniwü; Nogay Türkçesi: sozıktıň awısuwı ~ sozıktıňözgelenüwî; Kazak Türkçesi: dawıstınıň özgerüwi; Kırgız Türkçesi: ündüünün özgörüşü; Alt::ündü tabıştıň kubuları; Hakas Türkçesi: ünnîglernîň alızii; Tuva Türkçesi: a'jık ünner solçulgazı;Rusça: izmeneniye glasnogo

Ünlü düzleşmesi : Çeşitli fonetik etkenlerle ve genellikle dilimize geçmiş yabancı sözlerde, ilk hecedeki yuvarlak sıradan bir ünlünün düz sıraya geçmesi olayı: pondiko > funduk > fındık, fustuk > fıstık, furnis > fırun > fırın, fursat > fırsat, vutsi > fuXci > fıçı, fortuna > furtuna > fırtına, süvari > sivari, münasip > minasip, yumurtga > yumurta > yımırta, muhtar > mıVdar, müddet > middet, zülf > zülüf > zilif, bülbül > bilbil, şüphe > şiphe, süpürge > sibirge vb. Bu olayda ikinci hecede görülen düzleşmeler, birinci hecedeki düzleşmelerin devamı niteliğindeki değişmelerdir.

Ünlü genişlemesi : Kelime içindeki dar sıradan, ı, i, u, ü ünlülerinin çeşitli nedenlerle boğumlanma özellikleri bakımından geniş sıradan a, e, o, ö ünlülerine dönüşmesi olayı: ağır > ağar, boğuz > boğaz, yağız > yağaz, bağışlanmak > bağaşlamak, buñalmak > boñalmak, kumar > komar, kümes > kömes, kundura > kondura, uğramak > oğramak, ihtiyar > ehtiyar, kelime > keleme, gelince > gelence, hediye > hedBaye vb. Bu genişlemede damak ünsüzlerinin etkisi ağır basar niteliktedir.

Ünlü ikizleşmesi : Yalın ya da ekler ile genişletilmiş kelimelerin iç seslerinde ve ünlüler arasında bulunan y, v, ğ, h ünsüzleri eriyip kaybolduklarında, bunların iki tarafında bulunan ve ayrı hecelere ait iken aradaki ünsüzün kaybolması ile yanyana gelmiş ünlülerin, tek bir nefes baskısı altında birleşmesi : ie, ia, uo, üo, aa, ii, uu, ai, au, ei: cierimiz (Nev.), uahıt (o vakit, Nev.), buria (Nev.), yaar < yağar (Nev.), deel < değil (Kars), sounda < sonunda (Kars), söüne söüne < sevine sevine (Kars) nerei < nereye (Manisa-Alşehir), açeim < açayım (Ayd.) vb. Ayrıca bk. ikiz ünlü.

Ünlü incelmesi : Bazı ünsüzlerin etkisiyle kelimenin türlü hecelerinde kalın sırada bulunan ünlülerin veya ünlülerden birinin ince sıraya geçmesi olayı: yaşıl > yeşil, alma > elma, uca > yüce, tışı > dişi, şış > şiş, ağaç > aveç, dolaş- > doleş- (Man.), tayyare > teyyare, kolay > goley (Nev.), muhkem > mühkem, azamet > ezimet (Kars), mezar > mezer, dane > dene vb.

Ünlü kalınlaşması : İnce ünlülerin, belirli ünsüzlerin kalınlaştırma veya kalın ünlülerin benzeştirme etkilerine bağlı olarak veya daha başka bir nedenle kelimede ön, iç ve son seslerde kalın sıraya geçmeleri: emanet > amanet, ateş > ataş, bahçe > bahça, zâlim > zalım, hizmet > hızmat, yirmilik > yığırmilik, görmek > gormek, göz > goz, heves > haves vb.

Ünlü ile ilgili Cümleler

  • Gönüllüler mi kazanır ünlüler mi?
  • Ünlü bir futbolcu olmak istiyorum.
  • Genç kız Nicki Minaj gibi ünlü olmak istiyor.
  • Ünlü bir fizikçi olmanın yanı sıra, o büyük bir romancıdır.
  • Ünlü biri ölünce neredeyse tam kadro oradaydınız bu vefa mı?
  • Belize set resifi, kuzey yarımküredeki en büyük set resifidir ve aynı zamanda popüler bir dalış noktası olan Büyük Mavi Delikle de ünlüdür.
  • Bir gün ünlü olacaksın.
  • Ünlü değilim.
  • Galileo Galilei tarihteki en ünlü astronomlardan biridir.
  • Bir Çin şirketi New York'taki en ünlü otellerden birini satın aldı.
  • Ünlü biri hayal akıldan daha önemlidir dedi.
  • Ünlü bir mimar bu evi inşa etti.
  • Ünlü çini sergilenmektedir.
  • Onun küçük erkek kardeşi ünlü bir futbol oyuncusu.

Diğer dillerde Ünlü anlamı nedir?

İngilizce'de Ünlü ne demek? : adj. famous, well known, famed, glorious, reputable, noted, prestigious, celebrated, distinguished, eminent, great, illustrious, of mark, prominent, renowned, reputed, sonant

n. vowel, sonant

n. flour

Fransızca'da Ünlü : célèbre, fameux/euse, illustre, lancée, notoire, renommé/e, réputé/e, voyelle [la]; (ki

Almanca'da Ünlü : n. Selbstlaut, Sonant, Vokal

adj. bedeutend, bekannt, beleumdet, berühmt, illuster, namhaft

Rusça'da Ünlü : adj. известный, знаменитый, прославленный, признанный, славный, гласный