Üreme nedir, Üreme ne demek

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: çoğalma]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Çoğalma.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir durum veya nesnenin benzerinin oluşturulması, çoğalma, duplikasyon, replikasyon.

Erişkin vücuttan yavru elde edilmesi.

Zooloji alanındaki anlamı:

(anlamdaş. çoğalma, karşılık: reprodüksiyon), (Lat. re = tekrar anlatan ön ek Lat. producere = meydana getirmek): Organizmanın oğul döl vererek türünü ya da ırkını devam ettirmesi.

İngilizce'de Üreme ne demek? Üreme ingilizcesi nedir?:

reproduction

Osmanlıca Üreme ne demek? Üreme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tenasülî, tenasül

Üreme anlamı, kısaca tanımı:

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

Üreme organları : Organizmada üreme görevi için birlikte oluşmuş organlar bütünü.

Döllenmesiz üreme : Döllenmemiş yumurtanın gelişmesiyle oluşan üreme biçimi, partenogenez.

Eşeyli üreme : İki bireyin bir araya gelmesini gerekli kılan ve gametlerin birbirleriyle döllenmesini sağlayan üreme biçimi.

Eşeysiz üreme : Eşey hücreleri oluşturmaksızın, bölünme yoluyla çoğalma.

Kendiliğinden üreme : Her türlü bilimsel üreme olayının dışında, yoktan var olmayı anlatan bilim dışı kuram.

 

Ürem : Faiz, getiri.

Üremek : Yetişmek. Canlı, doğup çoğalmak. Çoğalmak, artmak.

Mantar gibi üremek : Hızla çoğalıp yayılmak.

Canlı : Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canı olan, diri, yaşayan. Güçlü, etkili. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.

Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.

Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda.

Birleşme : Birleşmek işi.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Tohum : Spermatozoit. Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Soy sop, döl, nesil, sülale. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.

Spor : Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü.

Üreme büyüklüğü : Bir populasyondaki bir döl sırasında çoğalmaya giren birey sayısı.

 

Üreme dağarcığı : (botanik)

Üreme dönemi : Yumurtlamanın olduğu belirli zaman aralığı, yumurtlama dönemi.

Üreme fizyolojisi : Üremeyle ilgili olayları inceleyen fizyolojinin alt bilim dalı, reprodüktif fizyoloji.

Üreme göçü : Çoğalmak amacıyla, yumurtlamaya uygun alanlara gitme*, yumurtlama göçü.

Üreme hızı : Kadın çoğanın yıllık ya da her kuşakta kendini yenileme hızı.

Üreme hücreleri : Üreme organlarında meydana getirilen eşey hücreleri (yumurta ve sperm).

Üreme izolasyonu : Coğrafik izolâsyonun etkisinde kalan populasyonlara ait bireylerin kalıtsal yapısını tümüyle kapsamayan, ancak üreme davranışında, üreme periyodunda ve üreme organlarında ortaya çıkan değişiklikler.

Üreme kanalı : Üreme organlarının dışarı uzanan kanallarından her biri. Gonodukt. Üreme organlarının dışarı uzanan kanallarından her biri, gonudukt.

Üreme organı : Üreme sistemini meydana getiren ovaryum, testis, uterus gibi organların her biri. Reprodüksiyon organı. [Bakınız: üreme sistemi]

Üreme ile ilgili Cümleler

  • İnsan neslinin üremesiyle ilgili belgesel çekmekten vazgeç.
  • Bu mikroorganizmaların çoğalıp üremesinden sorumlu ilk mikroorganizmayı mikroskopta görebilir miyiz?
  • Bu kimyasal mikropların üremesini engeller.
  • İnsanoğlu neden üreme içgüdüsüne sahiptir?
  • Penis, erkek üreme organlarından biridir.

Diğer dillerde Üreme anlamı nedir?

İngilizce'de Üreme ne demek? : adj. reproductive, seminal

n. reproduction, increase, breeding, proliferation, propagation, semination

Fransızca'da Üreme : génération [la], propagation [la], reproduction [la]

Almanca'da Üreme : n. Fortpflanzung

Rusça'da Üreme : n. размножение (N)

adj. детородный