Üretim nedir, Üretim ne demek

"Üretim" ile ilgili cümle

  • "Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor." - N. Meriç

Coğrafya'daki terim anlamı:

İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Mal ve hizmetleri bir dizi işlemden geçirerek biçim, zaman ve mekân boyutuyla faydalı hale getirmek veya faydalılıklarını artırmaya yönelik her türlü etkinlik.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

yetiştirme (ürüt) (coğrafya)

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Çıkarma, elde etme, ürünün tüketiciye aktarılan kısmı, istihsal.

Sosyoloji'deki anlamı:

İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için zorunlu olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, bunu yaparken kendi kendilerini de değiştirmeleri süreci.

Bilimsel terim anlamı:

İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi.

Yapımsız ya da yarı yapımlı özdeği el, makine ile işleyerek kimyasal ya da fiziksel niteliğini değiştirme.

 

Ekme ya da dikme yolu ile yeni ürün sağlama.

Malların biçim ve bileşiminde değişiklik yaparak ekonomik anlam ve alanda yararlı sonuçlara varma.

Olumlu nitelikteki malların niceliğini çoğaltma, artırma.

Ürün ortaya koyan işlem ya da eylem.

tarım: Bitki ve hayvanlardan ürün sağlama işi.

işleyim: a. Nicelik bakımından üretilmiş şey. b. Üretme düzeyi; tüketim özdeklerini üretmek için kullanılan araç, aygıt, işlem ve benzeri tümü.

işletmecilik: Birim zaman içinde, bir işçi, makine, işlik ya da işletmece üretilen nicelik.

İngilizce'de Üretim ne demek? Üretim ingilizcesi nedir?:

production

Osmanlıca Üretim ne demek? Üretim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

istihsâl, (hasılat)

Üretim hakkında bilgiler

Üretim; sonsuz olan insan ihtiyaçlarını karşılamak için kıt mal ve hizmetlerin miktarını ya da faydalarını artırmaya yönelik çabalar olarak tanımlanabilir. Bu sebeple üretim, imalat kavramından ayrılır; zira imalat, üretimden farklı olarak sadece bir malın sayısını ya da faydasını arttırma çabasıdır. Ayrıca üretim, mal veya hizmet üreten bir işletmenin üç temel faaliyetlerinden birisidir.

Mal ve hizmetlerin faydaları, ürünün şekilini, yerini, zamanını ve mülkiyetini değiştirerek sağlanabilir.

 

Ürünün şeklinin değiştirilerek insanların ihtiyaçlarına daha iyi hizmet etmesini sağlayarak ürüne değer katılabilir. Kilden çanak çömlek yapılması, top kumaştan elbise yapılması gibi...

Ürünün çok bulunduğu ya da üretildiği yerden az bulunduğu yerlere ya da onlardan yararlanacak kişilere taşıyarak ürüne değer kazandırılabilir.

Üretim ile ilgili Cümleler

  • Raf ömrü üretim tarihinden itibaren 12 aydır.
  • Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.
  • Üretim tarihi kapağın üzerinde (yazıyor).
  • Üretim zaten başladı.
  • üretim bandında çalışmak işçileri otomata çeviriyor.
  • Otomobil üretimi doruğa ulaştı.
  • Kasımda yağ üretimi için zeytinler hasat edilir.
  • Üretim oldukça arttı.
  • Çelik üretiminin bu yıl 100 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor.
  • Üretim düşük.
  • Üretim hızla düştü.
  • Bu, küresel ısınmadan sorumlu ana gaz olan karbondioksitin daha fazla üretimine yol açacak.
  • Odun, kağıt üretimi için bir hammaddedir.
  • Üretim tarihi kapak üzerinde gösteriliyor.

Üretim kısaca anlamı, tanımı:

Faaliyet : Çalışma. Canlılık, hareket. İşler durumda olma, etkinlik.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam. Görev, iş.

Üretim araçları : Üretim sürecinde kullanılan iş, araç ve gereçlerin bütünü.

Üretim artığı : Ekonomide üretim fazlalığı.

Üretim bandı : Fabrikalarda ürünün daha hızlı bir biçimde üretilmesi amacıyla üstünde çeşitli parçaların takıldığı, çeşitli işlemlerin yapıldığı, hareketli şerit.

Üretim biçimi : Toplum hayatında insanların yaşamları için gerekli olan şeyleri elde etmelerinin tarih içinde gösterdiği türlü düzenlemeler olan kölecilik, sermayecilik, toplumculuk vb.nin her biri.

Üretimevi : Fabrika.

Üretim güçleri : Bir toplumdaki insan ögesi, üretim araçları, üretim deneyleri ve alışkanlıklarının bütünü.

Üretim ilişkileri : Toplum hayatında maddi zenginliklerin üretimi, değişimi ve dağılımı süreci içinde toplum üyeleri arasında ortaya çıkan ve insan bilincinden bağımsız olarak var olan nesnel, maddi ilişkiler.

Üretim kooperatifi : Anamalı olmayan işçilere kendi aralarında ortaklık kurma imkânı sağlayan kooperatif sistemi.

Fason üretim : Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan üretim, fason imalat.

Merdiven altı üretim : Yasal olmayan yollarla yapılmış olan üretim.

Seri üretim : Bir fabrika veya atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi, seri imalat.

Üretimlik : Fabrika.

Üretimsel : Üretimle ilgili.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür.

Meydan : Alan, saha. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Fırsat, imkân veya vakit.

Getirme : Getirmek işi.

İstihsal : Üretim. Elde etme.

Tüketim : Üretilen veya yapılmış olan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı. Tüketme işi.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Sonsuz : Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Sonu ve sınırı olmayan şey. Birçok. Çok. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan. Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik).

Üretim anarşisi : Marksist yaklaşımda, kapitalistlerin üretimi toplumsal olarak düzenleyememeleri sonucu tek tek ürettikleri mala olan istemin ötesinde üretim yapmaları, piyasanın emebileceğinin üzerinde üretim kapasitesini genişletmeleri nedeniyle ortaya çıkan ve kapitalizmin dönemsel olarak kriz ve bunalımlar yaşamasının açıklanmasında merkezi öneme sahip olan kavram. krş. eksik tüketim bunalımı

Üretim birliği : Üreticilerin ve yapımcıların mallarını aracılara yer vermeden karşılıklı yardım ve dayanışma yolu ile satabilmeleri ve kazançlarını aralarında paylaşabilmeleri amacıyla kurdukları ortağı ve anamalı değişik birlik.

Üretim dışı iş : Emeği üretim ile doğrudan doğruya ilgili olmayan işçilerin yaptığı iş.

Üretim elemanı : Bir nükleer reaktörde kullanılan, zincirleme tepkime verebilen en küçük eleman.

Üretim faktörleri : Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler.

Üretim fonksiyonu : Çıktı ile girdiler arasındaki teknik ilişkiyi gösteren fonksiyon.

Üretim gecikmesi : Üretim sürecinde girdilerin alınması ile sonul malın üretilmesi arasında geçen zaman.

Üretim gereci : Yapımlı özdekler varlığında yer alan ilkel nesneler.

Üretim gücü : Bir makinenin belirli bir süre içindeki yapım gücü.

Üretim kar payı : Olağan maaş ya da ücretine ek olarak, doğrudan doğruya üretime bağlı dönük ve parça başına işçiye verilen özence.

Diğer dillerde Üretim anlamı nedir?

İngilizce'de Üretim ne demek? : n. production, manufacture, output, generation, outturn, procurement, turnout

Fransızca'da Üretim : production [la]

Almanca'da Üretim : n. Fertigung, Gewinnung, Produktion

Rusça'da Üretim : n. производство (N), выработка (F), продукция (F), добыча (F)

adj. производственный