Üretmek nedir, Üretmek ne demek

"Üretmek" ile ilgili cümle

  • "Şiir üretmek."
  • "Petrol üretmek. Çimento üretmek."
  • "Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Konuşulan konuyu uzatmak, üstünde durmak.

İşi kolaylaştırmak.

Öğretmek.

Abartmak.

Maya yapmak.

Uzatmak, çoğaltmak (özellikle söz, yol, iş için).

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

yetiştirmek (coğrafya)

İngilizce'de Üretmek ne demek? Üretmek ingilizcesi nedir?:

generate

Osmanlıca Üretmek ne demek? Üretmek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

istihsâl etmek

Üretmek anlamı, tanımı:

Üretme : Üretmek işi.

Aynı : Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Benzer.

Canlı : Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canı olan, diri, yaşayan. Güçlü, etkili. Hareketli, hayat dolu, dinamik.

Çoğaltmak : Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak, fazlalaştırmak, ziyadeleştirmek. Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek.

 

Ekonomik : Kolay kullanılabilen. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı.

Etkinlik : İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. Etkin olma durumu, müessiriyet.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Eser.

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Yaratmak : Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak. Allah, olmayan bir şeyi var etmek.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. İletmek, bildirmek. İleri sürmek. Sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Üretmek ile ilgili Cümleler

  • Sınırsız sayıda cümle üretmek mümkündür.
  • Bahaneler üretmek zorunda değilsin.
  • Eğilim her zaman daha az işçi kullanarak daha fazla ürün üretmektir.
  • Robotlar araba üretmek için kullanılır.
  • Senin için bahaneler üretmek zorunda kalmayı sevmiyorum.
  • Onları üretmek için en ucuz yer olduğundan dolayı elbiselerimizin çoğu Bengladeş'te yapılırlar.
  • Genel bir kural olarak, eleştirmek kolaydır ama alternatif öneri üretmek zordur.
 

Diğer dillerde Üretmek anlamı nedir?

İngilizce'de Üretmek ne demek? : v. breed, produce, propagate, manufacture, fabricate, generate, churn out, grow, incubate, procreate, procure, put out, turn out

Fransızca'da Üretmek : produire, fabriquer, débiter, enfanter, propager

Almanca'da Üretmek : v. bauen, erstellen, erzeugen, fertigen, herstellen, produzieren, vorfertigen, zeugen, züchten

Rusça'da Üretmek : v. размножать, разводить, культивировать, производить, вырабатывать, произвести, выработать