Üstüne gelmek nedir, Üstüne gelmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: üstüne varmak].

Zorlamak: Pek üstüme geldiler. Ben de ister istemez 'pekiy' didim.

Saldırmak.

Üstüne gelmek ile ilgili Atasözü veya Deyim

(bir şeyin) üstüne gelmek : bir şey yapılırken veya konuşulurken çıkagelmek.

birbiri üstüne gelmek : arka arkaya meydana gelmek, ara vermeden olmak.

Üstüne gelmek anlamı, tanımı

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

İster istemez : Zorunlu olarak, elinde olmadan. Yarı gönüllü olarak, biraz mecbur olarak.

Üstüne varmak : Saldırmak.

Saldırmak : Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.

Zorlamak : Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.

Saldırma : Saldırmak işi. Bir tür büyük bıçak.

 

Zorlama : Zorlamak işi, zecir. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk. İçten gelmeyen. Zorlanarak sağlanan, cebrî.

Varmak : Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. Kadın, evlenmek. Hoş olmayan bir sona ermek. Acımadan, çekinmeden yapmak. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. Bir durumdan başka duruma geçmek.

İsteme : İstemek işi.

Zorla : Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori. İstemeyerek, isteksiz olarak, zoraki.

Didim : Aydın iline bağlı ilçelerden biri.

İster : Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.

Varma : Varmak işi.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Peki : Evet. Pekâlâ.

Diğer dillerde Üstündelik hali anlamı nedir?

Fransızca'da Üstündelik hali nedir ? : superassif ou superessif