Üsteğmen nedir, Üsteğmen ne demek

Üsteğmen; bir askerlik terimidir.

  • Orduda rütbesi teğmenle yüzbaşı arasında olan subay

Üsteğmen hakkında bilgiler

Üsteğmen, birçok ülkenin kara ve hava kuvvetlerinde asıl görevi takım komutanlığı olan ve Teğmenle Yüzbaşı arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-1'dir.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde toplam görev süreleri 6 yıldır. Doktora ,sanatta yeterlilik veya yüksek lisans programlarını bitirme gibi mümtaz terfi durumlarında bu dönem 4 ila 5 yıla düşmektedir. Takım komutanı ile bölük komutanı görevlerini icra edebilirler.Sadece Kıdemli Üsteğmen'ler Bölük Komutanı görevini yapabilirler.

Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarındaki karşılığı Mülâzımı Evvel'dir.

Üsteğmen kısaca anlamı, tanımı:

Rütbe : Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki. Mertebe, derece, paye.

Teğmen : Orduda rütbesi asteğmenle üsteğmen arasında olan, takım komutanlığı yapan subay, mülazım.

Yüzbaşı : Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay.

Üsteğmenlik : Üsteğmen olma durumu. Üsteğmenin görevi. Üsteğmenin rütbesi.

Ordu : Çok sayıda insan, kalabalık. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.

 

Subay : Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker.

Ülke : Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Hava : Müzik parçalarında tür. Çekicilik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Çevreyi kuşatan boşluk. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Gökyüzü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Esinti.

Kuvvet : Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Fiziksel güç, takat. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü. Yetke, erk, nüfuz. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Güç. Dayanıklı olma durumu.

Asıl : Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Gerçek, esas. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Gerçeklik. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Kök, köken, kaynak. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.

Görev : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

 

Diğer dillerde Üsteğmen anlamı nedir?

İngilizce'de Üsteğmen ne demek? : n. first lieutenant, lieutenant junior grade, lieutenant

Almanca'da Üsteğmen : der Oberleutnant

Rusça'da Üsteğmen : n. лейтенант: старший лейтенант (M)