Üzüntü nedir, Üzüntü ne demek

  • Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür

"Üzüntü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Beni sevmiyor, yeniden zihnimi kurcalamak, sinirlerimi üzüntü içinde bırakmak istiyor." - E. İ. Benice

Fransızca'da Üzüntü ne demek?:

dysphorie

Üzüntü anlamı, kısaca tanımı:

Üzüntü vermek : Tedirginlik yaratmak, sıkıntı ve huzursuzluğa yol açmak.

Üzüntülü : Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak. Üzüntüsü olan, acılı, müteessir. Üzüntü veren.

Üzüntüsüz : Üzüntüsüz bir biçimde, üzüntüsü olmadan. Üzüntüsü olmayan, sıkıntısız, acısız.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Tedirgin : Rahatı, huzuru kaçmış, bizar.

Teessür : Üzüntü. Duygulanım.

Keder : Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.

Üzüntü vermek : tedirginlik yaratmak, sıkıntı ve huzursuzluğa yol açmak. İlgili cümle: "“Üzüntü versin diye ara sıra uydurduğu yalanların tesiri altında kalmıştım.”" R. H. Karay.

Üzüntü ile ilgili Cümleler

 
  • Üzüntülerini unut.
  • Herkes senin için üzüntü duydu.
  • Ali piyano çalarak aşk üzüntüsünü unutmaya çalıştı.
  • Annesinin kaybı ona üzüntü ve pişmanlık getirdi.
  • Üzüntünü paylaşıyorum.
  • Onun yüzü üzüntüsü yüzünden dokunaklıydı.
  • Ben üzüntülüyüm.
  • Üzüntü onu çıldırttı.
  • Üzüntüsünü gülümsemeyle gizledi.
  • Üzüntümü kimseyle paylaşamıyorum.
  • O, üzüntüden ölüyor.
  • Bir kalpte üzüntü varsa, o kalp benim kalbimdir.
  • Üzüntüsünü yenmesi için ona yardım etti.
  • Üzüntü olmadan mutluluğun tadı yoktur.

Diğer dillerde Üzüntü anlamı nedir?

İngilizce'de Üzüntü ne demek? : n. affliction, care, chagrin, damp, dejection, desolation, distress, disturbance, fret, grief, hurt, mopes, regret, sadness, slough, sorrow, strait, trouble, unhappiness, woe, worry, straits

Fransızca'da Üzüntü : chagrin [le], peine [la], souci [le]

Almanca'da Üzüntü : n. Bedauern, Beklemmung, Betrübnis, Bitternis: Bitternisse, Erschütterung, Gedrücktheit, Harm, Leidwesen, Mühsal, Peinlichkeit, Trauer

Rusça'da Üzüntü : n. беспокойство (N), томление (N), огорчение (N), печаль (F), угнетение (N)