Üzüntülü nedir, Üzüntülü ne demek

Üzüntülü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Üzüntüsü olan, acılı, müteessir.
  • Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak.
  • Üzüntü veren

"Üzüntülü" ile ilgili cümleler

  • "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu." - P. Safa
  • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." - Y. K. Beyatlı

Üzüntülü kısaca anlamı, tanımı:

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Acılı : Acısı olan, kederli. Acı katılmış olan.

Müteessir : Etkilenmiş. Üzülmüş, üzüntülü.

Biçim : Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Üzüntülü : Üzüntü veren. Üzüntüsü olan, acılı, müteessir. Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Sayıların ilki. Beraber. Aynı, benzer. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek.

 

Üzüntülü ile ilgili Cümleler

  • O, bana üzüntülü şekilde baktı.
  • Zor ve üzüntülü zamanlarda diğer insanlar için bir şey yapmaya çalışırız.
  • Ben üzüntülüyüm.
  • İnsan yaşlandıkça daha unutkan oluyor, unuttuklarım olursa bu durumdan üzüntülü ben çıkmam.

Diğer dillerde Üzüntülü anlamı nedir?

İngilizce'de Üzüntülü ne demek? : adj. dark, distressed, hard pressed, sad, sorry, woebegone, worried

n. affliction, care, chagrin, damp, dejection, desolation, distress, disturbance, fret, grief, hurt, mopes, regret, sadness, slough, sorrow, strait, trouble, unhappiness, woe, worry, straits

Fransızca'da Üzüntülü : triste, affligé/e, ennuyeux/euse, soucieux/euse

Almanca'da Üzüntülü : adj. bekümmert, bewegt, gedrückt, vergrämt

Rusça'da Üzüntülü : adj. беспокойный, хлопотливый, огорченный, печальный, невеселый, грустный, раздосадованный