Işık benzeri nedir, Işık benzeri ne demek

Işık benzeri; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Işıkların düzenlenmesi sırasında asıl oyuncunun yerine istenilen devinimleri yapan benzer.

Işık benzeri anlamı, kısaca tanımı

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör

Benzeri : Aynı.

Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Düzenlenme : Düzenlenmek işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

 

Işıklar : Afyon şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın şehri, Karacasu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın kenti, Nazilli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehri, Bigadiç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir şehri, Darıca nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir şehri, Dursunbey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir ili, Kireç nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Balıkesir kenti, Sındırgı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bolu ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Burdur şehrinde, Yeşilova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bursa şehri, Çaltılıbük nahiyesine bağlı bir bölge. Çanakkale ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır ilinde, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ ili, Aydınlar bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Tekman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Hakkâri ilinde, Bağışlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel ili, Mut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İstanbul şehri, Kemerburgaz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir ilinde, Kınık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir şehri, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri şehri, Toklar bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırıkkale ilinde, Balışeyh ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Konya ilinde, Bozkır belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya ili, Gölören bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kütahya şehrinde, Altıntaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kütahya şehrinde, Gediz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehrinde, Alaşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Gelembe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tekirdağ kenti, Barbaros bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, Bereketli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Akçaabat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Düze : Doz.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Asıl : Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

Diğer dillerde Işık benzeri anlamı nedir?

İngilizce'de Işık benzeri ne demek ? : stand-in double