Idles türkçesi Idles nedir

  • Boş gezmek.
  • Boşa harcamak.
  • Başıboş.
  • Boşta olmak.
  • Rölantide çalışmak.
  • Boşta çalışmak.
  • Avarelik etmek.
  • (motor) boşta çalışmak.
  • Oyalanmak.
  • Boş durmak.

Idles ile ilgili cümleler

English: He idles away his time.
Turkish: O, zamanını boşa harcar.

Idles ingilizcede ne demek, Idles nerede nasıl kullanılır?

Idless : Boşta çalışmak. Avarelik etmek. Oyalanmak. Boş gezmek. Boş durmak. Boşta olmak. Boşa harcamak. Başıboş. Rölantide çalışmak. (motor) boşta çalışmak.

Idlesse : Pasiflik. Aylak. Kullanışsızlık. Kullanışsız olma durumu. Ivır zıvırlık. Boş durma. Boş gezme. Boş gezen. Değersizlik. Tembellik.

Idlesses : İşsiz kişiler.

Idlest : Oyalanmak. Boşa geçen. Başıboş. Haylaz. (motor) boşta çalışmak. İşlemeyen. İşsiz güçsüz. Yersiz. İşe yaramaz. Kullanılmayan.

Aidless : Çaresiz. Yardım edilemeyecek durumda olan. Yardıma muhtaç.

Unbridles : Dizginini çıkarmak. Gemini çıkarmak.

Idle around : Oyalanmak.

Idle about : Zaman öldürmek. Aylak aylak dolaşmak. Boş gezmek.

Sidles : Yan yan getirmek. Sokulmak. Yanlamak. Yanaştırmak (gemiyi). Yan yan gitmek. Yan yana gitmek. Yanaşmak. Tereddütlü yürümek.

Bridles length : Palamar boyu. Deniz milinin onda biri, 120 kulaç.

İngilizce Idles Türkçe anlamı, Idles eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Idles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Piss about : Göt gezdirmek. Sallamamak. Serserilik etmek. Boşlamak.

Piss around : Serserilik etmek. Göt gezdirmek. Sallamamak. Boşlamak.

Dawdle : Salınmak. Ağır davranmak. Aylaklık etmek. Eğlenmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Sallanmak. Zaman harcamak. Boşa geçirmek. İşi ağırdan almak.

Fritters : İsraf etmek. Parça parça doğramak. Ziyan etmek.

Work shy : Kaytarıcı. İşten kaytaran. Tembellik yapan.

Slothful : Üşengeç. Tembel. Miskin. Tembellik yapan. Uyuşuk. İşten kaytaran. Üşengen. Sümsük. Hımbıl.

Unengaged : Nişanlı olmayan. Sözlü olmayan. Boş. Serbest.

Dawdles : Boşa geçirmek. İşi ağırdan almak. Salınmak. Ağır davranmak. Sallanmak. Aylaklık etmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Zaman harcamak. Eğlenmek.

Dissipating : Dağıtmak. Çarçur etmek. Gidermek. Yaymak. Yok etmek.

At a loose end : İşsiz güçsüz. Avare. Gayesiz. Boşlukta.

Idles synonyms : uneffective, cast away, devil may care, leisured, lazy, be at a loose end, idle about, idless, burn daylight, errantly, ineffective, be in neutral, fritter, amuse oneself, dawdled, adrift, be at loose ends, lounge about, lounge around, bone lazy, be unemployed, drifters, dallies, helmless, dawdle along, footle, bone idle, chuck away, fling away, fiddle away, faineant, lackadaisical, indolent.

Idles zıt anlamlı kelimeler, Idles kelime anlamı

Employed : İşi olan. Meşgul. Çalışan (kimse). Kullanılmış. Çalışan. İşe alınan. İş sahibi.

Busy : Meşgul. Başı kalabalık. İşlek. Faal. Yoğun. Hareketli. Kullanımda.

Effective : Fiili. Verimli. Geçerli olan. Efektif. Etki yaratan. Etkili. Yürürlükte olan. Tesir. Gerçek.

Idles antonyms : run.