Imagines türkçesi Imagines nedir

  • Farzetmek.
  • Zannetmek.
  • Hayalinde canlandırmak.
  • Tasarımlamak.
  • Sanmak.
  • Tasavvur etmek.
  • Kafasında canlandırmak.
  • Farz etmek.
  • (antik roma) ataların mumdan yapılan portreleri.
  • İmgelemek.
  • Hayal etmek.

Imagines ile ilgili cümleler

English: Jale often imagines her wedding.
Turkish: Jale sık sık düğününü hayal eder.

Imagines ingilizcede ne demek, Imagines nerede nasıl kullanılır?

Imagine that : Bir hayal etsene. Farzet ki. Düşün ki.

Just imagine : Sadece kendi kafanda canlandır. Sadece hayal et. Bir an için tasavvur et. Bunun hakkında sadece düşün.

Imagine : Düşünmek. Farz etmek. Hayal kurmak. Hayal etmek. Kafasında canlandırmak. Hayalinde canlandırmak. İmgelemek. Düşlemek. Tasarımlamak. Tasavvur etmek.

Imagined : Hayal edilen. Muhayyel. Gerçek olmayan. Gerçeküstü. Akılda canlandırılmış. Hayal edilmiş. Zihinde yaratılmış.

Imagineer : Hayal inşa etmek. Hayal etme pratiği yapan kimse. Zihinde tasarlayan kimse. Hayal etmeden uzman. Hayal mühendisi.

Imaginable : Düşünülebilir. Akla gelen. Düşünülebilen. Düşlenebilen. Hayal edilebilir. Tasavvur edilebilir. Göz önüne getirilebilir.

Imaginal : Yetişkin bir böcekle ilgili. Zihinsel imaj ile ilgili. Hayal ile ilgili. Hayal etme ile ilgili. Bir imagoya benzeyen (zooloji). Görüntü ile ilgili. Bir imago (yetişkin böcek) ile ilgili (zooloji). İmajinal.

 

Imaginarily : Düşsel olarak. Hayali bir şekilde.

Imaginer number : Sanal sayı. İşlemi yapılarak karşılığı bulunamayan ya da kendisiyle çarpılınca eksili değer veren sayı. örn. v-1.(...).

Imaginably : Makul olarak. Hayal edilebilir bir biçimde. Hayal edilebilir bir şekilde. Tasavvur edilebilir bir şekilde.

İngilizce Imagines Türkçe anlamı, Imagines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imagines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Woolgather : Hayal kurmak. Yün toplamak. Düşlemek. Koyunlardan dökülen yünleri toplamak. Fantezi kurmak.

Called up : Hatırlamak. Telefon etmek. Gelmesini sağlamak. Askere çağırmak. Getirtmek. Silah altına almak.

Assumes : Takınmak. Saymak. Taslamak. Üstüne almak. Varsaymak. Addetmek. Üstlenmek.

Fanciest : Süslü püslü. Bayılmak (sevmek vb). Tahayyül etmek. Beğenmek. Süs. Moda. Aşırı. Fahiş. İstemek.

Conceive : Düşünmek. Aklı almak. Gebe kalmak. Kurmak. Akıl erdirmek. Tasarlamak. İfade etmek. Kavramak. Hamile kalmak. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak.

Envisage : Usunda canlandırmak. Göze almak. Öngörmek. Zihninde canlandırmak. Planlamak. Gözünde canlanmak. Önceden düşünmek.

Conceptualise : Canlandırmak. Tasarlamak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Tasavvur emek. Kavramsallaştırmak.

Conceptualize : Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualise). Tasarlamak. Kavramsallaştırmak. Canlandırmak. Tasavvur emek.

Deemed : Saymak. İnanmak. Dikkate almak. Varsaymak.

 

Conceive of : Gebe kalmak. Düşünmek.

Imagines synonyms : create by mental act, ween, envisages, conjure up, conjectures, dent, fancy, opine, deem, prefigure, hypothesised, conceptualized, have in view, expect, ideate, conceptualised, reckon, opines, create mentally, daresay, supposes, daydream, calculate upon, conjecturing, fantasy, presume, visualizes, figure, suspect, anticipate, picture, hypothesising, conceptualizes.