Imbricate türkçesi Imbricate nedir
- İmbrikat.
- Üst üste bindirmek.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Balık sırtındaki pullar ya da çatı kiremitleri gibi üst üste binmiş yapılar.
Imbricate ingilizcede ne demek, Imbricate nerede nasıl kullanılır?
Imbricate structure : Pulsu yapı. Bindirmeli yapı. Dam kiremitleri gibi yerleşmiş, çok sayıda birbirine koşut bindirmeli yapı.
Imbricated : Üst üste konulmuş. Katmerli. Üstüste binmiş. Birbiri üstüne binen kenarları olan (çatı kiremitleri gibi). Üst üste konmuş. Birbiri üstüne gelen bölmeler halinde örtülmüş. Üst üste bindirilmiş.
Imbrication : Bindirme. Üst üste koyma.
Imbrications : Katmerlenme. Üst üste koyma. Kenarları üst üste binme. Birbirine bindirme. Birbiri üstüne bindirilmiş çatı kiremitlerine benzeyen hat. Üstüste binme. Bindirme.
Imbricative : Üst üste binen. Katmerli. Birbirine geçen. Kat kat.
Fimbriated : Püsküllü. Püsküllü (botanik terimi). Püsküllü bitki. Saçaklı.
Fimbriatus : Fimbriyatus. Saçaklı, püsküllü.
Fimbria tubae : Infundibulum tubae uterinae'nin kenarlarından çıkan, düzensiz, saçak biçimindeki uzantılar. Fimbriya tuba.
Fimbria : Saçak. Püskül (botanik, zooloji). Fimbriya. Fibril. Saçak, püskül, uç. belli bakterilerde bulunan küçük iplik tarzında sitoplazmik ekletilerden biri, pilus. bakteri yüzeyinin antijenik özellikleriyle ve bakteri kolonizasyonuyla ilişkilidir.
Mare imbrium : Yağmur denizi. Ay yüzeyindeki düzlüklerden biri.
İngilizce Imbricate Türkçe anlamı, Imbricate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Imbricate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imbricated : Birbiri üstüne gelen bölmeler halinde örtülmüş. Birbiri üstüne binen kenarları olan (çatı kiremitleri gibi). Katmerli. Üst üste konulmuş. Üst üste bindirilmiş. Üstüste binmiş. Üst üste konmuş.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Overlap : Çakışmak. İki yük dağılımının ortak bölgesi. Kaplamak. Kaplaşım. Örtüşmek. Kısmen kaplamak. Üstüste binmek. Aşmak. Binmek. Ek yerinde oluşan çift film kalınlığının durumu.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Rough : Hoyrat. Kaba saba. Talihsiz. İnişli yokuşlu. Kabaca. Haşin. Cilasız. Fırtınalı. Kaba. Tüylü.
Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Imbricate synonyms : unsmooth, acacia, abductor muscle, abiotic environment, a site, a chromosome, a cells, abo blood groups system, aardwolf, abramis zone.
Imbricate zıt anlamlı kelimeler, Imbricate kelime anlamı
Smooth : Tatlı. Düz. Düzgün. Düzlemek. Şık. Sinekkaydı. Pürüzsüz. Yatıştırmak. Sakin. Buruşukluklarını gidermek.
Imbricate ingilizce tanımı, definition of Imbricate
Imbricate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lay in order, one lapping over another, so as to form an imbricated surface. Bent and hollowed like a roof or gutter tile.

Bu kısımda Imbricate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Imbricate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Imbricate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Imbricate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.