Imbursement türkçesi Imbursement nedir

Imbursement ingilizcede ne demek, Imbursement nerede nasıl kullanılır?

Reimbursement : Gönderilen nesnenin parası ödenilerek ilgili yerden alınabilmesi. Harcamalarını karşılama. İtfa ödemesi. Ödemeli gönderme. Para (masrafları karşılayan). Parayı geri verme. Ödeme. Ödeme (masrafları karşılayan). Rambursman. Masrafını ödeme.

Reimbursements : Harcamalarını karşılama. Geri verme. Masrafını ödeme. Geri ödeme. Rambursman.

Imburse : Para yatırmak. Yatırmak (para).

Reimburse : Masraflarını karşılamak. Bedelini ödemek. Telafi etmek. Zararını karşılamak. Geri ödemek. (parasını) geri vermek. Mal etmek. Tazmin etmek. Parasını geri vermek. Tazminat vermek.

Reimbursed : Geri ödemek. Masraflarını karşılamak. Geri ödenmiş. Tazminat vermek. Zararını karşılamak.

Reimburses : Zararını karşılamak. Geri ödemek. Masraflarını karşılamak. Tazminat vermek.

İngilizce Imbursement Türkçe anlamı, Imbursement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imbursement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discharge : Terhis etmek. Akım. Tahliye. Taburcu olma. Yerine getirmek. Deşarj etmek. Ateşlemek. Görevden almak. Boşaltma. Akmak.

Payment : Bir borcu ödeyerek kapama. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Masraf. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Maaş. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Vergin. Harcama. Cebren tahsil.

 

Incarceration : Hapsedilme, sıkışma, boğulma, bir organ veya organ parçasının belli bir bölgede hapsedilmesi veya sıkışması. Enkarserasyon. Hapsetme. Sıkışma. Boğma. Sıkıştırma. Kapatma. Tutuklama. İnkarserasyon.

Disbursing : Para harcamak. Tediyat. Para sarfetmek. Ödemek.

Disbursal : Masraf.

Breakage : Kırık parça. Çatlak. Kırma. Kırılan şeylerin tutarı. Kırılma tazminatı. Kırık. Kırılma. Kopma.

Clearances : Gümrük belgesi. Limandan ayrılma izni. Temizleme. Açma. Açıklık. Mevsim sonu satışı. Tasfiye. Tasfiye satışı. Boşluk.

Paying : Ücret. Para getiren. Ücretli. Paralı. Karlı. Ödeyen. Verginli. Ödeme yapan. Vergin.

Bonification : Vergi muafiyeti. İskonto. Bonus. Geliştirme. İhraç sübvansiyonu. Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi. Tazminat. İyileştirme. İkramiye.

 

Consideration : Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. Sebep. Ödül. Göz önünde tutma. Ehemmiyet. Düşünme. İtibar. Saygınlık. İrdeleme. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.

Imbursement synonyms : imprisonment, durance, inpayment, conciliations, costs, internment, life imprisonment, captivity, cash delivery, conciliation, allowance, clearance, disbursement, confinement, compensation, pay, liquidate.

Imbursement zıt anlamlı kelimeler, Imbursement kelime anlamı

Nonpayment : Tediye etmeme. Ademi tediye. Ödemesiz. Adem-i tediye. Ödeme yapmama. Bir borcu ödememe. Ödememe.

Imbursement ingilizce tanımı, definition of Imbursement

Imbursement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of imbursing, or the state of being imbursed.