Immigrant worker türkçesi Immigrant worker nedir

Immigrant worker ingilizcede ne demek, Immigrant worker nerede nasıl kullanılır?

Immigrant : Muhacir. Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme. Göçmen. Göçebe.

Worker : Ücretli. Yaratıcı. Biyoloji, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Üretim sürecine bir bedel karşılığında emeğiyle katılan kişi. İşgören. Bağımlı çalışan. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Adam. İşçi. Amele.

Immigrant absorption : Göçmen emme. Yeni göçmenlerin özümsenmesi ve barındırılması. Göçmen çekme.

Immigrant musician : Yeni göç etmiş müzisyen. Göçmen müzisyen.

Immigrant population : Yaşadığı ülkede doğmamış, oraya başka yerlerden gelerek yerleşmiş, "yerli"nin karşıtı olan insanlar. Göçmen nüfus.

Immigrant smuggling : Göçmen kaçakçılığı. Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgahının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. krş. insan ticareti.

İngilizce Immigrant worker Türkçe anlamı, Immigrant worker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immigrant worker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Foreign laborer : Çalışmak amacıyla vatandaşı olduğu ülke dışındaki bir başka ülkeye giden işçi.

Gastarbeiter : Gurbetçi. (almanca) yazınsal olarak misafir işçi anlamına gelir.

Migrant worker : Çalışmak üzere, kendi ülkesinden ya da bölgesinden diğer ülke ya da bölgelere giden işçi.

Boomers : Hızlı ekonomik gelişme gösterilen dönem. Gümbürtü sesi çıkaran kimse veya şey. Moda. Trend. Bumerang. Göçmen.

Boomer : Ekonomik büyüme dönemi. İri erkek kanguru. Stratejik vuruş gücü olan denizaltı. Yetişkin erkek kanguru. Balistik füze denizaltısı. Gümbürtü sesi çıkaran kimse veya şey. Göçmen. Moda. Büyük dalga. Bumerang.

Foreign worker : Yabancı bir ülkede geçici olarak çalışan ve görevlendirildikleri kurumlarla aralarındaki akçalı, tüzel ve sosyal ilişkiler, ilgili iki devletçe saptanmış emekçiler. Yabancı işçiler. Başka bir ülkeden getirtilen işçiler.

Emigrant worker : Çalışmak üzere, kendi ülkesinden ya da bölgesinden diğer ülke ya da bölgelere giden işçi.