Immunosuppressant drug türkçesi Immunosuppressant drug nedir

  • Bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösteren glukokortikoitler, siklosporin ve takrolimus gibi ilaçlar.
  • Bağışıklık baskılayıcı ilaç.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Immunosuppressant drug ingilizcede ne demek, Immunosuppressant drug nerede nasıl kullanılır?

Immunosuppressant : İmunosupresan. İmmünsupresan. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç. İmmünosüpresan. İmmün baskılayıcı.

Drug : İçkisine ilaç katmak. Uyuşturmak. İlaçla uyutmak. Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. Uyuşturucu madde. İlaç vermek. İlaç. İlaçla uyuşturmak. Ecza.

Immunosuppressants : Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar. Bağışıklık sistemini koruyucu ilaçlar.

Addictive drug : Alışkanlık yapıcı madde. Bağımlılık yapan madde. Bağımlılık yapan ilaç.

Adjuvant drug : İnhalasyon anestezisinde anestezik maddenin alveoler konsantrasyonunu belli bir düzeyde tutarak daha düşük dozda anestezik kullanılmasını sağlayan ilaç. Yardımcı ilaç.

 

Adrenergic neuron blocking drug : Adrenerjik sinir uçlarına etki ederek buradan noradrenalinin salınımını veya depolanmasını engelleyen ilaç. Adrenerjik nöron engelleyici ilaç.

İngilizce Immunosuppressant drug Türkçe anlamı, Immunosuppressant drug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immunosuppressant drug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karnın altı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Immunosuppressant drug synonyms : abamectin, a amplitude mod, a c deformity, abattoir, abdominal distention, abaxial.