Imperatively türkçesi Imperatively nedir

  • Emrederek.
  • Emir vererek.
  • Komut vererek.
  • Mecburi bir şekilde.
  • Zorunlu olarak.
  • Buyurarak.
  • Buyruk bildirerek.

Imperatively ingilizcede ne demek, Imperatively nerede nasıl kullanılır?

Imperative dispositions : Yasal hükümler. Kişilerin karşılıklı istekleriyle değiştirilmeyen yasal buyruklar. Yasal buyruklar.

Imperative language : (bilgisayar) yer değiştirme yoluyla değişkenlerin durumunu değiştirmek üzere tasarlanmış programlama dili.

Imperative mode : Buyurma kip. Bir fiilin emir biçimi (gramer). Emir kipi.

Imperative mood : Bir fiilin emir biçimi (gramer). Emir kipi. Buyurma kip.

Imperative order : Kesin emir.

Imperative sentence : Fiil cümlesinin yüklemi emir kipi olan türü: üzerine aldığın işi oyalanmadan yap! kendin getir. kitap okurken başınızı fazla eymeyin. oturunuz! bu konudaki bilgilerinizi özet olarak yazınız vb. Buyrum tümcesi. Emir cümlesi.

Imperativeness : Zorunluluk. Gereklilik. Gerekli olma durumu. Kaçınılmaz olma durumu.

Imperative : Buyruk. Buyurucu. Emir. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Tahakküm. Mecburi. Buyrultu. Zorunlu şey. Zorunlu. Emir kipi.

 

The imperative : Emir kipi.

Imperative verb : Emir fiili.

İngilizce Imperatively Türkçe anlamı, Imperatively eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imperatively ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compulsorily : Mecburiyetten. Mecburen. Zorla.

 

Necessarily : İlle. Olmazsa olmaz. Şart. Muhakkak. İlle de. Mutlaka. İster istemez.

Coerciblely : Cebren. Mecburen.

Peremptorily : Tartışmaya yer bırakmayacak şekilde. Kesin olarak.

Needly : İhtiyaç gereği. İğne gibi.

Fain : Mecburen. İstekli. Yükümlü. Memnun. Seve seve. Arzulu. Hevesli. Memnuniyetle.

Enforcedly : Baskıyla. Mecburi.

Obligatorily : Gerekli olarak. Zorunlu bir şekilde. Mecburi olarak.

Perforce : Zorunlu. Çaresiz. Zorla. İster istemez. Mecburi. Mecburen.

Imperatively synonyms : mandatorily, coercively.

Imperatively ingilizce tanımı, definition of Imperatively

Imperatively kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In an imperative manner.