Imperialists türkçesi Imperialists nedir

Imperialists ingilizcede ne demek, Imperialists nerede nasıl kullanılır?

Imperialist bourgeoisie : Sermayenin tekelleşmesiyle emperyalist güce ulaşan ve bundan yarar sağlayan sınıf. Emperyalist kentsoylu sınıf.

Imperialist country : Emperyalist ülke. Sömürü amacıyla ticaret yapan ve buna uygun bir buyurganlık sistemi kuran ülke.

Anti imperialist : Anti emperyalist. Antiemperyalist.

Imperialist : Yayılımcı. Sömürgecilik taraftarı. Sömürgeci. Emperyalizmi uygulayan. Emperyalist.

Imperialistic : Emperyalist. Yayılımcı.

Emmanuels imperialism theory : Sermayenin uluslararası akışkanlığı sonucu faiz oranlarının ülkeler arasında eşitlendiği, buna karşılık ücretlerin her ülkenin sosyo kültürel ortamında geçimlik olarak belirlendiği bir dünyada eşitsiz değişimin yol açacağı değer transferinin sermaye yoğun mal dışsatımcısı ülkelerdeki ücretli kesimin ücretlerini yükseltici etki yapacağını, bu sürecin ülkelerin işçi sınıfları arasındaki dayanışmayı ortadan kaldıracağını, böylelikle işçi sınıfının emperyalist ticareti sürdürmek isteyeceğini ileri süren ve a. emmanuel tarafından geliştirilen kuram. Emmanuel emperyalizm kuramı.

Imperialism : Emperyalizm. Emperyalist. İmparatorluk. Yayılımcılık. Bir ülkenin sömürü amacıyla başka bir ülkeyle eşitsiz değişime dayalı ticaret yaparak ya da başka yollarla o ülkeyi siyasi ve iktisadi egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmak istemesi. uluslararası sermaye dışsatımıyla tanımlanan, sanayi sermayesi ile banka sermayesinin birleşip mali sermayeyi oluşturduğu kapitalizmin en yüksek aşaması. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. İmparatorluk sistemi. [lat. imperium "büyük devlet"ten] bir devletin sınırlarını genişletme siyasası. bir devletin sınırları içine ya da erki altına aldığı ülke ve ulusları sömürme siyasası.

 

Ultra imperialism : Ultra emperyalizm. Birinci dünya savaşı öncesinde başlayan ve sonrasında şiddetlenme olasılığı olan durgunluğun sona erdirilebilmesi ve kapitalist sistemin yaşayabilmesi için emperyalist ülkelerin bir araya gelip kartel oluşturarak kendi aralarındaki çelişkiyi giderebileceği ve savaşların sona erdirilebileceği evreye karşılık gelen ve k. kautsky tarafından tanımlanan kapitalist sistemin olası bir aşaması.

Hyper imperialism : Ultra emperyalizm. Birinci dünya savaşı öncesinde başlayan ve sonrasında şiddetlenme olasılığı olan durgunluğun sona erdirilebilmesi ve kapitalist sistemin yaşayabilmesi için emperyalist ülkelerin bir araya gelip kartel oluşturarak kendi aralarındaki çelişkiyi giderebileceği ve savaşların sona erdirilebileceği evreye karşılık gelen ve k. kautsky tarafından tanımlanan kapitalist sistemin olası bir aşaması.

Anti imperialism : Anti emperyalizm.

İngilizce Imperialists Türkçe anlamı, Imperialists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imperialists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Colonialists : Sömürge yönetimi yanlısı (sömürge kurarak meydana gelen bölgesel genişleme). Sömürgecilik destekçisi. Sömürgecilik yanlısı.

Planters : Ekici. Çiftlik sahibi (büyük). Fidan dikme makineleri. Tohum makinesi. Üretici. Fidan dikme makinesi.

Colonials : Sömürgeye ait. Koloni ile ilgili. Bir kolonide yaşayana özgü. Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan. Sömürgeyle ilgili. Sömürge. Sömürgede oturan kimse. Kolonyal. Anayurdundan ayrı bir kolonide yaşayana özgü.

Colonial : Sömürgeyle ilgili. Kolonyal. Sömürge. Anayurdundan ayrı bir kolonide yaşayana özgü. Eskiden sömürge olan eyaletlerle ilgili. Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan. Sömürgeye ait. Koloni ile ilgili. Bir kolonide yaşayana özgü.

Colonialist : Sömürgecilik destekçisi. Sömürgecilik yanlısı. Sömürge yönetimi yanlısı (sömürge kurarak meydana gelen bölgesel genişleme).

Planter : Plantasyon işletmecisi. Tohum makinesi. Çiftlik sahibi (büyük). Dikici. Ziraatçı. Tohum serpme makinesi. Ekici. Plantasyon sahibi. Çiçeklik.

Exploitative : İstismarcı. Sömürücü. İnsanları kullanan. İnsanlardan veya kaynaklardan istifade edilmesi veya istismar edilmesi ile alakalı. Çıkar amacıyla faydalanmaya ilişkin. Kullanıcı. İnsanları sömürücü. İstismara dair. Sömürüye dayanan.

Exploiter : Sömüren. İşletmeci. İstismar eden kimse. İşleten kimse. Sömürü yapan kişi ya da ülke. Kullanan. İstismarcı. Kullanan kimse. Sömürücü.

Foreign policy : Dış siyaset. Dış politika.

Imperialists synonyms : manifest destiny, colonist, imperialistic, imperialist, colonists, imperialism.