Impoundage türkçesi Impoundage nedir

Impoundage ingilizcede ne demek, Impoundage nerede nasıl kullanılır?

Impoundable : El konulabilir. Tutulabilir. Haczedilebilir. Toplanabilir. Kuşatılabilir. Kapatılabilir. Hapsedilebilir.

Impound : Geçici olarak el koymak. Başıboş hayvanları kapamak. El koymak. Ağıla kapamak. Tutuklamak. Hapsetmek. Kanunen el koymak. Haczetmek. Kapatmak. Toplamak.

Impounded : Kapatılmış. Tutulmuş. El konulmuş. Hapsedilmiş. Haczedilmiş. Kuşatılmış.

Impounding : Toplamak. Başıboş hayvanları kapamak. Haczetmek. Kapatmak. El koymak.

Impoundment : Haczetme. Sınırlama. Zaptetme. El koyma. Kapatma. Hapsedilme. Tutma. Müsadere. Tutulmuş su (baraj vb ile). Kapatılma.

Impounds : Ağıla kapamak. El koymak. Başıboş hayvanları kapamak. Haczetmek. Tutuklamak. Geçici olarak el koymak. Kapatmak. Kanunen el koymak. Hapsetmek. Toplamak.

Impoundments : Kapatılma. Kuşatma. Sedde. Hapsetme. El koyma. Haczetme. Hapsedilme. Sınırlama. Tutulmuş su (baraj vb ile). Kapatma.

İngilizce Impoundage Türkçe anlamı, Impoundage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impoundage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confining : Tutmak. Sınırlamak. Hapsetmek. Kısıtlayan. Kapamak. Loğusa olmak.

 

Jail : Hapse atmak. Tutuklamak. Nezarethane. Hapishaneye kapatmak. Kodes. Cezaevi. Cezaevine kapatmak. Nezaret. Hapsetmek.

Attachment : Alma. Alaka. Sevgi. Bağlantı. Merbutiyet. Virüs çoğalma döngüsünün ilk adımı, virüsün hedef hücreye tutunduğu aşama. Katma. Bilgisayar, hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elkoyma. Düşkünlük.

Chains : Dizi. Silsile. Boyunduruk. Zincir. Ölçme zinciri.

Levying : Haczetmek. Askere almak. Zorla toplamak. Toplamak. Zorla toplama. Toplama (vergi). İcra. İngilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük.

Catchments : Hizmet alanı. Su toplama. Baraj havzası. Kaptaj. Havza. Su tutma havzası.

Enclosure : Çitli yer. Çevreleme. Mania. Hayvanları hapseden çitli alan. Kapama. Çit. İlişikte gönderilen şey. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Duvar.

Conservation : Sakınım. Dış çevreden yalıtılmış bir dizge ile ilgili kütle, erke, devinirlik gibi nicelikler toplamlarının etkileşimler sonucu değişikliğe uğramaması. Dizgelerde, taneciklerarası etkileşimlerden, çarpışmalardan öncede sonrada toplam erke, devinirlik, kütle gibi niceliklerin değişmez kalması. Doğal kaynakları koruma. Muhafaza. Sahip çıkma. Saklama. Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Koruma.

Ouster : Zorla çıkarma. Birini bir yerden çıkarma. Taşınmaz malını zorla elinden alma. Çıkarma. Dışarı atma. Ekarte etme. Elinden zorla alma. Gasp. Atma.

 

Detention : Tevkif. Tutuklama. Gecikme. Engelleme. Evci çıkarmama cezası. Engellenme. Alıkoyma. Gözaltına alma. Alıkonma.

Impoundage synonyms : levy, embosoming, distrainment, internments, clutch, catch, eminent domain, garnishment, concubines, levies, encirclements, hoosegow, addition, garnisheeing, weight, holding, duresses, incarcerations, blockading, confiscation, adding, expropriations, closuring, impressments, blocking up, nationalization, agglomerations, accumulation, confinement, custody, banning, delimitations, encapsulation.

Impoundage ingilizce tanımı, definition of Impoundage

Impoundage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of impounding, or the state of being impounded.