Impresser türkçesi Impresser nedir

Impresser ingilizcede ne demek, Impresser nerede nasıl kullanılır?

Impressers : Gravürcü. Mühür veya damga. Oymacı. Hakkak. Etkileyen. Etki bırakan kimse.

Impressed : Uygulanmış. Etkilendirilmiş. Güçlü bir şekilde etki altında kalmış. Etkilenmiş. Derinden etkilenmiş.

Impressed stamp : Soğuk damga.

Impresses : Hayran bırakmak. Göz doldurmak. Zorlamak. Basmak (damga). Etkilemek. Kafasına sokmak. Kamulaştırmak. Aklına sokmak. El koymak. Basmak.

Be impressed : Hayran kalmak. Etkilenmek. Etkisi altında kalmak.

Impress : Damgalamak. Kafasına sokmak. Göz doldurmak. El koymak. Etkilemek. Aklına sokmak. Zorlamak. Zorla askere almak. Basmak (damga). Kamulaştırmak.

Impressio abomasica : Geviş getirenlerde şirdenin karaciğerin viseral yüzünde yaptığı iz, impresyo abomazika. İmpresyo abomazika. Şirden çöküntüsü.

Impressible : Duyarlı. Hassas. Aşırı duygusal. Kolay etkilenen.

Be impressed by : -e hayran kalmak. Hakkında olumlu fikir sahibi olmak. -den etkilenmek.

Impressibility : Kolayca etkilenebilme. Etkilenebilir olma. Kolay etkilenme. Etkilenebilirlik.

İngilizce Impresser Türkçe anlamı, Impresser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impresser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Come to : Tutmak. Payına düşmek. İyileşmek. Varmak. Ulaşmak. Kalmak. Ayılmak. Gelmek. Kendine gelmek. İlgili olmak.

Infect : Aşılamak. Bozmak. Geçirmek. Bulaşmak (hastalık vb). Enfekte etmek. Bulaşmak. Enfekt. (hastalık) bulaştırmak. Bulaştırmak.

Motivate : Harekete getirmek. İsteklendirmek. Hareket ettirmek. Motive etmek. Heveslendirmek. Özendirmek. Harekete geçirmek. Sevk etmek. Güdülemek.

Experience : Geçmek. Keder sıkıntı vb'ni çekmek. Tatmak. Tecrübe etmek. Karşılaşmak. Başından geçmek. Görmek. Serüven. Görüp geçirmek. Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem.

Touch : Ellemek. Yetmek. Kullanmak. Temas. Para sızdırmak. Eline su dökmek. Yetenek. Bitişik olmak. Az miktar.

Actuate : Harekete geçirmek. Faaliyete geçirmek. Hareketlenmek. Kuvveden fiile çıkarmak. Çalıştırmak. İşletmek. Harekete getirmek. Etkin hale getirmek. Tahrik etmek.

Inducers : Endükleyici. Teşvik eden kimse veya şey. Tahrik eden. Başlatıcı. Uyarıcı.

Effectors : Etkileyen kimse veya şey. Faaliyete geçiren şey.

Sadden : Koymak. Üzülmek. Kederlenmek. Efkarlanmak. Üzmek. Kederlendirmek. Hüzünlendirmek.

Impresser synonyms : strike a chord, impressers, sculptor, lapidary, influencer, etchers, causer, strike a note, strike home, cloud, graver, prepossess, instill, affect, hit, lapidaries, inducer, prompt, wow, gravers, sculptresses, etcher, move, jar, sculptors, zap, alienate, engraver, carvers, gougers, trouble, stir, hit home.

Impresser zıt anlamlı kelimeler, Impresser kelime anlamı

Gladden : Sevinmek. Mutlu etmek. Memnun etmek. Sevindirmek.

Unaffected : Değişmemiş. Tabii. İçten. Bozulmamış. Doğal. Etkisiz. Yapmacıksız. Etkilenmemiş.