Imprints türkçesi Imprints nedir

Imprints ingilizcede ne demek, Imprints nerede nasıl kullanılır?

Bears the imprint of : Üzerinde -nın damgası var. -nın mührünü taşıyor. -nın damgasını taşır.

Imprint : Nakşetmek. Baskı ve yayınevi özelliklerini basmak. Sokmak (zihnine). Marka. Damgalamak. Çap etmek. Yayınevi adı. Zihnine sokmak. Kondurmak. Kafasına sokmak.

Imprintable : Damga basılamaz. Mühürlenemez. Damgalanamaz. Mühür basılamaz.

Imprinted : Mühürlenmiş. İzi kalmış. Mühür basılmış. Damgalanmış. Damga basılmış. Tesiri kalmış.

Imprinter : Mühürleyen kimse veya şey. Damgalayan kimse veya şey.

Imprinting : Mühürleme. Basımlama. Genç bir hayvan veya insan ile kendilerini çevreleyen nesneler ve varlıklar arasında kalıcı bir bağ kurulması ile oluşan süreç (psikoloji terimi). İç güdü. Damga basma.

Imprisoned : Hapsedilmiş. Tutuklu. Mahkum. Mahpus.

Imprimis : Öncelikle. İlkönce. Başta (latince). İlk önce.

Imprimatur : İzin. Kilisenin verdiği basma izni. Ruhsat. Tasdik. Özellikle dini kitap hakkında. Tasvip. Basılma müsadesi.

Imprinters : Damgalayan kimse veya şey. Mühürleyen kimse veya şey.

İngilizce Imprints Türkçe anlamı, Imprints eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imprints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Compress : Kompres. Bir kaç sözcükle anlatmak. Kısaltmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Kompres yapmak. Basınç yapmak. Özetlemek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bastırmak.

Flood : Sel basmak. İçine veya üstüne fazla su koymak. Su basması. Aynalı ışıtaç. Su baskını. İstila etmek. Sel gibi akmak. Yağdırmak.

Caught : Cezbetmek. Yetişmek. Maruz kalmak. Sıkışmak. Yakalanmak. Tutmak. Çekmek. Bulaşmak. Kapmak.

Influence : Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Yankı uyandırmak. Nüfuz. İtibarı kalmamak. Nüfuz etmek. Söz geçirmek. Etkili olmak. Ses getirmek.

Coin : Maden para. Küçük birimler üzerine basılmış madeni para. Para bastırmak. Para basmak. Bozuk para. Uydurmak. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Deyim bulmak. Sözcük uydurmak. Madeni para basmak.

Dictate : Emretmek. Belirlemek. Söyleyerek yazdırmak. Gerektirmek. İmla yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Dikte etmek. Zorla kabul ettirmek. Söylemek.

Work : Emek. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. İşe yaramak. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Eser. İşlemek. Meşgul olmak. Oynatmak. Mayalanmak. Oynamak.

 

Imprint : Nakşetmek. Damga basmak. Çap etmek. Damgalamak. Marka. Basmak (damga veya mühür).

Counterfeit : Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Taklit. Para basmak. Bir markanın özdeşi. Sahte şey. Sahtesini yapmak. Kalp. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem. Kalp para basmak.

Affect : Taslamak. Bozmak. Poz yapmak. Yaşamak ( de). Sevmek. Hoşlanmak. Üzmek. Dokunmak. Etki etmek. Gibi davranmak.

Imprints synonyms : catches, form, affects, dictating, carry weight, attack suddenly, crushes, cast a spell on, compresses, concerns, enamoring, attribute to, come upon, counterfeited, dictates, break into, colour, enamor, act on, crush, catch up, catch, depress, come on, empierce, dictated, act upon, concern.