Improvisational türkçesi Improvisational nedir

Improvisational ingilizcede ne demek, Improvisational nerede nasıl kullanılır?

Improvisational theatre : Doğaçlama tiyatrosu. Bir betiğe dayanmadan, önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üzerinde doğaçtan oynanan ve örgüsü önceden bilindiği için, oyuncuların bu örgüyü izleyip anlık buluşlarla geliştirdikleri oyunları içeren tiyatro. Tuluat tiyatrosu.

Improvisation : Doğaç. Emprovizasyon. Taksim. Uydurma. Doğaçlama. İrtical. Geçici önlem.

Improvisations : Doğaçlama. İrtical. Taksim. Uydurma. Geçici önlem. Doğaç.

İngilizce Improvisational Türkçe anlamı, Improvisational eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Improvisational ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extemporisation : İrticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası. O anda uydurma. Ani olarak tertipleme. İrticalen şiir söyleme veya çalma.

Improvisation : İrtical. Geçici önlem. Taksim. Emprovizasyon. Doğaç.

Canard : Asılsız haber. Hile. Uydurma haber. Oyun.

Calumny : Suiniyet. Ağır suç uydurma. Bühtan. Düşman ağzı. Kara çalma. Kötü niyet. Kemsöz. Gıybet. Çamur atma.

Cardboard box : Karton mukavva kutu. Karton kutu. Karton koli. Mukavva kutu. Klişe. Hayali.

 

Performance : İş. Görünç. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Bilgisayar, hukuk, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Başarı. Gösteri. Temsil. Ödeme. Yapma. Oynanma (oyun).

Adjustment : Dispeç. Düzenleme. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Tashih. Güvence tanıtlama belgesi. Halletme. Kendini alıştırma. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Ayar.

Extemporal : Spontan. Hazırlıksız yapılan. O anda uydurulmuş.

Offhand : Düşüncesizce yapılmış. Rasgele. Laubali. Kaba. Düşüncesizce. Rastgele. Rasgele yapılmış. Düşünmeden. Saygısız.

At half cock : Yarı kurulu. Tetiği yarım çekilmiş halde.

Improvisational synonyms : extemporary, temporary expedient, on the spur of the moment, offhanded, off the cuff, contrived, extemporaneously, on the fly, conformations, impromptu, expedient, colourable, extemporaneous, apocrypha, improvised, incautious, imprompt, concoctions, happening, apocryphal, adlib, adlibs, unrehearsed, conformation, improvisations, adjustments, ad hoc, colorable, arranging, off hand, concoction, extempore, extemporaneousness.