Improvise türkçesi Improvise nedir

  • Baştan savma yapıvermek.
  • Uyduruvermek.
  • Tuluat yapmak.
  • Yapıvermek.
  • Geçici olarak bulmak.
  • Doğaçlama yapmak.
  • Anında uydurmak.
  • Doğaçtan çalmak.
  • İrticalen söylemek.
  • Uydurmak.
  • Uydurup yapmak.
  • Doğaçtan söylemek.

Improvise ile ilgili cümleler

English: Ali was forced to improvise.
Turkish: Ali doğaçlama yapmak zorunda kaldı.

English: I suppose I'll just have to improvise.
Turkish: Sanırım sadece doğaçlama yapmak zorunda olacağım.

English: Ali improvised.
Turkish: Ali doğaçlama yaptı.

English: I improvised.
Turkish: Doğaçlama yaptım.

English: He forgot a section of the speech and had to improvise for a while.
Turkish: O, konuşmanın bir bölümünü unuttu ve bir süre uydurmak zorunda kaldı.

Improvise ingilizcede ne demek, Improvise nerede nasıl kullanılır?

Improvised : İrticalen. Uydurma. İçten geldiği gibi. Doğaçtan söylenmiş. Hazırlıksız. Eğreti.

Improvised cinema : Doğaçlama sineması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevirimden önce herhangi bir hazırlık, sınama yapılmaksızın, herhangi bir senaryoya bağlanmaksızın, oyuncuların içlerinden geldiği gibi oynamalarına dayanan tutum. bu tutuma göre gerçekleştirilen sinema yapıtının niteliği.

Improviser : Hazırlıksız söyleyen. Tuluatçı. Hazırlıksız yapan.

 

Improvisers : Tuluatçı. Hazırlıksız söyleyen. Hazırlıksız yapan.

Improvises : Baştan savma yapıvermek. Uydurmak. Doğaçlama yapmak. Geçici olarak bulmak.

Improvisatorial : Doğaçlama.

Improvision : Tedbirsizlik.

Improvisatory : Doğaçlamaya ati veya doğaçlama ile ilgili. Uydurma ile ilgili. Uydurma. Doğaçlama bir şekilde yapılan. Daha önceden hazırlanmadan yapılan. Doğaçlama.

Improvisate : Doğaçlama yapmak.

Improvising : Hazırlıksız bir şekilde yapma. Hazırlanmadan yapma. Doğaçlama yapmak. Daha önceden hazırlanmadan yapma. Anında uydurmak. Doğaçtan çalmak. İrticalen söylemek. Uydurup yapmak. Doğaçtan söylemek. Uydurmak.

İngilizce Improvise Türkçe anlamı, Improvise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Improvise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contend : Çekişmek. İleri sürmek. Uğraşmak. İddia etmek. Rekabet etmek. Çarpışmak. Yarışmak. Tartışmak. Savaşmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek.

Cobble : Tamir etmek ayakkabı. Yassı çakıl. Kaldırım taşı döşemek. Taneleri 64-256 mm. çapında olan kum. Ayakkabı tamir etmek. Pençe vurmak. Taş döşemek. Boyu 64-250 mm. olan yassı çay taşı. Arnavut kaldırım taşı.

Concocts : Kafadan atmak. Tertip etmek. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Hazırlamak. Karıştırmak. Yapmak.

Improvising : Daha önceden hazırlanmadan yapma. Hazırlıksız bir şekilde yapma. Hazırlanmadan yapma.

Extemporise : Hazırlıksız söz söylemek. Hazırlıksız icra etmek (ayrıca extemporize). Doğaçlama konuşmak. Önceden bir hazırlık olmaksızın birşey (şarkı, gösteri, konuşma, vb.) yapmak. Doğaçlama çalmak. Hazırlıksız yapmak.

 

Ad lib : Hazırlıksız. Doğaçlamak. Doğaçtan. İrticalen. Kafadan. İrticalen söyleme. Doğaçlama. Hazırlıksız yapılan. Kafadan uyduruvermek.

Toss off : Yaratıvermek. Otuzbir çekmek. Kadeh yuvarlamak. Asılmak. Yuvarlamak. Mahmuzlamak. İçki yuvarlamak. İçki içmek. Yaratıvermek (sanki işten bile değilmiş gibi bir şeyi).

Whipped up : Uyandırmak. Yaratıvermek. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Çalkalamak. Hızlandırmak. Bir çırpıda hazırlamak. Artırmak. Çabucak hazırlamak.

Grapple : Filika demiri kullanmak. Kavramak. Kanca ile tutunmak. Uğraşmak. Boğuşmak. Pençeleşmek. Bağlamak. Tutmak. Kavgaya tutuşmak. Kucaklamak.

Wing it : Çırpınıp durmak. Oluruna bırakmak.

Improvise synonyms : improvize, adapting, get by, hustle up, adjusts, assimilate, assimilates, rigged, adapts, accommodated, manage, deal, adlib, concocted, perform, execute, concoct, conjure up, whip up, do, extemporizes, throw together, rig, extemporize, cope, make out, make up, attemper, accommodate, rig up, adlibs, concocting, coin.

Improvise ingilizce tanımı, definition of Improvise

Improvise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To extemporize. To compose, recite, or sing extemporaneously, especially in verse. Also, to play upon an instrument, or to act, extemporaneously. Hence, to do anything offhand. To produce or render extemporaneous compositions, especially in verse or in music, without previous preparation.