In a daze türkçesi In a daze nedir
In a daze ile ilgili cümleler
English: Hey, there's no time left till the deadline, you know? Stop hanging around in a daze!
Turkish: Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.
English: When I first got to New York, I was in a daze.
Turkish: Ben New York'a ilk gittiğimde, bir şaşkınlık içindeydim.
In a daze ingilizcede ne demek, In a daze nerede nasıl kullanılır?
In : İktidardaki. Mevsimi gelmiş. Tutulan. Olarak. İçeri. İç. Halinde. Gelmiş olan. İçinde. İçeri doğru yönelen.
A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Herhangi bir. Amperin simgesi. En yüksek not. La (müzik terimi). Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi.
Daze : Sersemletmek. Sersem etmek. Serseme çevirmek. Hayret. Şaşırtmak. Büyülemek. Göz kamaştırmak. Afallatmak. Kamaştırmak. Sersemlik.
In a bad condition : Kötü durumda.
In a bad fix : Zor durumda. Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor bir halde.
In a bad mood : Can sıkıcı bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Aksiliği üzerinde. Kötü bir ruh halinde.
In a breeze : Bir solukta. Kolaylıkla. Rahatlıkla. Kolayca.
In a body : Birleşmiş. Tek vücut olarak. Birleşik. Yek vücut. Hep birlikte. Birlikte birleşmiş. Birlikte. Hep beraber.
In a certain sense : (belli) bir bağlamda veya anlamda.
In a circle : Daire çizen. Daire içinde. Etrafında dönen.
İngilizce In a daze Türkçe anlamı, In a daze eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In a daze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Giddier : Zevzek. Terelelli. Uçarı. Sersem. Sulu (kimse). Hoppa. Baş döndürücü. Baş döndürücü (yükseklik veya dönme hareketi). Havai.
Consternated : Dehşete düşürülmüş. Şaşkın. Korkutulmuş. Dehşete düşmüş.
Befuddled : Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş. Karışmış. Şaşkın. Karışık. Kafası karışmış. Ahmak bir şekilde sarhoş (argo terim). Kafası karışık. Şaşırmış. Kafası dumanlanmış.
Light in the head : Başı dönmüş. Kafasız. Ahmak.
Floored : Döşeli. Ağzı açık kalmış.
Light headed : Kafası dumanlı. Çakırkeyf. Sayıklayan. Patavatsız. Düşüncesizce davranan. Başı dönen. Boş kafa. Hoppa. Sarhoş. Çakırkeyif.
Slaphappier : Kendinden geçmiş. Şaşkın. Dertsiz tasasız. Neşeli.
Surprisedly : Hayretle. Şaşırmış bir şekilde.
Giddiest : Delişmen. Havai. Terelelli. Uçarı. Sersem. Zevzek. Sulu (kimse). Başı dönen. Baş döndürücü (yükseklik veya dönme hareketi).
Agape : Kutsal sevgi. Sevgi. Şaşırmış. Muhabbet. Şaşırıp kalmış. Merhamet. Hayretten ağzı açık kalmış. Şaşkın. Ağzı açık kalmış.
In a daze synonyms : dizzy, bewilderedly, giddy, at a loss, wonderingly, mixed up, dizziest, besotted, dazed, bemused, flabbergasting, baffled, bewildered, freaked, at sixes and sevens, dizzier, open eyed, giddying, incredulously, astonished, in deep water, sheepishly, bewilderingly, fuddled, astonied, in wonder, bedazzled.

Bu kısımda In a daze kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In a daze ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In a daze anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In a daze ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.