In a week türkçesi In a week nedir

  • Bir hafta içinde.

In a week ile ilgili cümleler

English: The letter will arrive in a week or so.
Turkish: Mektup bir hafta civarında varacak.

English: I'll finish the work in a week or less.
Turkish: Bir hafta içinde işi bitireceğim.

English: Ali hadn't washed dishes in a week, so the sink was full of dirty dishes.
Turkish: Ali bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.

English: Ali eats more fish in a week than I eat in a year.
Turkish: Ali bir haftada benim bir yılda yediğimden daha çok balık yiyor.

English: You will get well in a week or so.
Turkish: Bir haftaya kadar iyileşeceksin.

In a week ingilizcede ne demek, In a week nerede nasıl kullanılır?

In : Mevsimi gelmiş. İçeri. İç. İçinde. Olarak. İçine. İçeri doğru yönelen. Tutulan. Halinde. İktidardaki.

A : La (müzik terimi). Herhangi bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Amperin simgesi. Argonun simgesi.

Week : Ardışık yedi günlük süre. Yedil. Yedi günlük zaman süresi. Hafta.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor durumda. Sıkıntıda. Zor bir durumda. Zor bir halde.

In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Kötü bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde.

 

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla.

In a big way : Büyük çapta.

In a breeze : Kolaylıkla. Bir solukta. Rahatlıkla. Kolayca.

In a bad temper : Sinirli. Kızgın. Öfkeli olarak. Burnundan soluyan. Öfkeli. Öfkesi burnunda. Sinirli olarak. Kızgınca.