In brief türkçesi In brief nedir
- Özetlersek.
- Sözün özü.
- Özet olarak.
- Özetleyecek olursak.
- Velhasıl kelam.
- Hulasa.
- Kısaca özetlemek gerekirse.
- Kısaca.
- Uzun sözün kısası.
- Özetle.
- Kısacası.
- Velhasıl.
In brief ile ilgili cümleler
English: He gave his reasons in brief.
Turkish: O kısaca gerekçelerini gösterdi.
English: He answered in brief.
Turkish: Kısaca yanıtladı.
English: That's it in brief.
Turkish: Kısaca budur.
English: In brief, he was wrong.
Turkish: Kısacası, o yanılıyordu.
English: It was a long letter, but in brief, he said, "No."
Turkish: Uzun bir mektuptu, ama kısaca "Hayır." dedi.
In brief ingilizcede ne demek, In brief nerede nasıl kullanılır?
In : İçeri. İçine. Mevsimi gelmiş. İçinde. Gelmiş olan. İçeriye. İç. İçeri doğru yönelen. İktidardaki. Olarak.
Brief : Belge. Son talimatı vermek. Brifing yapmak. Bilgilendirmek. Ç.külot. Gerekli bilgiyi vermek. Özetlemek. Dava özeti. Talimat. Kısa ve öz.
In a bad condition : Kötü durumda.
In a bad fix : Sıkıntıda. Zor durumda. Zor bir durumda. Zor bir halde.
In a bad light : Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı.
In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Aksiliği üstünde. Kötü bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde.
In a bad temper : Öfkeli olarak. Öfkesi burnunda. Kızgın. Öfkeli. Sinirli. Sinirli olarak. Kızgınca. Burnundan soluyan.
İngilizce In brief Türkçe anlamı, In brief eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In brief ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
In sum : Lafı toparlamak gerekirse. Sözün kısası.
In the long view : Neticede. Sonuçta. Sonuç olarak.
In a few words : Birkaç kelimeyle. Birkaç sözcükle. Birkaç kelime ile.
Concisely : Az ve öz. Özlü bir biçimde. Kısa ve öz bir şekilde.
In substance : Esasında. Özünde.
In a word : Yani. Tek kelimeyle. Kısaca söyleyecek olursak. Bir kelimeyle. Sözün kısası.
Gist : Anafikir. Esas anlam. Meselenin ruhu. Asıl. Başlıca fikirler. Ana fikir. Öz. Ana çekitler. Özet.
Outline : Bir oyunun konusunu kısaca anlatan, bu konu üzerinde aydınlatıcı noktaları gösteren kısa bilgi. Ana hat. Ana çizgiler. Kontur. Özetlemek. Krokisini yapmak. Dış çizgi. Bir oyunun yazılmadan önce konusunu gösteren kısa bilgi. bir oyunun konusunu en kısa yoldan anlatan, oyunun konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan yazılı bilgi. Ana hatlarıyla belirtmek. Oyunluğun özetten başlayarak geliştirilmesine geçilirken çalışmalarda yardımcı olacak metin.
In brief synonyms : in short course, for short, bottom line, precises, concise, capitulation, in one word, gists, in conclusion, precised, synopses, in a nutshell, apercu, summarize, bruskly, on the upshot, shortly, finally, summary, briefly, to cut a long story short, the operative word, curtly, evanescently, compendiously, fleetingly, apercus, cut a long story short, to sum up, precis, to make a long story short, for good and all, conspectus.

Bu kısımda In brief kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In brief ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In brief anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In brief ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.