In limbo türkçesi In limbo nedir

  • Sallantıda.
  • Sürüncemede.
  • Hapiste.
  • Arafta kalmış.
  • İki dünya arasında.
  • Cezaevinde.
  • Ne orada ne burada.

In limbo ile ilgili cümleler

English: It's still in limbo.
Turkish: O hâlâ kayıp eşya bürosunda.

In limbo ingilizcede ne demek, In limbo nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. İçeri. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Dahili. İçeri doğru yönelen. De. Da. Olarak. İçine.

Limbo : Limbo dansı. Hapishane. Cehennemin sınırındaki yer. Zindan. Araf. Belirsizlik. Muallak. Duruşma öncesi cezaevinde geçirilen süre. Bilinmeyen durum. Çıkmaz.

Be in limbo : İki cami arasında kalmış beynamaza dönmek. Arafta kalmak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor bir halde.

In a bad light : Kötü bir yolla. Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Aksiliği üstünde.

İngilizce In limbo Türkçe anlamı, In limbo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In limbo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boxed : Kutulanmış. (argo terim) uyuşturucu ile kendinden geçmiş. (uyuşturucu yüzünden) kendinden geçmiş. Sarhoş. Ambalajlanmış. Uçmuş. Kutuya konulmuş.

 

On the rocks : Buzlu (içecek). Cebidelik. Bol buzlu viski. Kayalara bindirmiş. Meteleksiz. Para sıkıntısında. Meteliksiz. Meteliğe kurşun atan. Buzlu.

In stir : Kodeste.

Shakiest : Zayıf. Titrek. Şüpheli. Sağlıksız. En titrek. Sarsak. Sarsan. Sarsıntılı. Çatlamış.

Bahind bars : Kodeste.

Behind bolt and bar : Sürgü ve parmaklık ardında. Kodeste. Cezaevine konulmuş. Parmaklıklar ardında. Hapsedilmiş.

Up the river : Kodeste. Nehirden yukarı. Hapse. Hapishaneye.

Under lock and key : Hapse atılmış. Kilit altında. Güvenli bir yerde. Hapsedilmiş. Kapatılmış. Kilitlenmiş.

Undecided : Tereddütlü. İstikrarsız. Karar verilmemiş. Kararlaştırılmamış. Karara bağlanmamış. Tereddüt içinde. Karar vermemiş. Kararsız. Muallak.

Shaky : Dayanıksız. Güçsüz. Çatlak. Çatlamış. Titrek. Şüpheli. Sarsıntılı. Sallanan. Sarsak.

In limbo synonyms : in custody, shakier, in prison, boxed up, in captivity, behind bars, in hock.