In most cases türkçesi In most cases nedir

  • Çoğu vakada.
  • Normalde.
  • Bir çok durumda.
  • Çoğu durumda.
  • Genelde.
  • Çoğu halde.

In most cases ile ilgili cümleler

English: In most cases, his answers are right.
Turkish: Çoğu durumda, onun cevapları doğru.

English: In most cases, car accidents result from lack of sleep.
Turkish: Çoğu durumda, araba kazaları uykusuzluktan kaynaklanır.

English: In most cases, modernization is identified with Westernization.
Turkish: Çoğu durumda, modernizasyon batılılaşma ile tanımlanır.

English: Both quantity and quality are important in most cases.
Turkish: Hem miktar hem de kalite bir çok durumlarda önemlidirler.

English: Women who claim to love Disney films are, in most cases, suffering mentally.
Turkish: Disney filmlerini sevdiğini iddia eden kadınlar, bir çok durumda, zihinsel olarak acı çekiyorlar.

In most cases ingilizcede ne demek, In most cases nerede nasıl kullanılır?

In : Da. Mevsimi gelmiş. Halinde. İçine. Çok moda olan. Dahili. İçeri. İçinde. Olarak. Tutulan.

Most : En fazla miktar. En fazla. Pek. En çok. Çok. Son derece. Adl. En fazlası. Pek çok. En.

Cases : Valiz. Çanta. Davalar. Mahfaza. Olay. Durum. Delil. Tuhaf tip. Hasta. Kutu.

In most instances : Birçok durumda. Çoğu durumda.

İngilizce In most cases Türkçe anlamı, In most cases eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak In most cases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In most instances : Birçok durumda.

Ordinarily : Normal olarak. Her zaman olduğu gibi. Her zamanki gibi. Alışılmış biçimde. Çoğunlukla. Genellikle.

At large : Bütün ayrıntılarıyla. Kaçak. Bütünüyle. Ayrıntılı olarak. Serbest. Başıboş. Genellikle. Ortada dolaşan. Tamamen. Etraflıca.

For the most part : Çoğunlukla. Ekseriye. Genellikle. Büyük bir çoğunluk. Ekseriya. Ekseriyetle. Esas itibarıyla.

On the whole : Topyekun. Her şeyi hesaba katarak. Genel olarak. Yekun olarak. Para ya da herhangi bir nesnenin değerini toplama. Bütünüyle. Neticede. Herşeyi hesaba katarak.

Overall : Etraflı. Geniş kapsamlı. (abd'de) iş tulumu. İş önlüğü. Sonuçta. Her şey dahil. Tam. Gömlek. Önlük.

In general : Bilumum. Alelumum. Umumiyetle. Genellikle. Genel mahiyette. Genel itibariyle. Genel olarak. Umumi olarak.

Generally speaking : Genel anlamda.

As a rule : Genellikle. Kaide olarak. Kural olarak. Çoğunlukla. Genel olarak. Genel kural olarak.

Normally : Genellikle. Çoğunlukla. Normal bir şekilde. Normal olarak.

In most cases synonyms : always, altogether, by and large, mostly, in many cases, generally, largely.