In on türkçesi In on nedir

  • Bir sırrı paylaşan.
  • Bilen.
  • -de payı olan.
  • -e sırdaş olan.
  • Sırrını paylaşan.

In on ile ilgili cümleler

English: Ali said he wanted to drop in on some old friends while he was in Boston.
Turkish: Ali Boston'da iken bazı eski arkadaşlara uğramak istediğini söyledi.

English: Ali dropped in on Mary last night.
Turkish: Ali dün gece Mary'ye uğradı.

English: Ali finally agreed to let Mary in on the secret.
Turkish: Ali en sonunda Meryem'e sırrı vermeyi kabul etti.

English: Ali is coming in on the next train.
Turkish: Ali bir sonraki trenle geliyor.

English: Ali is coming in on the next flight from Boston.
Turkish: Ali sonraki uçuşta Boston'dan geliyor.

In on ingilizcede ne demek, In on nerede nasıl kullanılır?

In : İç. İçeri. İktidardaki. Olarak. Da. Gelmiş olan. Dahili. İçeriye. Tutulan. İçinde.

On : Olmakta olan. Yanmak. Hazır. Makbul. Devrede. Giyilmiş. De. Civarında. Üstünde.

In one basket : Tek sepette. Hepsi birlikte bir arada. Bir yerde. Bir arada.

In one fell swoop : Bir hamlede. Bir çırpıda.

In one go : Bir kerede. Bir seferde.

In one sense : Bir manada. Bir taraftan. Bir anlamda.

In one piece : Tek parça olarak. Tek birim halinde. Sağlam. Tek parça halinde. Hasar görmemiş. Yarasız beresiz. İyi ve sağlıklı. Tek parça.

 

İngilizce In on Türkçe anlamı, In on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Recognizant : Tanıyan. Onaylayan.

Knowing : Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunma. bir şeyi yapmaya alışmış olma, elinden gelme. tanıma, anımsama. Arif. Haberdar. Bilgili. Haberi olan. Becerikli. Anlayan. Açıkgöz.

Cognisant : Farkında olan. İdrak yeteneği olan. Bilincinde olan. Haberdar.

Knowings : Bilgili. Haberdar. Açıkgöz. Kültürlü. Arif. Şeytan. Akıllı. Haberi olan. Alim.

Au fait : Haberdar. Haberi olan.

Familiar : Samimi. Laubali. Alışılmış. Bildik. Hizmetçi. Tanıdık. Arkadaş. Büyülü hayvan (içine büyüyle ruh girmiş). İçli dışlı. Aşina.

Conversant : Aşina. Tanınmış. Bilgisi olan. Erbap. Bilinen. Deneyimli.

Cognizant : İdrak yeteneği olan. Haberdar. Bilincinde olan. Farkında olan.

In on synonyms : recognisant.